Nurullah Alkaç: Klasik Kürd Edebiyatının Yıldızları

Yazarlar

Bilindiği gibi miladî 900-1400 yılları arasında birçok Kürd devleti kuruldu. Hatta buna binaen “Kürd Asrı” tabiri kullanıldı. Eldeki Kürdçe yazmalarda bulunan yazım ve istinsah kayıtları ancak 1400 sonrası tarihleri göstermektedir. Doğal olarak akla birkaç soru gelmektedir. Kürdçe bu tarihten önce yazı dili değil miydi, ya da yazı dili idiyse eserlere ne oldu? Moğol saldırıları ve diğer bölgesel savaşlarda Kürdçe eserlerin yok edilmiş olması hususu tarihsel kayıtlarla desteklenmektedir. 

Kürt devletleri neden resmî olarak Kürtçeyi kullanmadılar?  Bu sorunun cevabı büyük ölçüde Orta Çağ İslam dünyasının idarî ve kültürel yapısıyla ilgilidir. Kürt hanedanlarının çoğu Kürt kökenli olsa da resmî dil olarak genellikle Arapça veya Farsça kullanmışlardır. Bunun başlıca nedenleri vardır…

Başka Dillerdeki Kürdçe:

Arapça kaynaklarda 800’den itibaren Kürdlerin farklı konuşma biçimlerine yani lehçe, ağız ve şivelere sahip oldukları bilgisi geçmektedir. Cahız (767-869), İbn Wahşiyye (ö.930), Mesudi (896-957) ve İbn Haldun’un (1332-1406) eserlerinde somutlaşan bu durumla beraber; Arapça eserlerdeki Kürdçe kelimelerin de görünmeye başlandığı süreci görmekteyiz. Özellikle İslamiyet dini kabul eden Kürdlerin de bu zamansal süreçte Arapça eserler yazması, bu hususun artan sayıda eserde rastlanmasının zeminini hazırlamıştır. Aşiret, yerleşim birimleri, şahıs isimleri veya bitki ile ilaç adlarının telaffuzu şeklinde görülen Kürdî kelimeler, miladî 1000’den sonra Derî Farsçasıyla ve 1200 kabinde Türkçe  kaleme alınan eserlerde görülmeye başlanmıştır. Aynı dönemde Ermenice, Süryanice, Gürcüce ve Bizans egemenliğinde verilen Grekçe-Latince materyallerde de görülmektedir. 1600 itibariyle başta İtalyanca olmak üzere, Fransızca, Almanca, İngilizce, Hollanda dilinde ve Rusça kaynaklarla zenginleşmiştir. Özellikle dünya dillerinin tasnif edilmesi ve çok dilli sözlüklerde Kürdçe’ye yer verildiği görülmektedir. Kimi antik dillere yönelik hazırlanan çalışmalarda da Kürdçe kelimelerle karşılaştırma yapıldığı görülmektedir. 

Günümüzde Kürdçe Kurmancî lehçesinde ‘Mayıs’ ayı için kullanılan ‘Gûlan’ kelimesi ile ‘Mart’ ayı için kullanılan ‘Adar’ sözcüklerinin izini dokuzuncu asırda yaşamış olan Muhammed ibn Kathîr al-Farğânî’nin (800-870) “Fî al-Harake as-Samâwîya wa-jawâmi‘ ‘ilm al-nucûm” isimli astronomiye dair eserinde rastlamaktayız. 1669 tarihli Latince tercümesine bakıldığında, eserde belirtildiğine göre Kürdler bu iki sözcüğü ayların isimleri olarak kullanmaktaydılar. Sonrasında Mukaddesi, İbn Hewqal ve İstaxrî gibi coğrafyacıların eserlerinde “Zozân”, “Şiwân”, “Deşt”, “Koç” gibi sözcüklerle karşılaşmaktayız. Muhammed el-Îdrîsî’nin (ö.1165) “Kitâb al-ğâmi‘ li-sifât ‘ashtâr al-nabât wa-durûb ‘anwâ al-mufrdât” isimli kitabında 34 tane Arapça kelimenin eşanlamlı Kürdçe (Arapça orijinal metinde Kurdî/el-Kurdî) karşılığı verilmiştir. 

Yakın tarihlerde İstanbul Ayasofya Kütüphanesinde fark edilen “Arapça-Farsça-Grekçe-Sırpça-Kürdçe-Harezmce” çok dilli sözlüğün  1400-1500 yılları arasında yazıldığı belirtilmektedir (Kaynak: Hemdad Arwandi, 15/02/2026). Lorenzo Hervas y Panduro’nun (1735-1809) 1787 tarihli “Idea Dell’Universo” eserinde, birçok dille beraber yüzden fazla Kürdçe kelimeye de yer verilmiştir (ss:168-218). 

