Nurullah Alkaç: Kürdçenin İlk Yazılı Örnekleri

Yazarlar

Onuncu asırdan sonra Kürdlerin kullandığı dil/lehçe/ağız ve aşiret söylem farklılıklarına dair tasnifler görülmeye başlanmıştır. Kürtçe kelime ve cümleler de 11. asırdan itibaren Kürtçe dışındaki kaynaklarda  görülmektedir. Ayrıca 1500 itibariyle genelde 4/5 temel lehçe ve  bunlar altında sıralanan şive ile ağızlar sınıflandırmaları yapılmıştır. Gerçek anlamda, Kürdlerin yaşadıkları bütün coğrafî düzlemlerdeki söylem ve yazılı materyallerin araştırma konusunun yoğunlukla yapılması da ancak 2010 sonrasında olmuştur. Daha önceki süreçlerde yapılan çalışmalar çok da dil bilimsel özellikler taşımamaktadır.

Yaklaşık otuz yıldır Hint-Avrupa dilleri üzerinde çalışan Beyhanî Şahîn (1969-…) Kürtçe’nin tarihsel sürecini şu şekilde belirtmiştir (Bîrnebûn, Sayı:81, 2021 ss:72-79; Kovara Philosophia Kurdî sayfası):

  • Orta Kürtçe (MÖ-500 ile MS 1000)
  • Eski Kürtçe (MÖ 1000-500)
  • Proto Kürtçe (MÖ 1800-1000)
  • Proto Îranî (2000-1800)
  • Proto Arî (MÖ 3000-2000)
  • Proto Hint-Avrupa ( MÖ 4000-3000).

Şahîn’e göre günümüzde konuşulan bütün Kürtçe lehçeler Orta Kürtçe’den başlayarak varlık göstermişlerdir. Son dönemde akademik dergilerde yayınlanan onlarca makalede, İran coğrafyasında, İslam öncesi süreçlerde yazı dili olarak kullanılan ‘Pehlevice’, ‘Partça’, ‘Avesta’ ve ‘Soğdça’ dillerindeki kelimeler ile Kürdçenin lehçeleri arasındaki benzerliklere dikkat çekilmektedir. Bu araştırma sonuçlarına göre, en uzak ihtimalle Kürdçe bu dillerin varlık göstermiş olduğu zaman diliminde yaşamış ve bu dillerden kelime almıştır ya da bu diller Kürdçe’nin İslâm öncesi süreçteki bir aşamasını teşkil etmiştir. 

İslam Sonrası Kürdçe’nin İlk Örnekleri:

Hicrî 324/m.935-6 yılında Şaho dağında (Senendac) doğan Bawe Serhengê Dewdanî’nin (ö.1007) Yarsan inancı içerikli Goranî lehçesindeki şiirleri en eski İslam sonrası Kürd şiiri kabul edilmektedir. Sadik Sefizade Borekeyi’nin (1322-1402/1943-2023) “Kürd Edebiyat Tarihi” isimli eserine göre, Şahabeddin Sühreverdî el-Maktûl (H. 549-587/ M.1155-1191) Hewramî lehçesiyle şiir yazmıştır.

Goranî Lehçesi Kurmancî Lehçesi Türkiye Türkçesi
Serheng dewdan serheng dewdan
Ez ke namêmen serheng dewdan
Çeny êrmanan megêlim ne herdan
Mekoşim pey ol Kordan
Serhang Dawdan ,….
Navê min ku serheng Dawdane
Bi hevalên xwe re li herderî digerim
Ji bo zîndî kirina ola Kurdan xebat dikîn
Serhang Dawdan
Benim ismim ki Serheng Dawdan’dır
Arkadaşlarımla her yeri geziyorum
Kürd dinini canlandırmak için çalışıyoruz

