Yunus Behram: Bölgesel anlatı mühendisliğine karşı Kürt birliği

Yazarlar

Günümüzde çatışmaların sadece silahla değil, medya ve anlatıların inşasıyla da yönetildiği bir dünyada, Rojava’daki Kürt meselesi, halkların güç dengesindeki bariz eşitsizliklere rağmen kendi gündemlerini yeniden dayatma kapasitesinin canlı bir örneği olarak öne çıkıyor.

Bölgesel değerlendirmelerde değişim

Önceki dönemlerde, özellikle bazı uluslararası aktörlerin önceliklerinin değişmesinin ardından, Rojava’daki Kürt meselesinin hızla gerileyeceği düşünülüyordu. Ancak bugün bu mesele, hem Şam hem de Ankara için gerçek bir politik endişe kaynağı haline gelmiş durumda.
Hızlı bir çözüm umudu gerçekleşmedi; aksine, daha karmaşık bir gerçeklikle karşılaşıldı.

Kürt evinin yeniden düzenlenmesi

Bu değişimdeki temel faktörlerden biri, Kürtlerin kendi içlerini hem politik hem de medya alanında yeniden düzenlemeyi başarması ve asgari düzeyde ortak anlayış geliştirmesidir.
Bu durum, Amed’den Hewler’e, Süleymaniye’den Rojhelat ve Qamişlo’ya kadar Kürt pozisyonlarının yakınlaşmasında kendini gösterdi ve coğrafi ayrılıkların siyasi koordinasyonu engellemediği mesajını verdi.

Kürt diasporası da bu meseleyi uluslararası alana taşımada önemli bir rol oynadı; insan hakları çalışmaları ve medya ile parlamenter kurumlarla kurulan iletişim sayesinde tek bir anlatının tekelini kırmayı başardı.

Barışçıl gösteriler ve bilgi engellerinin aşılması

Barışçıl gösteriler ve Kürt halkının desteği, Rojava’nın güvenlik meselesi olarak değil, hak, kimlik ve siyasi temsil meselesi olarak yeniden görünür olmasına katkı sağladı. Bu hareketler, basit olmalarına rağmen ve güçlü bölgesel medyayla rekabet içinde olmalarına rağmen medyada kayda değer bir etki yarattı.

Kahraman inşası ve medya imparatorlukları

Tüm bunlar, Türkiye ve Körfez’in geniş politik ve medya desteğine rağmen gerçekleşti. Tam teşekküllü medya imparatorlukları, Colani’yi ya kaçınılmaz bir figür olarak ya da yeniden işlenmiş bir kahraman olarak sunmak için seferber edildi ve bölgesel sahneyi kendi ölçülerine göre yeniden şekillendirmeyi amaçladı.

Dedikoduların çirkinliği, yaygın dezenformasyon ve Arap medyasının bilinçli çarpıtmasına rağmen Kürt meselesi, göz ardı edilemeyecek bir politik ve medya zaferi elde etti.

Kahraman yaratma ve terörün yeniden sunulması

Bugün, Kürtlerin medya ve kamuoyundaki varlığı artarken, Türkiye ve Körfez’in yeni bir strateji üzerinde düşündüğü görülüyor: Colani’yi “DAİŞ ve terörle mücadele” üzerinden uluslararası bir ortak olarak sunmak.

Bu strateji yeni değil; bilinen bir modelin parçası:

Sınırlı bir askeri müdahale, yoğun medya kapsamı, hazır İngilizce anlatılar ve insan hakları ihlalleri ile Arap olmayan halkların, özellikle Kürtlerin haklarının bilinçli olarak gölgede bırakılması.

Rekabet eden anlatılar

Buna paralel olarak, bölgesel medyanın ilgisini yeniden yönlendirme girişimleri açıkça görülüyor; odak, “terörle mücadele” üzerine kaydırılıyor ve bazı yerel aktörler potansiyel partnerler olarak sunuluyor. Bu yaklaşım güvenlik açısından meşru olsa da, çoğu zaman yerel toplulukların hakları, özellikle Kürtlerin hakları gibi daha geniş meseleleri gölgede bırakıyor.

Boş tartışmalarla alanın doldurulması

Ayrıca, Türk istihbarat birimlerinin daha kurnaz bir taktik uygulayarak bazı Kürtleri – maddi çıkar ya da kişisel hırsla motive edilmiş olarak – anlamsız tartışmalara sürüklemesi bekleniyor. Bu tartışmaların amacı diyalog değil; Kürt kamuoyunu ve medyasını gerçek gelişmelerden uzaklaştırmak, özellikle yüksek politik ve medya odaklanması gereken bir dönemde dikkatleri dağıtmaktır.

Kürtlerin kaçınması gerekenler:
• Hesapsız askeri veya duygusal tepkilere kapılmamak.
• İç ihanet ve çatışmaları reddetmek.
• Medya savaşlarında araç olarak kullanılmamaya özen göstermek.

Güçlendirilmesi gerekenler:
• Düzenli ve barışçıl eylemlerin sürdürülmesi.
• Uluslararası kamuoyuna yönelik insan hakları temelli medya stratejilerinin geliştirilmesi.
• Kürt birliğinin asgari siyasi hedef olarak korunması.
• Bağımsız Kürt medyasının desteklenmesi ve güçlendirilmesi.

Rojava’nın bugün gösterdiği, Kürt meselesinin artık göz ardı edilemeyeceği ve alternatif anlatılarla marjinalleştirme çabalarının eskisi kadar etkili olmadığıdır.
Gelecek zorluk, sadece sessizliği kırmak değil; bu uluslararası görünürlüğü sürdürmek ve bölgesel istikrar ile halkların haklarını birleştiren bir anlatı geliştirmektir.

Kutuplaşma ve basitleştirici yaklaşımlardan uzak.

Kürt meselesi özünde bir çatışma meselesi değil, adil ortaklık ve siyasi tanınma meselesidir; bu da onu bugün bölgesel ve uluslararası tartışmalarda her zamankinden daha görünür kılmaktadır.

İlginizi Çekebilir

Trump: İran anlaşmak istiyor, birçok kez aradılar
Şara Putin ile görüşecek

Öne Çıkanlar