Muhammed ibn Kathîr al-Farğânî’nin (800-870) “Fî al-Harake as-Samâwîya wa-jawâmi‘ ‘ilm al-nucûm” isimli astronomiye dair eserinin 1669 tarihli Latince tercümesinde Kürdçe kelimelerin geçtiği bir sayfa. 

İstanbul Ayasofya Kütüphanesinde bulunan ve 1400-1500 yılları arasında yazıldığı belirtilen “Arapça-Farsça-Grekçe-Sırpça-Kürdçe-Harezmce” isimli çok dilli sözlükten bir yaprak (Kaynak: Hemdad Arwandi, 15/02/2026).

Lorenzo Hervas y Panduro’nun (1735-1809) 1787 tarihli “Idea Dell’Universo” eserinde,  Kürdçe kelimelerin de yer aldığı bir sayfa (ss:168-218). 

Klasik Kürd Edebiyatı:

Genel bir adlandırma biçimi olarak, miladî 800’lerden sonra Kürdçe’nin Lurî, Lekî, Hewramî/Goranî, Kurmancî, Babanî/Soranî ve Zazakî/Kirmanckî lehçeleriyle 1980’lere kadar belli kurallar ve temalar içerisinde ürün vermiş olan Kürd edebiyatının tasnifine ‘Klasik Edebiyat’ adı verilir. Bu isimlendirme, aynı zamanda 1850 sonrasında Avrupa merkezli dünyaya yayılmış olan ‘Kuralsız’lığı ilke edinen ‘Modern’ edebiyatın bir nevi tersini teşkil eder. 

Bilindiği gibi miladî 900-1400 yılları arasında birçok Kürd devleti kuruldu. Hatta buna binaen “Kürd Asrı” tabiri kullanıldı. Eldeki Kürdçe yazmalarda bulunan yazım ve istinsah kayıtları ancak 1400 sonrası tarihleri göstermektedir. Doğal olarak akla birkaç soru gelmektedir. Kürdçe bu tarihten önce yazı dili değil miydi, ya da yazı dili idiyse eserlere ne oldu? Moğol saldırıları ve diğer bölgesel savaşlarda Kürdçe eserlerin yok edilmiş olması hususu tarihsel kayıtlarla desteklenmektedir. Ancak ortada başka bir durum daha var: Eserlerin saklanması. İran ve Türkiye kütüphanelerinde bulunan Kürdçe eserlerin Arapça ve Farsça adlarıyla kaydedildiği bilgisi bizzat kütüphanelerde araştırma yapan Mustafa Dehqan ve Müfid Yüksel gibi ‘Kütüphane Kurdu’ şahsiyetlerin şahitliğiyle ortada…

Şimdi akıllardaki bu sorulardan birkaçını yapay zekadan yararlanarak cevaplamaya çalışalım. 

Kürt devletleri neden resmî olarak Kürtçeyi kullanmadılar? 

Bu sorunun cevabı büyük ölçüde Orta Çağ İslam dünyasının idarî ve kültürel yapısıyla ilgilidir. Kürt hanedanlarının çoğu Kürt kökenli olsa da resmî dil olarak genellikle Arapça veya Farsça kullanmışlardır. Bunun başlıca nedenleri şunlardır:

1) Arapça’nın din ve ilim dili olması:

7.yüzyıldan itibaren İslam dünyasında Arapça, Kur’an dili olması nedeniyle din, hukuk ve bilim dili haline geldi.

  • Kadılar, medreseler ve resmî yazışmalar büyük ölçüde Arapça yürütülüyordu.
  • Örneğin Mervânîler ve Şeddadiler döneminde diplomasi ve resmî belgeler çoğunlukla Arapçaydı.

2) Farsça’nın saray ve bürokrasi dili olması:

10.yüzyıldan itibaren İran coğrafyasında Farsça, edebiyat ve devlet yönetim dili olarak çok güçlüydü.

  • Kürt hanedanlarının çoğu İran kültür havzasında yer aldığı için Farsça bürokrasi dili olarak kullanıldı.
  • Örneğin Erdelan Emirliği ve Hasneveyhîler Farsça’yı yoğun şekilde kullandı.

3) Kürtçenin yazı dili standardının geç oluşması:

  • Kürtçe uzun süre ağırlıklı olarak sözlü kültür dili olarak yaşadı.
  • Lehçeler (Kurmançî, Soranî, Gorani vb.) arasında birlik yoktu.
  • Ortak ve kurumsallaşmış bir yazı dili geleneği geç dönemde gelişti (özellikle 17–19. yüzyıllarda edebî eserlerle).

4) Çok etnili yönetim yapısı:

  • Kürt mirlikleri yalnızca Kürt nüfustan oluşmuyordu; Arap, Türk, Fars, Süryani ve Ermeni nüfus da vardı.
  • Ortak diplomasi ve ticaret dili olarak Arapça veya Farsça tercih edilmesi pratikti.