Halis Dede tarafından 2025 yılında yayınlanan bir makalesine göre (Artuklu Kurdology, 20, 2025, ss:45-66) Kürdçe olduğu yüksek ihtimal olan “Başok”, “Benc/Beng”, “Bez/Bezi-n/Bezandin/Beza-”, “Birêde”, “Bostan”, “Gasin/Gêsin/Gîsin”, “Gizêr”, “Gurbiz”, “Gûre/Gore”, “Gûz/goz/gwiz”, “Jinziyan”, “Pirzax”, “Piçe/Piçûk/Biçûk”, “Şeşreng” ve  “Xiyar” kelimelerin İslam sonrası Arapça metinlerine girdiği ve bunların Arap sözlükçüleri tarafından da “başka bir dilden/mu‘arreb” olarak nitelendirildiği belirtilmiştir. Araştırmalar, Firdewsî’nin (940-12020) 977-1010 yılları asında yazdığı “Şehnâme” isimli Farsça eserinin içerisinde Kürdçe kelimelere rastlandığını ortaya koymaktadır. “Vir”, “Kakoy”, “Gupal”, “Tav”, “Lav”, “Patfuz”, “Tash” gibi kelimeler bunlardan birkaçı (Safore Ramshini & ; ‘Investigation of Turkish, Kurdish and Lurish words in Ferdowsi’s Shahnameh,  Journal of Advenced, 2020, ss:118-120). Muhammed el-Îdrîsî’nin (ö.1165) “Kitâb al-ğâmi‘ li-sifât ‘ashtâr al-nabât wa-durûb ‘anwâ al-mufrdât” isimli kitabında 34 tane Arapça kelimenin eşanlamlı Kürdçe (Arapça orijinal metinde Kurdî/el-Kurdî) karşılığı verilmiştir. 

Arapça orijinal İstanbul Fatih Kütüphanesi’ndeki (MS Fātiḥ 3610, 13.yy.da istinsah edilmiştir) yazmanın 147a, no. 247 sayfasında Arapça ‘Na‘na (Türkçe nane) kelimesinin karşılığı olarak Kürdçe  ‘Pung’ belirtilmiştir. Kaynak: Hamdad Arwandî. 2025.

Yakut Hamevi’nin (1178-1229) “Mucemü’l-Buldan” isimli eserinin İstanbul Fatih Kütüphanesi’ndeki yazma nüshasında Enuşirvan Zarir Bağdadî’nin “Kürdler” ve “Erbil” şehri hakkında yazdığı şiirinde Kürdçe kelimeler de bulunmaktadır. 

Yakut Hamevi’nin (1178-1229) “Mucemü’l-Buldan” isimli eserinde içinde Kürdçe kelimelerin de bulunduğu şiire ait sayfa. 

“Öldü işte Kürt köyünde doğan anam/Dünyadaki herkes bu yoldan gidecek” diyen  ve şiirlerinin bir kısmının o dönemde Azerbaycan coğrafyasında kullanılan Kurmancî’nin bir ağız versiyonu olduğu ortaya çıkan Nîzam-ı Gencevî’yle (1141-1209) beraber Sadîyî Şîrazî’nin (1210-1292) aşağıdaki beytinde;

 “Geh be Tazi astini ber men zened gûyed ‘Te’al!’ 

  Geh ve Kordî gûyedem ‘Borê nişîne w nan were” 

şeklinde Kürdçe bir cümle geçmiştir. 

Moğol tarihçisi Kâşânî’nin (ö.1336) “Tarih-i Olcayto”sunda ‘Kürdistan’da birkaç yıl kalıp ‘Kürd dilini ve lehçesini öğrenen’ bir adamdan söz edilmektedir. 1400 itibariyle Avrupalı seyyahların eserlerinde de Kürdçe konuşan Ermenî, Süryani unsurlara değinildiği görülmektedir. Kürdçe sadece Kürdlerin değil, Kürdlerle yaşayan Süryani, Ermeni, Yahudi topluluklarının konuşma dili, kimi zaman da kendi alfabeleriyle oluşturdukları veya dinî mekanlarında icra ettikleri sözlü-yazılı ana veya ikinci dil konumundaydı.

