Amedspor’un olağan kongresini geride bıraktık. Ben de yazdım birçok kişi de yazdı, anlattı. Amedspor kongreleri artık sıradan bir Diyarbakır takımının kongresi gibi geçmiyor. Kongrede de sadece Diyarbakırlılar yok, Diyarbakırlı STK’lar ve siyasetçiler yok. Bölgenin her yerinden katılımcılar vardı. Van’dan, Mardin’den, Muş’tan, Bingöl’den, Avrupa’nın farklı kentlerinden de katılımcılar oldu. Amedspor’un kongresi bile Amedspor’un artık ne kadar beynelmilel bir takım olduğunu gösteriyor.
Kongrede yapılan konuşmalar da artık çok daha geniş kitleleri ilgilendiriyor. Muhtemelen Amedspor’un kongresi ile ilgili yapılan canlı yayın birçok siyasi partinin kongre canlı yayınından daha çok izleniyor. Ben de kongredeydim ve çok iyi bir şekilde gözlemledim, konuşmaları dinledim. Süper Lig’e çıkan Amedspor’un kongresi daha kalabalık olabilirdi ama hem hafta içi olması hem de saat 18’den sonra başlaması yeterince kalabalık olmasının önüne geçti. DEM Partili siyasetçilerin çoğu oradaydı. DEM Partili Belediye Eşbaşkanlarının çoğu oradaydı. Amedspor’un eski başkanlarının çoğu oradaydı. Amedspor’un kurucu başkanı İhsan Avcı’nın hem orada olmaması, hem eski başkanlara plaket verilirken isminin anons edilmemesi ilginç bir durumdu. Aldığım bilgiye göre kendisine haber verilmemiş. Amedspor’un ilk başkanının orada olmaması bence önemli bir eksiklikti.
Konuşmalar daha çok Amedspor İstişare Kurulu üzerine oldu. Yeniden başkanlığa seçilen Sayın Nahit Eren, İstişare Kuruluna teşekkür ederek başladı, DTSO Başkanı Mehmet Kaya, İstişare Kuruluna teşekkür ederek konuşmasını sürdürdü ve iş insanlarının Amedspor’a yaptığı katkılardan bahsetti. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Doğan Hatun ise konuşmasının neredeyse tamamını İstişare Kuruluna ayırdı. İstişare Kurulunu çok merkezi bir noktaya koyan Hatun, İstişare Kuruluna yönelik yapılan eleştirilere de cevap verdi. İstişare ve Divan Kurulu Başkanı olan Metin Kılavuz da İstişare Kurulunun varlığının önemine sürekli vurgu yaptı. Birçok büyük kulübün İstişare Kurulunun yapısını merak ettiğini ve kendilerine sorduğunu belirtti.
Velhasıl Amedspor kongresi İstişare Kurulu övgüsü kongresine dönüştü. İstişare Kuruluna yönelik yapılabilecek her türlü eleştirinin de böylece önüne set çekilmiş oldu. Sayın başkanlara sorarsanız hiçbirinin niyetinin bu olmadığını söyler; ama ortaya çıkan tablo tam olarak buydu. Tabi hiçkimsenin bu hayata varlık sebebi İstişare Kurulu eleştirisi üzerine değil ama İstişare Kurulu da eletirilmeyecek kadar kutsal değil. Bu konu özellikle Sayın Doğan Hatun’un konuşması üzerinden sosyal medyada da çok konuşuldu, tartışıldı. Fotoğrafın geneline baktığımızda “Amedspor’u yöneten, kararların çoğunu alan İstişare Kuruludur” anlamı çıkıyor. İstişare Kurulunda olanlar belki bu anlamı çıkarmıyor olabilir ama dışarıdan çok net bu anlam çıkıyor. Bu durum da Amedspor yöneticilerinin ne kadar karar mekanizmasının içinde yer aldıklarını tartışmalı hale getiriyor.
İstişare Kurulunun Amedspor’a özellikle en baskıcı dönemlerde çok ciddi katkısı olmuştur, buna ben de şahidim; ama bugün gelinen süreç ve konjonktürde yapısının ciddi anlamda revize edilmesi gerekiyor. İstişare Kurulu ve paranın bu kadar çok konuşulduğu kongrede arada taraftar gruplarına da söz verildi. Ama kongrenin sonunda görüş ve öneri kısmında konuşan kimse olmadı. Salonda söz isteyen bir Amedspor üyesine de Sayın Metin Kılavuz söz hakkı vermedi. Kongrede Amedspor İstişare Kurulunu eleştirmeyi bırakın sanki konuşmasında övmeyen kişi ‘dayak yiyecekmiş’ gibi bir hava vardı.