5) Üst siyasî otoriteye bağlılık:

  • Birçok Kürt mirliği tam bağımsız değil, Osmanlı veya Safevi egemenliği altında özerkti.
  • Bu nedenle resmî yazışmalarda Osmanlı Türkçesi veya Farsça kullanımı zorunlu/teşvik edilmişti.
  • Örneğin Bohtan Emirliği ve Bitlis Emirliği Osmanlı döneminde resmî yazışmalarda Osmanlı Türkçesi kullanmıştır.

 

Milâdî 900-1400 yılları arasında varlık gösteren Kürd devlet ile 1300-1900 yılları arasında hüküm süren Kürd mirliklerinin kullandığı dilleri gösteren tablo:

Devlet/Mirlik / Hanedanlık Kuruluş Yıkılış Başlıca Resmî / Saray Dili
Şeddadiler 951 1199 Arapça, Farsça
Revâdîler 955 1071 Arapça, Farsça
Hasneveyhîler 959 1015 Arapça, Farsça
Annazîler 990 1117 Arapça, Farsça
Mervânîler 983 1085 Arapça (resmî), Kürtçe (hanedan dili)
Deysemîler 10. yy 11. yy Arapça
Şebankâreler 11. yy 14. yy Farsça
Eyyûbîler Devleti 1171 1260 Arapça (resmî), Kürtçe (hanedan dili)
Erdelan Emirliği 1169 1867 Kürtçe (Goranî), Farsça
Hakkâri Emirliği 14. yy 1845 Kürtçe
Bitlis Emirliği 1182 1847 Kürtçe, Osmanlı Türkçesi
Bohtan Emirliği 1337 1847 Kürtçe
Soran Emirliği 1399 1835 Kürtçe
Baban Emirliği 1649 1850 Kürtçe, Farsça
Badinan Emirliği 1376 1843 Kürtçe
Palu Emirliği 14. yy 1847 Kürtçe, Osmanlı Türkçesi
Çemişgezek Emirliği 14. yy 16. yy Kürtçe, Osmanlı Türkçesi

 

Peki ne oldu da Kürd mirleri Kürdçe yazmaya başladı? 

Kürt mirlerinin ve saray çevresinin Kürtçe yazmaya yönelmesi, ani bir siyasî kararın değil; yavaş gelişen kültürel ve toplumsal bir dönüşümün neticesidir. Bu süreci hazırlayan başlıca etkenler şunlardır:

Evvela, 15. ve 16. yüzyıllardan itibaren Kürt mirliklerinde yerel kimlik bilincinin güçlenmesi dikkat çeker. Osmanlı–Safevî rekabeti arasında özerk statüde bulunan mirlikler, kendi tarihlerini ve meşruiyetlerini vurgulama ihtiyacı hissetmişlerdir. Bu ortam, yerel dilin prestij kazanmasına zemin hazırlamıştır.

İkinci olarak, medrese geleneğinin içinden yetişen âlim ve şairler Kürtçeyi bilinçli şekilde edebî dile dönüştürmeye başlamıştır. Özellikle Melayê Cizîrî ve ardından Ehmedê Xanî, Kürtçenin yüksek edebiyat dili olabileceğini fiilen göstermiştir. Xanî’nin Mem û Zîn’de açıkça Kürt birliğine ve yerel dile vurgu yapması, sembolik bir eşik teşkil eder. Bu eser, Kürtçenin sadece halk dili değil, düşünce ve siyaset dili de olabileceğini ortaya koymuştur.

Üçüncü olarak, saray himayesi önemlidir. Bazı mirliklerde şair ve âlimler korunmuş; özellikle Erdelan çevresinde Gorani lehçesi bir saray edebiyatı dili hâline gelmiştir. Bu tür koruyucu ortamlar olmadan yazı dili gelişemezdi.

Dördüncü etken, bölgesel güç dengelerindeki değişimdir. 17. yüzyıldan sonra büyük imparatorlukların merkezîleşme politikaları artarken, yerel elitler kimliklerini kültürel alanda daha görünür kılmaya yönelmiştir. Siyasî güç daraldıkça kültürel üretim bir tür telafi alanı hâline gelmiştir.

Son olarak, sözlü geleneğin güçlü olması yazıya geçişi kolaylaştırmıştır. Dengbêjlik, destan anlatımı ve tasavvufî şiir zaten zengin bir malzeme sunuyordu; yazı dili bu birikimi kayda geçirme ihtiyacından doğmuştur.

