Müslüm Yücel: Yağmurun Dostu

Yazarlar

İhsan Fetahiyan’ın asıldığı gece

I

Sine’den geldim, yeşil yapraklar üzerinden bir yurda çekildim

bacaklarım iki ırmak

 

Bir körüm ben, gözlerimi gök bağladı, bana ne annemin mendillerinden

Gözlerim günahkardır, kara ateşler yanar, dallarımı günahkar elmalar kapladı

Buz gibi soğuk akıyor terim, 

düşlerim, gözlerimi açtığım zaman bir mezar yeri

Yerimi biliyorum, bir süsüm alnınızda, sallandıkça başınızı yarıyorum

Kırk yaşındayım, zamanın bana verdiği bütün damarları kestim

Ayak seslerim ruhumun nereye gideceğine karar veriyor

Bir sirk kurmuşsunuz, ben de hokkabazınızım, 

Biliyorum yüzünüzde bir gözyaşı kadar yerim yok

Bütün ailem kanserden öldü, bana gülüyorsunuz, 

gülümseyişiniz bir mumya taslağı

Beni gördüğünüz zaman kusuyor musun yoksa dua mı ediyorsunuz, bilmiyorum

Gözleriniz bir kuyu, kırk çıkrıkla inemiyorum, ruhunuz suçlarımın elebaşısı

Ben ölüme saplandıkça, sizde bir iştah kabarıyor, 

her zaman Tanrı ile komşu sizsiniz

Çocuklarım beyaz saçlı doğuyor korkunuzdan, 

Ben yalnızlığınıza göz kulak oluyorum

Her şeyimi alıyorsunuz, ölümüm bile sizin emrinizle 

Size yaz, çelik miğferlerle geliyor, cennetin kapısında hep sizin adınız.

 

II

 

Camileriniz korkutuyor beni, kimse yok içlerinde, duvarlarınız korkutuyor

İsa çarmıha gerilmeseydi, İncil’e gerek kalmazdı diyen bir haham oluyorum o zaman

Salgı bezlerimde bir acı su, kutsal kumlardan dünya için ant içiyorum, gelmiyor

Gelmiyor ve onarmıyor beni mezarlıkta kalkmasını beklediğim adam

Taşlara veriyorum sırlarımı, taş gül açar diye bir güvercinin ağzında

Sabahların sütünden, akşamları içiyorum, bekliyorum, gelmiyor

Bir mum oluyor ihsan kapıdan kapıya koşuyor, ipte alıyor son nefesini

Gece ağaçların kabuğunda hep vardı, sözcükler yaprakların ağzında kaldı

Dinmeyen bir sızı içiyorum işte, daha bir karanlık olsun diye gece

 

III

 

Ruhum yayından fırlamış bir oktur, siz acınıza irfan deyin, sonra da tarih

Yürürken birbirinizin ayak izinden yıldızlar içiyorsunuz, gök size yakın

Benim göğsümden koparıp attığım kalp size karşı ne yapabilir?

Ağzımda dilim bir sağa bir sola kıvrılıyor, 

beni zehirliyor ağzımdan çıkan her söz, ölmüyorum

Bu da bana verdiğiniz bir başka cezadır.

 

Bir taş gibi gömülüyorum, sakalım otlar oluyor

Sizler böcek olup deşeceksiniz beni

En görkemli sesler yükselecektir kefenimden

 

IV

 

Tanrı kalabalıklarındır ve Tahran, 

Bir gemi gibi yanıp duruyor alnımı dayadığım camdan 

Dünyayı benden gizleyen şairlerden, başta Hafız, hepsinden nefret ediyorum

Olgun bir siyah büyüyor sonra dudaklarımda, saatim duruyor 

Gölge ve su, ölüm ve uyku yan yana 

Bir annenin ruhu yürüyor önden, eğiliyor geceye, anne ve gece 

Zamanı bulan kum, dalgayla yan yana, yollarımda şarkı söylüyor bir ırmak

Sağ elim, omuzdan sonra bıçak kesiliyor, 

ağzım köpük, mavi sular beni almıyor

Sular ve ben, yan yana, bakışsız durmuşuz, 

susacak bir göz arıyoruz ikimiz de

O ve annesi, suyun ağzında yan yana, dudaklarıma gelmiyor kalbim

Yüzü geceye karşı ay gibi duruyor, 

dili sarkmış ağzından ne güzel gülümsüyor

Ölüm taşa kesmiş içini, yağan kardan da beyaz

Bu sabaha seninle başlıyorum, kalbini şafaktan düşen bir yaprakla örtüyorum

Kaybolup gidiyorum dilinden akıp giden sarmaşıktan sonra

Susuzluğumu gidermiyor hiçbir saat, 

bir kavak ve bir mum göle doğru yürüyorlar

Kalbim, bir kuleye dönüyor, bir diken saplanıyor

Kaybetmiş sularını testiler bize dönüyor, toprak ve kırmızı uyuyor yan yana

Yere düşüyor, gece boyunca kurduğum düşün artıkları

Sözlerim ayak sesi dileniyor, kuleden bir kuş havalanıyor, ağzında bir iplik

Gözyaşlarını eğiriyor o da rüzgarda yaprak gibi titriyor. 

İlk kez haber vermeden, kaçıp gidiyor benden

Ben onun gözlerini kuşanıyorum, gözleri gözevimde bir mum gibi yanıyor

Tanrı kalabalıklarındır, 

olmasaydı eğer seni böyle kolay alıp asmazlardı aramızdan

Not: Bu şiir, İhsan Fetahiyan’ın asıldığı gece yazıldı, bir dergide yayımlandı, Kahramanlık Komedyası’nın içinde yer alıyor…   İhsan, 1982’de doğdu, 11 Kasım 2009’da, Sanandaj Merkez Hapishanesi’nde idam edildi… Bu gün bu şiiri bir daha okudum…  

 

İlginizi Çekebilir

Tahran bombalanıyor: Kentte art arda patlamalar meydana geldi
Tahran: “Kesên Dixwazin Îranê Parçe Bikirin Dê Tu Carî Neyên Parastin”

Öne Çıkanlar