Mewlana Ebû Îshak Hallacı Şîrazî’nin (h. 840/ö.1427) “Dîwân-ı Et’ime”sinde Kürdçe’nin Lurî lehçesiyle yazılan 22 beyitlik şiiri bulunmaktadır. 

Mewlana Ebû Îshak Hallacı Şîrazî’nin (h. 840/ö.1427) “Dîwân-ı Et’ime”sinde Kürdçe’nin Lurî lehçesiyle yazılan 22 beyitlik şiiri. Bu şiir, Mîrza Habîb-i Îsfahanî’nin İngiltere Müzesi’nde bulduğu h.970/1562-3 tarihli yazmanın İstanbul Galata’daki Ebûzzîyâ Matbaası’nda h.1302/1884-5 yılında yayınladığı “Dîvân-ı Et‘ime-i Mevlânâ Ebû İshâk Hallâc-i Şîrâzî” isimli kitabın yirminci (20) sayfasında bulunmaktadır.

Ermenistan’ın ‘Matanadaran Koleksiyonu’nda (no:7117, folio 144b) bulunan ve 1430-1446 yılları arasında orijinalinden kopya edilen Ermenice yazmada; Arapça, Farsça, Türkçe, Yunanca, Süryanice, Gürcüce yazılan dua metninin ‘Med (Maroc)’ biçimine ( Pakij xudê, pakij zehm/pakij vêmerg, koy hatî/xaçê, jikir me rehmetê me. Günümüz Kürtçesi: Pakê Xweda, Pakê Qadir/Pakê Nemir, mirin adi xaçê de ku hat/Xweda bi me bê rehmê) de yer verilmiştir. 1938 yılında yazdığı makaleyle yazmayı tanıtan Akaki Shanidze, Medce olduğu belirtilen metnin Kürtçe olduğunu söylemiştir1. İtalyan Lorenzo Hervás y Pandoro (1735-1809) seri olarak yayınladığı ‘Idea dell’Universo’ isimli eserinin 1785 tarihli “Origine formazione meccanismo ed’armonia dell’idiomi” başlıklı 18. cildinde kendi zamanında İran’da konuşulan ve Pehlevice’den farklı olan Med dilinin bulunduğunu not etmektedir.

Sultan Sehak (1270-1400) tarafından Goranî/Hewramî lehçesinde yazılan 200 sayfalık  “Serencam/Hazinenin Kelamı (Sîtav Yay, 2021)” isimli derlemesinde geçmişleri 800’e kadar uzanan Kürd şairlerinin Goranî lehçesindeki şiirleri bulunmaktadır. Kürd şair Qimizî/Şaweîs Qulî (1407-1514) de Kürdçenin Gorani lehçesinde yazdığı şiirinde Kürdlüğüyle övünmüştür:

Esilmen ce Kurd, esilmen ce Kurd

Ba bom Kordenan, esilmen ce Kurd

Min ew şêrenan, çeny desty Kurd

Silsiley sipay, zehak kerdim hwrid

Şükrî-yi Bidlîsî (ö. 1531?) “Selîm-nâme”sinin sonunda kendini överken Kürtçe, Ermenice ve Hintçe dâhil altı dilde gazel söyleyebildiğini belirtir (1995: 388). Ancak bu çok dilli şiirleri henüz bulunamamıştır. Gelibolulu Âli (ö. 1600) 6 dilli şiirinin bir mısrasında Kürçeye şu şekilde yer vermiştir:

“Kürd olan velvele ile bunı ḭrād eyler

 Dekojim tā tu bizānḭ dirivḭ men tu biyār

 Arnavudlar ġażab ile atılup üstüme dir

 Taḳo ti Boġa ya merkezḭ ʿulūfe di-totviyār ”.