Kürt mirliklerinde kullanılan Kürdçe lehçeleri gösteren tablo:

Mirlik / Hanedanlık Coğrafya Kullanılan Kürtçe Lehçe / Yazı Dili Not
Erdelan Emirliği İran Kürdistanı (Senendec çevresi) Goranî (Hewramî) En güçlü saray edebiyatı geleneği burada oluştu.
Baban Emirliği Süleymaniye Soranî 18–19. yy’da Soranî yazı dili gelişti.
Soran Emirliği Erbil–Revanduz Soranî (erken form) Bölgesel kullanım vardı, tam standart değildi.
Bohtan Emirliği Cizre çevresi Kurmançî Klasik Kurmançî şiir geleneği gelişti.
Bitlis Emirliği Bitlis Kurmançî Medrese çevrelerinde kullanıldı.
Hakkâri Emirliği Hakkâri Kurmançî Daha çok sözlü ve dinî metinlerde.
Badinan Emirliği Duhok–Amediye Kurmançî Kuzey lehçesinin yazılı örnekleri görüldü.

 

Mirlik kütüphanelerine ne oldu? 

Kürt mirliklerinin kütüphaneleri, hem siyasî çalkantılar hem de zamanın maddî koşulları nedeniyle büyük ölçüde yok olmuş veya dağıtılmıştır. Bu süreci birkaç başlık altında özetleyebiliriz:

  1. Savaşlar ve istilalar
  • Osmanlı-Safevî rekabeti, 16–18. yüzyıllarda mirliklerin bulunduğu bölgelerde sık savaşlar doğurdu.
  • Bu savaşlar sırasında saraylar, medreseler ve kütüphaneler çoğu zaman tahrip oldu veya yağmalandı.
  • Örneğin Erdelan Emirliği ve Baban Emirliği döneminde bazı değerli eserler çevre ülkelerdeki koleksiyonlara taşınmıştır.
  1. Merkezi otoritelerin politikaları
  • 19. yüzyılda Osmanlı ve Safevi/Kaçar merkezileşme politikaları, özerk Kürt mirliklerinin saray ve medreselerini tasfiye etti.
  • Bu süreçte mirliklerin kütüphanelerinde bulunan el yazmaları ya kayboldu, ya taşındı, ya da yok oldu.
  1. Doğal ve maddî koşullar
  • Kütüphanelerin çoğu taşınabilir değildi; nem, yangın, yangın söndürme yöntemlerinin yetersizliği ve bakım eksikliği nedeniyle eserler zarar gördü.
  • Kitap ve el yazması çoğunlukla papirüs veya pahalı kağıtla yapıldığı için zamanla bozulma riski yüksekti.
  1. Modern dönemdeki kayıplar ve toplama çabaları
  • 20. yüzyıl başından itibaren bazı Kürt aydınlar ve koleksiyoncular kitapları toplamaya çalıştı.
  • Bugün nadir el yazmaları çoğunlukla İran Ulusal Kütüphanesi, İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi veya özel koleksiyonlarda korunmaktadır.
  • Birçok el yazması hâlâ kayıptır; bazısı ev, medrese veya saray kalıntılarında gizli veya bilinmeyen şekilde durmaktadır.

Özetle, Kürt mirliklerinin kütüphaneleri büyük ölçüde savaş, yağma, merkezi otorite baskısı ve zamanın doğal etkileriyle kaybolmuştur. Modern araştırmalar, eski mirliklere ait yazmaları bulmak için İran, Türkiye, Irak ve Suriye’de arkeolojik ve arşivsel çalışmalar yürütmektedir.

Sonuç:

Doğal afetler ve savaşlarla eserlerin uğradığı yıkım nedenlerine paralel 1830’lardan sonra Kürdlere ve Kürdçe’ye uygulanan yasaklama, saklama, gizleme, tahrif etme, yıkma, yakma fiilliyatları dolayısıyla binlerce eser kaybolmuştur. Kanaatimize göre günümüze ulaşan eser sayısı, ulaşamayanlara göre ‘Devede kulak misali’dir. 19.yy.dan beri Kürdlere serd edilen ‘Edebiyatsız’ damgasına karşı, Kürd müellifleri onlarca kes ‘Cevapname’ babında yazılar yazdı. Bu yazının temelinde de bir cevapname hissiyatı bulunmaktadır. Aşağıda farklı lehçelerle isimlerini vermiş olduğumuz şahısların, en azından bir şiiri kendi dilinde bulunmaktadır. Bu şahısların dışında isimleri ‘Şairname’ ve ‘Keşkûl’lerde veya başka biyografik kaynaklarda olan ‘yıldız’larımızı da başka yazılarla hatırlatmaya çalıştık. 

