Analiz: Ermenistan, Rusya ile Avrupa Birliği arasında yeni savaş alanı haline geldi

DünyaGündem

Ermenistan, Haziran ayında yapılacak parlamento seçimleri için sandık başına gidecek. Ancak seçimler Avrupa Birliği ve Rusya tarafından yakından takip ediliyor. Ermenistan’ın Avrupa Birliği’ne katılma desteğinin tüm zamanların en yüksek seviyede olması, eski Sovyet ülkesinin en yakın müttefiklerinden biri olan Moskova’dan uzaklaştığının bir işareti olabilir.

Ancak bazı gözlemcilere göre, her iki taraftan da yapılacak dış müdahale, seçimlerin Ermeni halkından çalınmasına yol açabilir.

France 24’ten Kal Berjıkıan yazdı: 

Geçtiğimiz hafta Macaristan’ın Başbakan Viktor Orban’ınseçimi kaybetmesi ve yerine muhalefetin lideri Peter Magyar’ı  gelmesi nedeniyle Avrupa Birliği rahat bir nefes aldı . 

Geçen yılki Moldova seçimlerinde olduğu gibi, Macaristan seçimleri de Kremlin ve Brüksel arasında ideolojik bir savaş alanı olarak görüldü . 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in uzun süredir müttefiki olan Orban’ın yerine, AB ile ilişkileri onarmak istediğini söyleyen Magyar geçecek. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sonuçların açıklanmasının ardından , “Macaristan Avrupa’yı seçti ” dedi.

Şimdi bloğun dikkati daha doğuya, benzer bir seçim yapıyor gibi görünen bir başka eski Sovyetler Birliği ülkesine, Ermenistan’a kayıyor .  

Ancak bazı gözlemcilere göre bunun Ermeni halkı için uzun vadeli sonuçları olabilir. 

Avrupa’ya doğru bir adım 

Ermenistan’da 7 Haziran’da yapılacak parlamento seçimleri Avrupa için önem taşıyor; zira uzun süredir Rusya ile ittifak halinde olan ülkedeki kamuoyu artık Brüksel’e yöneliyor.

Seçim kampanyası resmi olarak seçimden 30 gün önce başlasa da, adaylar çoktan sahaya çıkmış durumda. 

Anketlerde şu an önde giden isim, Sivil Sözleşme Partisi’nin lideri Başbakan Nikol Paşinyan . 2018’de Kadife Devrimi’nin ardından iktidara gelen Paşinyan, Avrupa yanlısı bir kampanya ile yeniden seçilmeye çalışıyor.

En güçlü rakiplerinden biri ise Güçlü Ermenistan partisine liderlik eden Rus-Ermeni milyarder Samvel Karapetyan’dır. 2025 yılında, hükümeti istikrarsızlaştırmaya teşebbüs şüphesiyle 13 kişiyle birlikte tutuklanmıştı.

Ancak CivilNet’te siyasi analist olan Eric Hacopian’a göre, Avrupa yanlısı birkaç başka aday da var ve Hacopian, Erivan’ın eski belediye başkanı Hayk Marutyan gibi isimleri işaret ediyor.

Hacopian, “Bu çok ilginç bir seçim çünkü… eski rejime bağlı olmayan, Batı yanlısı bir muhalefetin ortaya çıkışına tanık oluyoruz,” diyor:

“Eğer gerçekten bir atılım yapıp parlamentoya girebilirlerse, bu, 2018 devriminden bu yana değişmemiş bir şekilde siyasi sistemimizi değiştirecektir.” 

Ermenistan’ın Rusya ile değişen ilişkisi 

Azerbaycan’ın bölgeyi ele geçirmesinin ardından yaklaşık 100.000 Ermeninin Dağlık Karabağ’dan göç etmek zorunda kaldığı 2023 yılından bu yana Erivan’ın Moskova ile bağları zayıfladı.

Erivan, daha önce Ermenilerin kontrolünde olan bölgeye konuşlandırılan Rus barış güçlerini, Bakü’nün askeri harekatını durdurmada başarısız olmakla suçladı.   

Ermenistan, Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’ndeki (CSTO) üyeliğini askıya aldı. Bu örgüt de NATO gibi üyeleri arasında karşılıklı koruma maddesi içeriyor. 

Hacopian, Dağlık Karabağ’ın kaybedilmesinin ardından ülke genelinde yaşanan yasa atıfta bulunarak, “Bu yara, ne kadar örtbas etmeye çalışsalar da, önümüzdeki on yıllar boyunca bu bölgeyi rahatsız etmeye devam edecek” diyor. 

Ancak Erivan, tıpkı AB gibi üye devletleri (Rusya, Ermenistan, Belarus , Kazakistan ve Kırgızistan ) arasında işgücü, mal ve sermayenin serbest dolaşımına izin veren Avrasya Ekonomik Birliği’nin aktif bir üyesi olmaya devam etmektedir.

Rusya’nın Ermenistan’ın ikinci büyük şehri olan Gümri’de de bir askeri üssü bulunuyor ve Rusça hala yaygın olarak konuşuluyor.

