Halep: Şeyh Maksud ve Eşrefiyê’deki 500 bin kişi kuşatma altında

GenelGündem

 HTŞ güçleri Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiyê mahallelerini ablukaya aldı. Camiler, okullar, hastaneler askeri karargahlara çevrildi. En az 42 bin aile yakıtsız kaldı.

Yeni Özgür Politika Gazetesi’ne mahallelerdeki son duruma ilişkin bilgi veren Şeyh Maksud ve Eşrefiyê Mahalleleri Genel Meclisi Eşbaşkanı Nûrî Şêxo, “Şam yönetimi, bizi nefessiz bırakmak istiyor. Şu an yaşananlar Baas rejimindeki 4’üncü Tugay’ını yaptıklarıyla aynı” diyor.

Aralık 2024’te Şam’da yönetimi ele geçiren HTŞ’nin “intikam” politikasını esas alarak tüm şehirlerde katliamlara, baskıya ve tasfiyeye başladığına işaret eden Şêxo, “Her yeri kontrol altına alıp tekçiliği dayatmaya çalıştılar. İntikam politikasını esas alan bir devlet veya iktidar başarılı olabilir mi?” diye soruyor.

Alevileri, Dürzileri ve Hristiyanları katledenlerin şimdi Kürtleri hedefe koyduğunu ve özellikle iki mahalleye yoğunlaştığına dikkat çekerek, “Durumu düzeltmek için temaslar sürüyor ancak çatışma başlatmak için zemin yaratıyorlar” uyarısını yapıyor.

Halep’in batısından kuzeyine kadar 25 ila 30 kontrol noktası kurarak mahalleleri ablukaya alan HTŞ güçleri, 3 ana yolun yanı sıra Halep ve Özerk Yönetim bölgelerini birbirine bağlayan Dêr Hafir-Cizre Bölgesi güzergâhını da kesti. Halk, geçiş için Hama’nın köylerinden 300 kilometre mesafelik yolları kullanmak zorunda kalıyor. Öte yandan, bu zamana kadar Dêr Hafir yolunu kullanan gençleri ”Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile bağlantılı” olduğu gerekçesiyle tutukluyor. İç Güvenlik Güçleri’nden (Asayiş) kaynakların Yeni Özgür Politika’ya verdiği bilgilere göre, HTŞ’ye bağlı güçlerden 20’den fazla kişiyi tutukladı.

SALDIRILARI ONAYLIYOR, GÜVENLİĞİ SAĞLAYAMIYOR

Mahalleler üzerinde özel bir savaşın yürütüldüğüne dikkat çeken Şêxo, Emşat ve Hamzat dışında Uygur ve Türkmen gibi yabancı uyruklu çetelerin de mahalleleri kuşattığını söylüyor ve ekliyor:

“Bu gruplar doğrudan Türk devletinden talimat alıyor. Ellerinde ağır silahlar var. Bunlarda kanun yok, hukuk yok, ahlak yok. ‘Silahlarınızı teslim etmezseniz, istediğimizi yapmazsanız sonununuz Serêkaniyê, Girê Spî gibi olur’ mesajı veriyor. Ancak Şam’ın sessizliği iki sonucu ortaya çıkarıyor; onaylama ve güvenliği sağlayamama.”

İNSANLAR KATLEDİLİYOR, EVLERE EL KONULUYOR

Halep’in diğer mahallelerinde de büyük bir gerilim ve güvenlik sorunu olduğunu dile getiren Şêxo, “Halkın evlerine el konuluyor, gözaltı, hırsızlık ve her gün insanlar katlediliyor. Bunu kontrolümüzdeki iki mahallede de yapmak istiyorlar. Askeri ve siyasi baskılar günlük yaşamı doğrudan etkiliyor. Her iki mahalle ne olursa olsun teslim olmuyor. Sorunun çözümü için temaslarımız sürüyor” diyor.

“Geçici hükümet eşitlik, demokrasi, özgürlük projesini istemedi. Aksine göç, yıkım, baskı ve kriz yaratan sistemi dayatıyor” diyen Şêxo, HTŞ’nin Sünni yapılı bir devleti halklara dayattığını hatırlatıyor.

Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê Mahalleleri Genel Meclisi Eşbaşkanı Hêvîn Silêman ise HTŞ’ye bağlı cihadist güçlerin hastanelere, camilere ve okullara konuşlandığını belirtiyor.

Hêvîn gazetenin, “Geçici hükümet sorunu neden çözmüyor?” sorusuna şu yanıtı veriyor:

“Bunu onlarla paylaştığımızda ‘kontrolsüz gruplar’ olduğu yanıtını alıyoruz. Efrîn’deki Emşat ve Hamzat çeteleri Halep’e yerleştirildi. Bunu da en başında Şam’la paylaştık ama cevap verilmiyor, önlem alınmıyor. Böylece 1 Nisan’daki anlaşma uygulanmıyor. Çünkü Türk devleti bunu bozmak ve bugün kurulan sistemi yok etmek istiyor. Yabancı uyruklu çeteler Şêxmeqsûd’u ele geçirmeye çalışıyor. Sürekli çete tehdidi var.”

Özerk Yönetim’in anlaşmanın uygulanması ve mevcut krizin diyalogla çözmeye çalıştığını belirten Hêvîn, “Ortak komitelerin birlikte çalışması gerekiyor ancak dış müdahaleler çok olduğu için henüz pratikte uygulanmadı. Geçici hükümet, kurumlarımızı kendi kurumları içinde eritmek istiyor. Fakat ne olursa olsun tüm halkların kimliğiyle masada oturmasını savunuyoruz. Bu mahallelerdeki yaşam, tüm Suriye’ye örnek olmalı. Önemlerimizi alıyoruz ama diyalogu kesmiyoruz. Merkezi değil, tüm renklerin, kimliklerin ve kültürlerin temsil edildiği bir Suriye istiyoruz. Ancak Şam geçici hükümeti aksine merkezi yönetim istiyor” şeklinde konuşuyor.

40 BİNİ AŞKIN AİLE YAKITA ERİŞEMİYOR

Hêvîn, saldırıların Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de günlük yaşamı doğrudan etkilemesine şu örnekleri veriyor: “Kurumların temel yaşam ve sosyal hizmet çalışmaları aksıyor. Daha da önemlisi mazot geçişlerine izin verilmiyor. Önümüz kış; hastalar, yaşlılar ve çocuklar var. Mazot geçişine izin verilmezse kışın elektrik ve ısınma krizi patlak verecek. “

Bir haftadır Dêr Hafir yakınlarındaki Halep-Rakka yolunu kapatan HTŞ rejimi, mahallelere mazotun geçmesine izin vermiyor. Yakıt Komitesi Üyesi Mihemed Îbiş’in ANHA’ya verdiği bilgilere göre, ambargodan önce 7 bin aile sadece soba için kullanılan mazota erişirken, şu anda ambargoyla en az 42 bin aile mazota erişemiyor.

/Kaynak: ANF/

İlginizi Çekebilir

Fransa’da dün hükümeti kuran Başbakan Lecornu bugün istifa etti
Halep’in Kürt mahallesi Eşrefiye’de patlama

Öne Çıkanlar