Zeynelabidin Zinar (1953-…), Hüseyin Sağnıç (1926-2003), Abdurrahman Adak, Hayrullah Acar, Aladdin Seccadî (1907-1984), Yakup Aykaç, M. Zahir Ertekin, Nurettin Ertekin, Hanifi Taşkın, Tahsin İbrahim Doskî (1969-…),  Qanatê Kurdo (1909-1985), Mihemed ‘Elî Qeredaxî (1949-…), Şîwa/Baba Mardûx Rûxanî’nin (1923-1989), Celîlê Celîl (1936-…), Abdulreqîb Yusuf, Xalîd Sadînî, Veysel Başçı, Hadi Bidaki, Perviz Cihani, Sahap Vali, Mustafa Öztürk, Burhan Tarini, Mustafa Dehqan, Behrooz Çemenara, Selman Dılovan, Selim Temo, Kadri Yıldırım (1959-2021), Seîd Dêreşî, Ayhan Yıldız, Hemin Omer Ahmed, Zana Karak, Kerem Soylu, Fener Rojbiyanî, Semih Gezer, Abdülkerim Müderris (1905-2005), Refik Hilmi (1898-1960), Maruf Xeznedar (1930-2010), İzettin Mustafa Resul (1931-2019), Ezîz Gerdî, Sadik Sefizade Borekeyi (1322-1402/1943-2023), Mehmed Emîn Hewremanî, Muhammed Murkrî (1921-2007), Kelîmullah Tewehudî gibi edebiyat araştırmacılarımız sayesinde yeni şahsiyetler bulunup literatüre dahil edilmektedir.  Bu vesileyle şimdiye kadar tespit edilebilen 1500 dolayında klasik şairimizin olduğunu belirtelim. 

 

Lurî Lehçesi:

  1. yüzyıl (900-1000):
  • Baba Tahîrê Hemedanî (938-1010)

 

Hewramî/Goranî Lehçesi:

 

14.yy (1300-1400):

  • Mela Perîşanê Dînewerî (14.yy)

17.yüzyıl (1600-1700):

  • Bêseranî (1643-1702)

18.yüzyıl (1700-1800):

    • Elmas Xanê Kendûleyî (1702?-1786)
  • Xaney Qûbadî (1704-1778)
  • Turkemîr (1750-1820)
  • Seydî (1785-1848)

19.yüzyıl (1800-1900):

  • Mah Şeref Xanim/Mestûre Erdelanî (1804-1848)
  • Seyîd Yakûy Maîdeştî (1808-1881)
  1. yüzyıl (1900-2000):
  • Şamî Kîrmeşanî (1917-1984)

 

Kurmancî Lehçesi:

16.yüzyıl (1500-1600):

  • Ya’qûb Begê Zirqî (ö.1579)
  • Şükrî-î Bidlîsî (ö.1531?)
  • Elî Teremaxî (1591-1592)
  • Sebûrî/Mîr Îmadedînê Hekarî (ö.1648?)
  • Mela Mehmûdê Hemîdî (16.yy)

17.yüzyıl (1600-1700):

  • Feqîyê Teyran (1563-1632)
  • Melayê Cizîrî (1567-1640)
  • Şêx Şemseddînê Qutbê Exlatî (1588-1674)
  • Laxer/Zêbarî (1620-1749)
  • Şêx Ehmedê Xanî (1651-1707)
  • Mela Hesenê Bateyî (1670-1750)
  • Axayokê Bêdarî (1688?-?)
  • Madîh

18.yüzyıl (1700-1800):