Peter J.A. Lerch (1827-1884) 1858 yılındaki “Forschungen über die Kurden und die iranischen Nordchaldäer (Sankt Petersburg, 1858)” çalışmasının ‘Önsöz’ünde Jacob Jonas Björnstahl’in (1731-1779) 1778 yılında İstanbul Galata’da bulunan Polonya kökenli Dominikan rahibi Raphael Zerowinsky ile yaptığı görüşmeyi alıntılar. Jacob Jonas; gerek Kürdistan Kürdleri’nin gerekse Eski Medya Kürdleri’nin Müslüman olup Kürdçe konuştukları bilgisini vermektedir. Rahip Raphael, J. Jonas’a şu bilgiyi vermiştir: Kendisi Musul/Ninova’da bulunduğu sırada (18.yy’da), üç Dominikan rahibi haritalı bir şekilde İtalyanca olarak ‘Kürdistan Tarihi’ni kaleme almış ve Roma’ya göndermişlerdir. Rahipler Kürdlere dair bilgilerini; elinde yedi yüz-sekiz yüz yıllık Farsça belgeler bulunan Zaxolu Beram’dan almışlardır. Rahipler ayrıca Kürdçe (Arap Alfabesi’ne dayalı)-İtalyanca Sözlük de hazırlamışlardır. 

17.yy.da yaşayan Sakızlı İsa Efendi’nin (ö.1649) 1630’larda yazdığı “Nizâmü’l-Edeviye (TÜBA Yayınları, 2019)” isimli tıp/ilaç kitabında en az 30 tane Kürdî kelimenin varlığına şahitlik edilmektedir. Evliya Çelebi’nin (1611-1682) “Seyahatnâme”sinin dördüncü kitabında; Cizre yöresinden anonim bir Kürtçe semai, İmadiye bölgesinden Molla Ramazan-ı Abbasiyân’ın Kürtçe âşıkane bir gazeli  ve ayrıca Evliya Çelebi’nin Kürtçenin farklı lehçelerinden derlediği küçük bir sözlük bulunmaktadır.  Louis Picques (1637–1699) 1680 yılında yazdığı Grekçe, Arapça-Türkçe-Kürdçe çok dilli sözlüğündeDialogues grec vulg., arabe, turc, curde, etc (Paris, BnF, MS Arabe 4365. URL: https://gallica.bnf.fr/ark:/12148/btv1b110037513.)” 98 adet isim soylu ve 20 tane de çekimli Kürdçe fiile yer vermiştir: zar, zik, bir-, tirî, şîr, sêv, sar, pîvaz, pîr…(kaynak: Hemdad Arwandi, 12/2/2026).

Erzurumlu İbrahim Hakkı (1703-1780) 1077/1764 yılında yazmış olduğuNebzetün Min Luğati Elsineti’s Selâse” isimli Arapça-Farsça-Türkçe sözlüğünde “Mij (sis)”, “Zebeş (Karpuz)”, “Garis (mısır)”, “Honik (Serin gölgelik)”, “Pûş (Ot çöpü)”, “Berx (Kuzu)”, “Dereng (Geç)” gibi birkaç Kürdçe kelimeye de yer vermiştir (Zafer Onur, 2019, ss:45-6).

1745 yılında yayınlanan kitapta 1666 yılında Jeollemus Siman tarafından yazılan Kürdçe İncil’in yayınlandığı belirtiliyor. (Kaynak: Ala Avdi Pasha)

Mela Elî Teremaxî’nin (1591-1653) 16/17.yy.da kalame aldığı Kürdçe gramer kitabı “Tesrîfa Teremaxî” kitabından bir sayfa. 

Mela Yûsufê Helqetînî’nin(ö. 1791) “Tesrîfa Kurdî’ isimli eseri.

Mela Yûsufê Helqetînî’nin(ö. 1791) “Zûrûf’ isimli eseri. Almanya: Ms. or. Quart. 1134

Mela Yûsufê Helqetînî’nin(ö. 1791) “Terkîb’ isimli eseri. Almanya: Ms. or. oct. 1206

 

İlginizi Çekebilir

Ali Engin Yurtsever: Diaspora ve Mültecilik-2
Bayram Ayaz: Beşdar bûna Abdî û Ahmed a Konferansa Munihê serkevtineke dîrokî yê

Öne Çıkanlar