Bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, İstanbul Çatalca Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan yabancı uyruklu bir kadının, kötü muamele nedeniyle intihar ettiği iddialarına ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya, “Geri gönderme merkezlerinde yaşanan intihar ve kötü muamele iddialarının bağımsız ve şeffaf bir biçimde soruşturulması için hangi adımlar atılmaktadır? İntihar vakalarının tekrarının önlenmesi için Çatalca Geri Gönderme Merkezi başta olmak üzere tüm geri gönderme merkezlerinde ne gibi önleyici tedbirler alınacaktır” diye sordu.
Yeneroğlu, İstanbul Çatalca Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan yabancı uyruklu kadının, “burada gördüğü kötü muamele, baskı ve kötü yaşam şartları üzerine çarşafla kendini asarak yaşamına son vediği iddiasına” ilişkin Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Yeneroğlu’nun önergesinde şu ifadeler yer aldı:
“İddialara göre hayatını kaybeden kadına ilişkin olayın gerçek nedenini gizlemek amacıyla, görgü tanıklarına kadının psikolojik sorunları olduğu yönünde zorla ifade tutanağı imzalatılmıştır. Ayrıca aynı merkezde iki kişinin daha intihar teşebbüsünde bulunduğu, olayların ardından merkezin giriş-çıkışlarının kapatıldığı, telefon görüşmelerinin kısıtlandığı ileri sürülmektedir. Öte yandan Çatalca Geri Gönderme Merkezi’nde göçmen ve sığınmacıların sistematik biçimde kötü muameleye maruz bırakıldığı, kanser, hepatit-c gibi ağır hastalıkları bulunan kişilerin hastaneye erişim haklarının keyfi biçimde sınırlandığı, tarihi geçmiş gıda ürünlerinin verildiği, sağlıklı beslenme ve hijyen koşullarının sağlanmadığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır.
Ayrıca merkezde geri gönderme evraklarını imzalamak için baskı yapıldığı, şiddet uygulandığı ve itiraz edenlerin yemek, yatak ve sabun gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılarak cezalandırıldığı belirtilmektedir. Geçtiğimiz aylarda ise Çatalca Geri Gönderme Merkezi’nde kalan kadınların kötü muamele ve yaşam koşullarını protesto etmesi üzerine çevik kuvvetin müdahalesiyle coplandığı ve işkence gördüğü iddia edilmiştir.
“Devletin gözetimi ve sorumluluğu altında bulunan kişilerin yaşam haklarının korunması hukukun gereğidir”
İddialara ilişkin İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada bir kişinin yaşamını yitirdiği doğrulanmış ancak diğer iddialar hakkında kamuoyunu tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu vahim iddialar, geri gönderme merkezlerinde tutulan kişilerin yaşam haklarının korunması, fiziksel ve psikolojik sağlıklarının sağlanması, barınma ve sağlık koşullarının insan onuruna yakışır şekilde temin edilmesi konularında ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bilindiği üzere, devletin gözetimi ve sorumluluğu altında bulunan kişilerin yaşam haklarının korunması, işkence ve kötü muamele yasağına maruz bırakılmamaları ulusal ve uluslararası hukukun bir gereğidir.”
“Bu husus hakkında Bakanlığınızca soruşturma yapılmakta mıdır?”
Yeneroğlu, önergesinde Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:
“Çatalca Geri Gönderme Merkezi’nde bir kadının intihar ederek yaşamını yitirdiği iddiası doğru mudur? Doğru ise olayın nedeni, meydana geliş şekli, tarihi ve saati nedir? İntihar olayına, iddia edildiği gibi personelin yetersiz veya gecikmeli müdahalesi söz konusu olmuş mudur? Bu konuda idari ve adli bir soruşturma başlatılmış mıdır? İntihar olayının görgü tanıklarına, olayın gerçek nedenini gizlemek amacıyla zorla ifade tutanağı imzalatıldığı iddiası doğru mudur? Bu husus hakkında bakanlığınızca bir soruşturma yapılmakta mıdır? Aynı merkezde iki kişinin daha intihar girişiminde bulunduğu iddiası doğru mudur? Çatalca Geri Gönderme Merkezi’nde, son beş yıl içinde kaç intihar ve intihar teşebbüsü yaşanmıştır? Geri gönderme merkezlerinde yaşanan intihar ve kötü muamele iddialarının bağımsız ve şeffaf bir biçimde soruşturulması için hangi adımlar atılmaktadır? İntihar vakalarının tekrarının önlenmesi için Çatalca Geri Gönderme Merkezi başta olmak üzere tüm geri gönderme merkezlerinde ne gibi önleyici tedbirler alınacaktır? Geri gönderme merkezlerindeki kötü muamele, baskı, şiddet ve işkence iddiaları hakkında hangi somut önlemler alınmıştır? 2020-2025 yılları arasında Çatalca Geri Gönderme Merkezi başta olmak üzere tüm geri gönderme merkezlerinde görev yapan personel hakkında kötü muamele, baskı, şiddet ve işkence iddiaları nedeniyle kaç adli ve idari soruşturma açılmıştır? Bu soruşturmaların kaçı sonuçlanmış, kaçı disiplin cezası veya yargı kararı ile neticelenmiştir? Kanser, Hepatit-C gibi ağır hastalıkları bulunan kişilerin hastaneye sevklerinin keyfi olarak engellendiği iddiası doğru mudur? Geri gönderme merkezlerinde sağlık hizmetlerine erişim nasıl sağlanmaktadır? Merkezlerde psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve tercüman kadroları düzenli olarak istihdam edilmekte midir? Geri gönderme merkezlerinde tutulan kişilerin yaşam, sağlık ve insan onuruna yakışır koşullarda barınma haklarının temini, sağlıklı gıdaya erişimlerinin sağlanması ve hijyen standartlarının ulusal ve uluslararası standartlara uyumunu sağlamak amacıyla hangi denetim ve izleme mekanizmaları işletilmektedir?”
/anka/