  • İbn Xerîb (1706-1779?)
  • Miradxanê Bayezîdî (1737-1784)
  • Mela Haşimê Miksî (1750-1850?)
  • Seyfîyê Şoşî (1750-1821)
  • Mela Xelîlê Sêrtî/Gulpikî (1754-1843)
  • Mustafa Xan Beg/Perto Begê Hekar (1756-1834)
  • Şêx Xalidê Zêbarî-II (1756-1805)
  • Şêx Ehmedê Kor (1771-1856)
  • Mela Yûsufê Helqetînî (ö. 1791)
  • Seyîd Ebdullahê Nehrî (ö.1813)
  • Mihemed Cewad/Siyahpoş (ö.1831)
  • Mela Îsmaîlê Bazîdî (18.yy)
  • Mela Mensurê Girgaşî (18.yy)
  • Şêx Xalidê Zêbarî-I (18.yy)
  • Xewsî (18.yy)
  • Selîmê Hîzanî (18.yy)
  • Mîr Zülfiqar Beg (18.yy)
  • Qasimî 
  • Mela Hesen
  • Mela Şems
  • Sadiq (18.yy)
  • Mîna (18.yy)
  • Macîn (18.yy)
  • Mustafa Xan Beg (18.yy)
  • Tevfîyê Hekarî (18.yy) 
  • Evdilqadirê Hekkarî (18.yy)
  • Racî/ Mela Îbrahîmê Katûnî (18.yy)
  • Zîba Zêbarî (Kadın, 18.yy)
  1. yüzyıl (1800-1900):
  • Şêx  Es’ad el-Hezanî (1786-1860?)
  • Şêx Nûreddînê Birîfkanî (1790-1851)
  • Weda‘î (1790-1850)
  • Şêx Hesenê Nûranî (1793-1863)
  • Mela Mihemedê Pîzanî (1800-1850)
  • Şêx Muhammed Hazînê Fîrsâf (1816-1892)
  • Şêx Şahabeddînê Tîlî (1825-1908)
  • Mele ‘Ebdurreḥmanê Melakendî (1843-1872)
  • Şêx Mustafa Sîsî (1847-1914)
  • Şêx Fethullahê Werqanisî (1847-1900)
  • Mela Ehmedê Gulordî (1849?-1962)
  • Şêx Muhyeddînê Hênî (1849-1897)
  • Hecî Mûsa Begê Xwêtî (1855-1928)
  • Mela ‘Ebdul’ezîz Bitlîsî/Şeyda (1856-1928)
  • Şêx Midemed Selîmê Hezanî (1866-1936)
  • Şêx Nurullahê Abrî (1863)
  • Şêx Sofî Huseyn 
  • Mela ‘Ebdul’ezîzê Bedlîsî (1875-1923)
  • Şêx Suleyman el-Xalidiyê Sêrtî (1876-1972)
  • Şêx Evdilqadirê Hezanî (…-1908)
  • Seyfiyê Şoşî (18-19.q)
  • Mele ‘Ebdil-Mecîd Îbrahîm Ken’anî (?-1939)
  • Mela Mihemedê Xanî Şewqî (19.q)
  • Mela Ehmedê Hezanî (1860-70/1936-1942)
  • Laxer/ Mela Umerê Aşiq (1866? – 1927)
  • Şêx Mihemed Selîmê Hezanî (1866-1936)
  • Ehmedê Xasî (1867-1951)
  • Seyid ‘Eliyê Findikî (1892-1968)
  • Mela Ebdulfettahê Hezroyî (1892-1975)
  • Mela Muhammed Nûrîyê Hecî ‘Îsê (1894-1977)
  • Hadî/Mela Mihemedê Liceyî (ö.1912)
  • Şêx Mustafa Abrî (ö.1915)
  • Mela Ehmedê Heyderî (19/20.q)
  • Şêx ‘Ebdurrahman’ê Aqtepî (1853-1910)
  • Şêx Mihemed Can (1857-1909)
  • Şêx Fethullahê Werqanisî (ö.1899)
  • Mela Xurşîdê Tînîsî (ö.1925/30)
  1. yüzyıl (1900-2000):
  • Dahî/ Mela Nezîrê Bedewî (?-1982)
  • Şêx Elaeddînê Oxînî (1949)
  • Hemze Begê Miksî (?-1958)
  • Mela Zahirê Tendûrekî (1882-1966)
  • Şêx Suleyman el-Xalidiyê Sêrtî (1876-1972)
  • Muhemmedê Şêx Ensarî (1879-1976)
  • Mela Xalidê Zengokî (1880-1950)
  • Mela Muhammed Emînê Helalî (1882-1950)
  • Feqe Reşîd (1883-1932)
  • Xelîfe Yûsif (1885-1965)
  • Şêx Hesîb Aktepî (1885-1947)
  • Şêx Mihemed Kerbelayî (1885-1939)
  • Mela Ehmedê Heyderî (1887-1937)
  • Mela Weysî Soktilî (1888-1961)
  • Mela Muhyeddînê Botî Dêrşewî (1890-?)
  • Mela Şîhab Hekkarî (1890-1947)
  • Şêx Mihemed Saîd Seyda (1890-1968)
  • Mela Yasînê Alikî (1891/1901-1976)
  • Şêx Heybetullah Abrî (1891-1965)
  • Ehmedê Nalbend (1891-1963)
  • Hemzeyê Muksî (1892-1958)
  • Seyid ‘Eliyê Findikî (1892-1967)
  • Evdirehîm Rehmî Hekarî/Zapsu (1892-1958)
  • Mela Mihemedê Seyda (1892-1975)
  • Celadet ‘Elî Bedirxan (1893-1951)
  • Mela Ebdurrehîmê Westanî (1894-1956)
  • Mela Nesreddînê Zoqeydî (1894-1934)
  • Mela Muhemmed Nûrî (1894-1977)
  • Kamiran ‘Elî Bedirxan (1895-1978)
  • Seyid Qedrî Haşimî (1898-1961)
  • Mela Zubeyr Bîldîrîcî (1898-1956)
  • Şêx ‘Eskeriyê Axtepî (1898-1952)
  • Mela Husênê Doskî (1898-1993)
  • Hîlmîyê Siwêrekî (1900-1959)
  • Îbrahîm Xelîl Soğukoğlu (1901-1952)
  • Cegerxwîn/Şêx Mûsê Hesarî (1903-1984)
  • Osman Sebrî (1905-1993)
  • Mela ‘Ebdulkerîmê Sayîb/Zarî (1905-1982)
  • Mela Yasîn Yusrî (1906-1994)
  • Hesan Hişyar Serdî (1907-1985)
  • Xoce Mihemed Nazmî Elî Îmadeddîn (1907-1963)
