Dersim’de, 1994 senesinde zorla boşaltılan ve halkı göçe zorlanan Havuzlu ( Texhte Mırcan) köyünde 32 yıl sonra geleneksel düğün yapıldı.
rûdaw’dan Ali Haydar Gözlü’nün haberi:
1994 yılında bölgede birçok köy ve mezra zorla boşaltıldı, kimi köyler yakılarak insanlar göç ettirildi. Zorla boşaltılan köylerden biri olan Dersim’in Ovacık (Pulur) ilçesine bağlı Havuzlu (Texhte Mırcan) köyüne yıllar sonra dönerek yaşam kuran Dersimliler, ilk kez köylerinde düğün yapmanın keyfini yaşadı.
32 yıl sonra yapılan geleneksel köy düğünü insanları yeniden bir araya getirdi. Köy düğününde, gelin ve damat ilk olarak yöresel kıyafetleri içinde mısayıbı ile birlikte, niyazlar eşliğinde ananın verdiği gülbeng (Emre Haq Dekerna) ile daha sonra gelin, ata bindirilerek davul-zurna eşliğinde damadın evinin önüne getirildi.
Balkonda bekleyen damat ve mısayıbı, geline elma atarak geleneksel ritüeli gerçekleştirdi. Kırmancki (Zazaca) türküler ve davul zurna eşliğinde çekilen halaylarla devam eden düğün, unutulmaya yüz tutmuş bu geleneğin yaşatılması hem köy sakinleri hem de düğüne katılanlar tarafından taktirle karşılandı.
Uzun yıllar sonra Dersim’de geleneksel bir düğünün yapılmasının kendilerini mutlu ettiğini ifade eden vatandaşlar, herkesin bu kültür ve dil etrafında bir araya gelmesi gerektiğini belirtiyor.
Köy düğününe katılan Yılmaz Çelik, “Bizim isteğimiz de böyle bir şey olmasıydı. Biz istiyoruz ki geleneklerimiz yok olmasın. Buna sahip çıkıldığı için çok mutluyum, arkadan gelen gençlik bunları görüp soracaklar” dedi.
‘’Birbirini seven bu gençler için bir araya geldik’’
Derviş Cemal Ocağı Analarından Filiz Yalvaç, “Dersim adet, örf ve diliyle elimizden geldiğince birbirini seven bu gençler için bir araya geldik ve onlara toplumumuzla birlikte şahitlik yaptık. Ablalarımıza, kardeşlerimize, küçüklerimize ve büyüklerimizden tek istediğim bu kutsal topraklar adına ve ziyaret adına ne olur, bu Xızırın dilini konuşun, çocuklarınıza öğretin, düğünlerinizi, cematlerinizi bu dille ve kültürünüzle yapınız” şeklinde konuştu.
Eski geleneğin kaybolmaması için oğlunu kendi gelenekleri ile evlendirme kararı aldığını ifade eden İbrahim Yalvaç, “1994 yılında köylerimizin boşaltılmasından bu yana kimse geleneklerinde ne düğün yaptı, ne kirvelik yaptı ne de cem cemaat yürütebildi. Biz tekrar topraklarımıza döndük ve bu yolumuzu sürmek, geleneklerimizi unutmamak için böyle birşey gerçekleştirdik” diye konuştu.
Hayatını Berfin Özden ile birleştiren damat Uğurcan Yalvaç ise, “Geleneğimizi geri getirdik. Geleneklerimizi unutmayalım” ifadesini kullandı.