Güvenlik endişeleri 

Dağlık Karabağ sorunu nedeniyle Rusya artık Ermenistan’ın komşuları Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı güçlü bir koruyucu olarak görülmüyor . 

Paşinyan, partisinin seçimleri kaybetmesinin daha fazla savaşa yol açabileceğini öne sürdü. 

Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitüsü’nün (IRI) Avrupa ve Avrasya kıdemli direktörü Steve Nix’e göre, Ermeni politikacıların bu bloğa yaklaşmasının nedenlerinden biri de, bloğun “güvenlik ve refah” ile ilişkilendirilmesi.  

IRA adlı kamuoyu araştırma şirketini Şubat 2026’da  yaptığı bir ankete göre, Ermenilerin yüzde 72’si Avrupa Birliği’ne katılmayı destekliyor.

Nix, “AB çok cazip,” dedi. “Dolayısıyla Ermeni kamuoyunu barış , refah ve AB üyeliğinin garanti altına alınabileceğine ikna edebilecek her türlü kampanya … Ermenistan’ı kazanacak mesaj bu olacak.” 

Aynı IRI anketinde, Ermenilerin yüzde 29’u Rusya’yı ülkenin en büyük siyasi tehdidi olarak görürken, sadece yüzde 3’ü Avrupa Birliği’ni tehdit olarak belirtti. 

Ancak ankete katılanların yüzde 43’ü Moskova’nın Erivan’ın en önemli siyasi ortağı olduğunu belirtti. 

Güçlü Ermenistan bu tabanı kazanmaya çalışıyor ve Paşinyan’ın partisinin iktidarda kalması halinde Ermenistan’ın Rusya ile “ekonomik savaş” yaşayabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Bu ayın başlarında Putin, Ermenistan’a hem Moskova liderliğindeki ekonomik ittifaka hem de Avrupa Birliği’ne aynı anda üye olamayacağını söylemişti.

Brüksel de seçimlere müdahil oluyor 

Geçtiğimiz yılın Aralık ayında, AB’nin dış politika şefi Kaja Kallas da Ermenistan’ın birlikten yardım istediğini söylemişti . 

Kallas, “Ermenistan’da seçimler yaklaşıyor ve onlara nasıl yardımcı olabiliriz? Moldova’ya verdiğimiz gibi, kötü niyetli etkilerle mücadele etmek için benzer bir yardım istediler” diyor.

Açıklamasında “kötü niyetli etki”den açıkça bahsedilmese de, Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, Parliament Magazine’e verdiği röportajda Rusya’nın seçimlere müdahalesinin “zaten gerçekleşmekte olduğunu” söyledi.

4-5 Mayıs tarihlerinde, birlik ilk kez AB-Ermenistan zirvesine ev sahipliği yapacak ve bu zirvede Paşinyan, Ermenistan’ı von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile birlikte temsil edecek .  

‘Seçimi çalmak’ 

Ancak, Moskova ile Brüksel ve Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere Batı arasında potansiyel olarak yaşanabilecek bu ideolojik çekişme, bazı gözlemcilerde, özellikle de Ermenistan’daki Demokrasiyi Gözlemleme Uluslararası Kuruluşu’nda (IODA) endişeye yol açıyor. 

Bu örgüt, Haziran ayındaki seçimler öncesinde demokratik koşulları izlemek amacıyla kurulmuş olup, uluslararası insan hakları ve demokrasi uzmanlarından oluşmaktadır .

IODA yönetim kurulu üyesi Philippe Kalfayan, “Hem Batı’nın hem de Rusya’nın açıklamalarından kendi tercihlerini yapmaya çalıştıklarını görüyoruz ve bu kabul edilemez,” diyor:

“Ermeni vatandaşlarından seçimleri çalıyorlar ve bunun için de çok büyük miktarda para ortaya koyuyorlar.” 

Kalfayan’a göre bunun bir örneği, yukarıda bahsedilen AB-Ermenistan zirvesidir; bu zirvenin seçimlerden sadece birkaç hafta önce gerçekleşmesi, halka AB’nin Paşinyan’ı desteklediği mesajını verebilir. 

İnsan hakları avukatı ve IODA üyesi Sarah Leah Whitson, politikacıların ayrıca bazı partilerin ve siyasi aktörlerin Rusya ile bağlantılı olduğu iddialarını “silah olarak kullandıklarını” söylüyor:

“Hükümet, Rusya’nın etkisi veya Rusya’dan neler olabileceği konusunda endişeleri körüklüyor; çünkü bunun AB ve ABD’den mali veya başka türlü daha fazla destek getireceğini biliyorlar.”

Kalfayan, “mevcut hükümetin Rusya ile çok iyi bir ilişkisi var. Elbette (Moskova) kendilerine karşı daha az saldırgan birini tercih ederdi” diyor:

“Ancak sonuçta, hangi siyasi partiden olursa olsun, her Ermeni hükümetinin Rusya ile iyi ilişkilere sahip olması zorunludur.”

/France 24/

İlginizi Çekebilir

Japonya sallandı: 7.4’lük deprem sonrası tsunami uyarısı
İlham Ahmed: Tüm tutsakların en kısa sürede serbest bırakılması gerekiyor

Öne Çıkanlar