  • Şêx Îsmetullahê Karazî (1908-1996)
  • Mela Abdulselam Yalar (1908-1982)
  • Sidqî Azîzoglu (1909-1993)
  • Mela Huseynê Balekî (1909-1983)
  • Namî/Fehmî Begê Pêçarî (1910-1969)
  • Mele Xelîlê Muxlîs (1910-1985)
  • Qedrîcan (1911-1972)
  • Şêx Memdûh Birîfkanî (1911-1976)
  • Şêx Elî Umer Minle Elî (1912-1975)
  • Mela Ahmedê Meylanî (1912-2002)
  • Mela Nûreddîn Ebdulmecîd (1915-2008)
  • Şêx Qutbeddîn Korikî (1916-1979)
  • Şêx Tahirê Şoşî (1917-1962)
  • Mela Eliyê Baqustanî (1917-2002)
  • Mela Nûrullahê Baqirhan Godişkî (1918-2003)
  • Mela Niyaziyê Boşatî (1918-2005)
  • Nezîr Aydın/Xemgîn (1919-2014)
  • Mela Hesenê Kaçkarî (1920-1998)
  • Mela Yûsif (1920-2010)
  • Mela Ehmedê Palo (1920-1991)
  • Mela Müdrik Bakırhan (?-2022)
  • Xelîfe Remezanê Abiriyê (1921-2017)
  • Şêx Ehmed Hilmîyê Dêrşewî (1922-2016)
  • Tîrêj/Mele Naîf (1924-2002)
  • Mela Abid Karakaya (1924-1993)
  • Hamêd Bedirxan (1924-1996)
  • Sebrî Botanî/ Sebriyê Ehmedê Temir (1925-1998)
  • Mela Beşîrê Bedewî (1925-1981)
  • Mela Muhyeddînê Botî (1924/6-…)
  • Şêx Muşerrefê Xinûkî (1926-2008)
  • Şêx Muhammed Emînê Heyderî (1927-2003)
  • Mele Zekiyê Amêdiyê (1928-…)
  • Mela Sîraceddînê Xelîlî/Gulcivîn (1930-1983)
  • Seydayê Keleş (1930-2007)
  • Mela Beşîr Îlyozê (1930-2023)
  • Mela Mihemmedê Şoşikî (1931-..)
  • Feyzullahê Findikî (1932-2002)
  • Molla Surûrî (1932-1973)
  • Mela Ebdullahê Kotaliyê (1932-2014)
  • Seyda Dilmeqes/ Mele Remezan (1932-…)
  • Mela Nezîr Hergemo (1933-2002)
  • Mela Nezîrê Bedewî (1933-1982)
  • Mela Ehmedê Xelatî (1933-2006)
  • Mela Nûrî Hesarî/Seyda Pirêşan (1934-2011)
  • Fêrîkê Ûsiv (1934-1997)
  • Abdurrahman Durre (1934-2012)
  • Şêx Muhammed Nûrî (1934-…)
  • Mehmet Emîn Bozarslan (1934-…)
  • Mela Zahidê Dîyarbekirî (1935-)
  • Abdülkadîr Badilli (1936-2016)
  • Alî El Kozî/Oğuz (1936-2014)
  • Mela Muhyedînê Xîzanî (1936-1999)
  • Mela Mehmedê Nêribî [Demirbaş] (1936-2017)
  • Mela Muhammed Arif el-Purkaşînî el-Muşî el-Vanî’nin (1936-) 
  • Mela ‘Eledînê Kopî (1937-…)
  • Mela Ehmedê Zinarexî (1937-2018)
  • Seydayê Mela Elî (1938-2000)
  • Mihemed ‘Arif Pirqaşênî (1938-)
  • Seydayê Xelatî (1938-…)
  • Mela Mihemmed Beşîrê Îlyozî (1938-2023)
  • Mela Hakimê Qoraxî (1939-2010)
  • Şêx Îsmaîlê Hezroyî/ Îsmâil Çetin (1942/50-2011)
  • Mela Bedreddînê Mûşî (1942-2012)
  • Mela Hesenê Sofyanî (1943-…)
  • Mela ‘Ebdulfettahê Hezroyî (1892-1975)
  • Mela Nezîrê Hergemoyî (1928/33-2002)
  • Melle Nûrî yê Hesarî (1934-2011)
  • Mela Beşîrê Bedewî (?-1981)
  • Mela Mûsayê Celalî (1938-…)
  • Mela ‘Ebdullahê Babnîrî (1939-…)
  • Mela ‘Ebdulqadirê Semsûrî (1940-…)
  • Mela Ehmed Hîlmîyê Qoxî (1942-1996)
  • Mela Husnî Hezîn (1943-…)
  • Mela Mudrikê Godişkî (1943-…)
  • Mela ‘Îmadeddîn Reşpojan (1944-…)
  • Selaheddînê Gimgimî/Serda (1945-1967)
  • Mela ‘Arifê Dêrsilavî (1945-…)
  • Zeynel Abidîn Amedî/Çiçek (1946-2020)
  • Abdulmecit İliş/Mela Ebdulmecîdê Gulordî (1948-…)
  • Se’îd Yûsif (1948-…)
  • Mela Îbrahîmê Tetwanî (1949-…)
  • Mele Telheyê Şerefkî (1950-…)
  • Mele Süleyman Kurşun (1952-…)
  • Silêman Kurşun/Belegewrî (1953-)
  • Mela Ebdulletîfê Berwarî/Özalp (1954-…)
  • Mele Ehmed Yalar (1954-…)
  • Seyîd Molla Abdurrahman Veledî Hemze (1954-…)
  • Mela Muhammed Gulnar/Mîrê Zirav (1955-…)
  • Mela Zahid Zeherî (1958-…)
  • Mele Ebdurehîm Behmûrî/Înanç (1959-…)
  • Mela Mehmûd Tîruwayê/ Mehmûd Gündüz (1965-…)
  • Abdulhakim Koçin (1965-…)
  • Mela Nîzamedîn/Yakışıklı (1967-…)
  • M. Burhan Hedbî (1976-…)
  • Mela Ebdullahê Qursincî (?-1991)
  • Mela Ebdulkerîmê Tetwanî (ö.2000?)
  • Şêx Se’îd Zahid Cizîrî/Meczûb
  • Mîrê Zirav/Mela Mihemed Gulnar
  • Hasan Hüseyin Çevik
  • Mela Mehmûdê Qultikî
  • S.M. Hesîb Haşimî Bêcirmanî
  • Mele Ubeydullah Bêkes/Qarxûn
  • Perîşân
  • Mela Henefî İnalî.

