BM’den devletlere çağrı: Gazetecilere baskıya son verin

GündemMedya
🔴BM, Dünya Basın Özgürlüğü Günü mesajında devletlere gazetecilere baskıya son verme çağrısı yaptı. Af Örgütü de Türkiye’deki yetkililerden tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını talep etti.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, medyayı susturmaya yönelik çabaların endişe verici bir şekilde arttığını belirterek, devletlere gazetecilere yönelik baskılara son verme çağrısı yaptı. Türk, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından görüntülü bir mesaj paylaştı.

“Özgür basın, özgür ve açık bir toplumun oksijenidir” ifadesini kullanan Türk, özgür basının gerçeği ortaya çıkararak ve çeşitli bakış açıları sunarak şeffaf ve demokratik yönetime katkı sağladığını kaydetti.

Ancak gazeteciliğin güvensiz ve kimi zaman tehlikeli bir meslek hale geldiğini belirten Türk, “Medya çalışanları araçlarında bombalanıyor, bürolarından kaçırılıyor, parmaklıklar arkasında susturuyorlar ve işlerinden atılıyorlar” dedi. Sadece bu yıl içinde en az 14 gazetecinin öldürüldüğünü belirten Türk, gazeteciler açısından Gazze savaşında olduğu gibi çatışmalara dair haber yapmanın büyük risk oluşturduğunu vurguladı. BM yetkilisi, “Ofisim Ekim 2023’ten bu yana yaklaşık 300 gazetecinin öldürüldüğünü teyit etti” dedi.

Lübnan’daki durumun da endişe verici olduğunu kaydeden Türk, basın özgürlüğünün bulunmadığı ülkeler arasında İran, Sudan ve Meksika’yı da saydı.

Türk, uluslararası toplumun özgür ve açık medya ortamını güvence altına almak için önlem almak zorunda olduğunu vurguladı. Türk, “Devletler gazetecilere yönelik baskılara son vermeli ve gazetecileri korumak için harekete geçmeli. Gerçeğin savunanların yanında durmalıyız” dedi.

“Türkiye’de yasalar gazetecileri susturmak için araçsallaştırılıyor”

Uluslararası Af Örgütü de Türkiye’deki yetkililere, yolsuzluk iddiaları gibi kamuoyunu ilgilendiren konularda haber yaptıkları için gazetecilere uygulanan baskılara son verme çağrısı yaptı.

Af Örgütü tarafından Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde yapılan açıklamada, “Gazetecilerin yalnızca kamuoyunu bilgilendirme işini yaptıkları için haklarında ceza soruşturmaları açılmasının, ifade özgürlüğü hakkının doğrudan ihlali ve medya özgürlüğüne yönelik bir saldırı olduğu” belirtildi. “Aşırı geniş ve sorunlu yasalar ile ceza adalet sisteminin gazetecileri susturmak için araçsallaştırıldığı” vurgulanan açıklamada, örnek olarak Merdan Yanardağ, Alican Uludağ, İsmail Arı, Pınar Gayıp, Zafer Arapkirli ve Furkan Karabay’ın davaları gösterildi.

Af Örgütü, “Özgürlüklerinden yoksun bırakılan gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını” talep etti.

Açıklamada, “Türkiye yetkilileri, ceza kanununu ve adalet sistemini muhalif görüşleri baskı altına almak için vahim şekilde kötüye kullanmaya, özellikle de gazetecilerin yalnızca hayati önemdeki mesleklerini icra ettikleri için hedef alınmasına son vermeli” denildi.

“Türkiye yetkililerinin, belirli bazı ceza kanunu maddelerini, gazetecileri yalnızca mesleklerini icra ettikleri için yargı önüne çıkarmak adına araçsallaştırdığını” vurgulayan Af Örgütü, bu maddeler arasında “dezenformasyon yasası” olarak bilinen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin de olduğunu belirtti. Af Örgütü bunun yanı sıra, “Cumhurbaşkanına hakaret” ile “Türk milletini ve devletin organlarını aşağılama” suçlarına ilişkin maddelerin “gazetecilerin ifadeleri de dahil olmak üzere özgür ifadeleri susturmak için kullandığını” belirtti.

Basın meslek kuruluşları: Medya üzerinde baskı artıyor

Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü’nden (IPI) de benzer bir açıklama geldi. IPI Genel Müdürü Scott Griffen, Katolik Haber Ajansı’na (KNA) yaptığı açıklamada, bağımsız medya üzerindeki baskıların arttığını söyledi. Griffen, otoriter ve illiberal hükümetlerin küresel düzeyde yükselmesinin bu baskının artmasına neden olduğunu ifade etti. Griffen, medya çalışanlarına yönelik saldırıların genellikle cezasız kalmamasını da eleştirdi.

Brüksel merkezli Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) de örneğin devlete ait casus yazılım programları gibi araçlarla eleştirel gazetecilerin “sistematik ve benzersiz bir şekilde gözetlendiğine” dikkati çekti.

Alman Bakan: Basın özgürlüğü demokrasinin temel şartı

Almanya Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer da basın özgürlüğünün “Demokrasinin vazgeçilmeyecek temel şartı” olduğunu vurguladı. Weimer, sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülü mesajında birçok gazetecinin baskılar nedeniyle işini yapmasının imkânsız hale geldiğini belirterek, “Bu nedenle dünya genelinde baskı ve tehdit altındaki gazetecilerin yanındayız” ifadesini kullandı.

 

/Deutsche Welle/

İlginizi Çekebilir

İsrail, ABD’den iki savaş uçağı filosu alacak
Zaho: Gölete giren 3 kişi boğularak yaşamını yitirdi

Öne Çıkanlar