Rojin Kabaiş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisiydi. Üniversitenin kampüsünde kayboldu. Rojin’in en son görüldüğü yerde kamera yoktu ya da kamera kayıtları yok edildi. Kaldığı resmî yurdun yönetimi, ailesine haber vermedi. Rojin’in kaybolduğuna dair ailesine bilgi verme gereği bile duymadılar.
Valilik, olaydan dokuz gün sonra bir açıklama yaptı: “Rojin Kabaiş intihar etmiştir.” Ancak intihar ettiğine dair hiçbir somut bulgu yoktu. Valiliğin, Kabaiş’in babasına “Kızınız intihar etti” diyerek baskı yaptığı, “Konuyu kapatın” dediğini bizzat baba Kabaiş söyledi. Rojin’in öğrencisi olduğu YYÜ (Yüzüncü Yıl Üniversitesi) herhangi bir açıklama yapmadı.
Yurt yönetimi sessiz kaldı. Üstelik Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin şüphelerini dile getiren sosyal medya paylaşımları, mahkeme kararıyla engellendi. Ailesi “şüphe” dedi. Dosyada eksikler olduğunu söyledi: DNA analizleri, otopsi raporları, tarih tutarsızlıkları…
Ancak kimse bu iddiaları dikkate almadı. Dosyaya gizlilik kararı konuldu. Avukatlar dahi dosyanın esasına erişemedi. Tüm bunlara rağmen DEM Partili Büyükşehir Belediyesi, Kadın Yaşam Merkezi’ne “Rojin Kabaiş” ismini verdi. Ancak valilik bu karara karşı çıktı. Gerekçe olarak şunları öne sürdü: “Anayasa’ya, mevzuata, genel ahlaka aykırı. Ayrımcılığa yol açabilir. Çirkin, müstehcen, gülünç isimler konulamaz.”
Katledilen Rojin’in ismi, Van valiliğine göre anayasaya aykırı, ayrımcı ve gülünçtü. Ayrımcılıktan kasıt, Rojin’in isminin Kürtçe olması mıydı? Bu kadar kusur ve ihmalin tesadüf olamayacağı açık. Ortada ilmek ilmek işlenmiş bir cinayet ve sonrasında yürütülen bir delil karartma operasyonu var. Baba Nizamettin Kabaiş’in ısrarı, direnci olmasaydı eğer belki de bu cinayet çoktan Sümen altı edilmişti.
Şimdi tüm bunları yapanlar, Rojin cinayetini aydınlatabilir mi? Bir yıl boyunca Rojin’in ismine, hakkında yapılan bir paylaşıma bile tahammül edemeyenler bu cinayeti aydınlatır mı? Rojin’in cesedi, sözde tüm aramalara rağmen bulunamadı ya da bulunmak istenmedi. 18 gün sonra, köylüler tarafından tesadüfen bulundu.
18 gün boyunca bu imkânlarla Rojin’in cesedini bulamayanlar, katili nasıl bulsun ya da neden bulsun? Genel kamuoyunun da düşündüğü gibi, Rojin cinayetinde organize bir kötülük söz konusu.
Kentte yaşayanlar Rojin’in nüfuzlu kişiler tarafından öldürüldüğünü düşünüyor — ve bu düşüncelerinde haklılar. Rojin’in kaybolduğu ilk günden, cesedinde iki farklı erkeğe ait DNA bulunduğu son güne kadar bu olay “şüpheli ölüm” olarak anıldı.
Artık herkes bunun bir cinayet olduğuna emin. Yapılması gereken tek şey cinayetin derhal aydınlatılması ve suçluların yargı önüne çıkarılmasıdır. Biraz vicdan, biraz utanma duygusu… Çok şey mi istiyoruz.