 

Soranî Lehçesi:

  1. yüzyıl (1700-1800):
  • Şêx Muhammed Nodeyî (1733-1838)
  1. yüzyıl (1800-1900):
  • Nalî (1800-1877)
  • Salîm (1805-1869)
  • Kurdî (1812-1850)
  • Keyfî (1814-1883)
  • Hecî Qadirî Koyî (1816-1897)
  • Mehwî (1831-1906)
  • Şêx Riza Telebanî (1837-1910)
  • Ebdullayî Celîlzade (1834-1908)
  • Exter (1839-1888)
  • Sanî (?-1906)
  • Nihanî (1865-1934)
  • Menfî (?-1921)
  • Fayeq (1806-1889)
  • Herîq (1856-1909)
  • Ahî (1845-1906)
  • Mela Hemdûnî Xwêr (1861-1917)
  • Seyîd Ehmedî Neqîb (1863-1910)
  • Tahîr Begê Caf (1878-1918)
  • Mîrza Xefûr (1870-1938)
  • Hemdî (1878-1936)
  1. yüzyıl (1900-2000):
  • Safî (1873-1942)
  • Sabîrî (1882-1944)
  • Şaho (1882-1971)
  • Şêx Mehmûd (1884-1956)
  • Fuad (1892-1925)
  • Şakîrê Mecrûm/Şakîr ‘Ebdulezîz Mihemed ‘Ebdulemîr (1894-1957)
  • Ehmed Muxtar Caf (1897-1935)
  • Çirustanî (1890-1963)
  • Nasîh (1898-1986)
  • Remzî (1902-1976)
  • Mihrî (1903-1942)
  • Deştî (1909-1957)
  • Muxlîs (1910-1985)
  • Herdî (1922-…)
  • Hesîb Qeredaxî (1929-1997)
  • Bêbeş (1932-1998)

 

Kırmanckî/Zazakî Lehçesi:

19.yüzyıl (1800-1900):

  • Mela Ehmedê Xasê (1867-1951)

20.yüzyıl (1900-2000):

  • Osman Efendiyo Babij
  • Mela Mehmet Demirbaş (1935-)
  • Mela Mehemedê Elî Hunî
  • Molla Muhammed Muradan
  • Molla Kamil Pueği
  • Bilal-Feqi Çolik
  • Molla Abduazîz Bekî (1945-…)
  • Mala Abdulqadırê Muşekî (1968-…)
  • Mela Faruq Baynalî (1972-…)
  • Mehmet Akîf Demîr (1978-…)

 

İlginizi Çekebilir

Kerkük Valisi’nden Irak ordusuna rest: Askerler burada kalmayacak
Ali Engin Yurtsever:  Ulusal Birlik mi Kürtlerin Birliği mi? -1

Öne Çıkanlar