İBB davasında gergin ikinci hafta: Mahkeme duruşmayı açmadan sonlandırdı

GündemPolitika

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı İBB davasının ikinci haftasında, basın kısıtlamaları ve hukukçu milletvekillerine müdahale tartışmalara yol açtı. Mahkeme, duruşmayı başlamadan sona erdirdi.

 

CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 407 sanığın yargılandığı İBB davasının ikinci haftası, basın engellemeleri ve hukukçu milletvekillerine müdahalelerle başladı.
Geçen haftanın sonunda, duruşmaya verilen arada bazı gazetecilerin Ekrem İmamoğlu’na soru sorması üzerine mahkeme başkanı, gazetecilerin avukatların yanındaki bölümden izleyici kısmına geçmesini istemişti.

Gazetecilerin itirazı üzerine mahkeme, düzen sağlanamadığı gerekçesiyle duruşmayı sonlandırmıştı.
Bugün de mahkeme heyetinin talimatıyla, İletişim Başkanlığı’ndan alınan turkuaz basın kartı olmayan gazeteciler salona alınmadı. Basın mensupları, “kör nokta” denilebilecek salondaki bir köşeden duruşmayı takip etmeye çalıştı.

Duruşmada hukukçu milletvekilleri avukat bölümünde oturdu. Mahkeme başkanı, vekilleri izleyici sırasına göndermek istedi. Vekiller ise “Ergenekon davalarında dahi böyle bir uygulama yapılmadı” diyerek itiraz etti. Ara veren mahkeme başkanı, dönüşte vekillerin avukat sıralarında oturduğunu görünce duruşmayı başlatmadan bitirdi.

Başlamadan bitti

Duruşmaya verilen ara 1 saatten uzun sürdü. İzleyici sıralarından “Duruşma başlasın, heyet gelsin” sloganları yükseldi.

Geri dönen mahkeme heyeti, hukukçu milletvekillerinin avukat sıralarında olduğunu görünce duruşmayı bitirdi.

Duruşma başlamadan ara verildi

Avukat olan milletvekilleri avukat bölümünde oturdu. Avukat sıralarına müdahale etmek isteyen jandarmaya, CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer, “Yönetemiyorsa yapmasın, burası cezaevi değil, duruşma salonu” dedi. İzleyici kısmına geçmesi istenince kendisinin avukat olduğunu hatırlattı.
Mahkeme başkanı, “Avukat milletvekilleri oradan ayrılsın, öyle başlayalım” dedi. CHP’li Taşkın Özer, “Duruşmayı oradan takip edemiyoruz, duruşmanın insicamını bozmuyoruz” dedi. Mahkeme başkanı, “Sıfatınız nedir” diye sordu, Özer, “avukatım” yanıtını verdi. Muharrem Erkek ve Mahmut Tanal da “Ergenekon davalarında dahi böyle yapılmadı” diyerek itiraz etti. Tanal bağırarak “Keyfi hareket ediyorsun. Anayasaya uymak zorundasın” dedi.
Mahkeme başkanı, “Her sabah benzer sorunla başlıyoruz. Her gün krizle burayı yönetemeyiz” dedi. Hakim “Bu şekilde devam edemem” derken duruşmaya daha başlamadan ara verildi.
Mahkeme heyeti salondan ayrılırken izleyiciler “Hak, hukuk, adalet” sloganları attı.

 

İmamoğlu sloganlarla karşılandı

Tutuklular jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildi.

Geçen duruşmada jandarmanın müdahalesiyle karşılaşan İBB yöneticisi Yavuz Saltık yine jandarmaya tepki gösterdi.

Ekrem İmamoğlu “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganlarıyla salona geldi, tüm tutuklular ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklular ile tokalaşıp sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” ve “Her şey çok güzel olacak” sloganı attı.
İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan salona getirildiği sırada alkış sesleri yükseldi.

Tanal’dan tepki: Haber alma hakkı zedeleniyor

Duruşmayı Silivri’de takip eden CHP Milletvekili Mahmut Tanal, basına yönelik kısıtlamalara sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösterdi:

“Uluslararası basın kartına sahip bazı gazeteciler, turkuaz basın kartı başvuruları henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle basının çalışma alanına ve basın odasına alınmıyor. Buna karşılık diğer basın kartına sahip gazeteciler salona ve basın bölümüne alınabiliyor.
Bu durum, basın mensupları arasında açık bir ayrım yaratmakta ve gazetecilerin çalışma faaliyetlerini fiilen kısıtlamaktadır.

Basın özgürlüğü; kartın rengine, başvurunun sonucuna ya da idari bir statüye göre sınırlandırılamaz. Gazetecilerin görevi kamu adına yargılamaları izlemek ve toplumu bilgilendirmektir.
Duruşma salonlarında basının çalışma alanını daraltan ve gazetecilerin görev yapmasını zorlaştıran bu tür uygulamalar, yalnızca gazetecileri değil kamuoyunun haber alma hakkını da zedelemektedir.

Unutulmamalıdır ki adalet yalnızca tecelli etmemeli, aynı zamanda milletin gözü önünde gerçekleşmelidir. Bu da ancak basının özgür ve eşit koşullarda görev yapabilmesiyle mümkündür.”

Dilek İmamoğlu’nun tartıştığı mübaşirden uyarı

Mahkeme salonunda geçen hafta Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu’nun tartıştığı mübaşir, bugün de izleyici sıralarına gelerek “Fotoğraf çekmeyin” uyarısında bulundu.

 

Turkuaz basın kartı olmayan gazeteciler salona alınmadı

İBB davasında gazeteciler açısından ilk güne dönüldü. Duruşma salonunun en ucunda yer alan “kör nokta” denilebilecek bir köşede yaklaşık 30 gazeteci davayı salondan takip edebiliyor. Söz konusu noktadan mahkeme heyetini ve tutukluları duymak ve görmek mümkün değil. Turkuaz basın kartı olmayanlar salona alınmadı.

 

 

 

/Kaynak: Evrensel/

 

 

İlginizi Çekebilir

DEM Partiden TBBM’ye “Halepçe, Kürt soykırımı olarak kabul edilsin” teklifi
Müslüm Yücel: Murat Belge’nin Oğuz Atay kitabına zeyl 

Öne Çıkanlar