Neyse gelelim Amedspor’a… Yeniden başkan olan Sayın Nahit Eren ise Amedspor’un iddiasından bahsetti. Amedspor’un hedefinin Avrupa Kupaları olduğunu söyledi. Nahit Başkanın yaptığı açıklamalar ve cümlelerindeki vurgular önceki dönemden çok ciddi tecrübeler edindiğini gösteriyor. Önceki dönemde yönetim kurulunda yer alan bütün yöneticileri kutluyorum. Amedspor’un şampiyon olmasında hepsinin çok ciddi bir katkısı var. Amedspor İstişare ve Divan Kurulunda yer alanları kutluyorum. Çok büyük emekler verdiler. En büyük emeği verenler yine hep geride durdular. Bu güçlü yönetimi bir araya getiren komisyonu da kutluyorum. Sayın Nesih Aktepe yayınımıza katıldığında bunun sinyallerini vermişti. Kendisinin de bu süreçte çok ciddi emeği var. Kendisini de kutluyorum. “Em tén” sloganını bulan ve her daim Amedspor için tek bir beklenti içinde olmadan mücadele eden isimsiz kahramanları da kutluyorum.
Amedspor’un değerlerini korumak için mücadele eden bu insanların verdiği her bir emek çok kutsaldır. Ön plandaki popüler işin bir de arka plandaki mutfağı var. Mutfakta Amedspor değerlerini ilmik ilmik işleyen, mücadele eden insanlar var. Ben en çok o insanların emeğini kıymetli buluyorum. Onlar her daim var olsunlar. Eleştirdiğimizde yeri geldiğinde bize de kızsınlar; ama hep var olsunlar. Onlar olmasa belki bizlerin eleştiri yapacağı sağlıklı bir ortam bile olmayabilirdi. Amedspor’da onların gölgesi bile bizlere güç veriyor, inanç katıyor. Amedspor artık sıradan bir bölge kulübü değildir. Amedspor sadece bir spor kulübü de değildir. Amedspor milyonlarca Kürt halkının başarı umududur. Dünyanın her yerinden Kürtler’in kendisini içinde hissettiği bir yapıdır.
Amedspor bugünlere kolay kolay gelmedi. Ne 3-5 iş insanının maddi desteği ne de 3-5 STK’nın sahiplenmesi değildir Amedspor’u bugünlere getiren. O 3-5 iş insanın da 3-5 STK’nın Amedspor’da çok değerli katkıları vardır. Ama asıl katkı onu sahiplenen milyonlarca Kürt ve Kürtlerin değerlerini çok iyi bilen o değerleri kimsenin aşındırmasına asla izin vermeyecek olan isimsiz kahramanlardır. Bundan sonrası için kurumsallık adımlarının çok daha sağlam atılması gerekiyor. Bundan sonra hata yapmamak için çok daha iyi düşünmek, tartışmak ve istişare etmek gerekiyor. Buradan geriye artık dönüş yoktur. Geriye dönüş için yapılacak her yanlış hamle ciddi tartışılmalı ve zihnen mahkum edilmelidir. Bu sezon Süper Lig’de bizi çok zorlu bir süreç bekliyor. Çok yeniyiz orada ve diğer kulüplerin çoğu oranın gediklisi. Yapacağımız bütçe planlamasını sadece bu sezonu değil bundan sonraki sezonları da düşünerek yapmalıyız.
En az 3 yıllık bir planlama yapılmalıdır. Sadece bu sezon için yapılacak kısa süreli bir transfer politikası Amedspor’un geleceğini olumsuz anlamda etkileyebilir. Örneğin geçen sezon başı “Aman çok yaşlı oyuncularla uzun süreli ve yüksek bütçeli anlaşmalar yapmayın” dediğimde aslında Amedspor’un Süper Lig’e çıkma ihtimalini düşünerek söylüyordum. Eğer sezon başında Süper Lig ihtimali de güçlü bir şekilde düşünülerek 3 yıllık bir planlama yapılabilseydi bugün belki de kadronun yüzde 60-70’i korunarak üzerine 4-5 transfer yapılarak devam edilebilirdi. Bu durum da Amedspor’u ekonomik olarak çok sarsmaz ve daha planlı, daha az stresli bir finansal yönetim anlayışı ortaya konulabilirdi. Süper Lig gibi yerlerde çok radikal kadrosal değişiklikler genelikle işlevsel olmuyor. Bunun en iyi örnekleri Beşiktaş, Fenerbahçe ve geçen sezon Süper Lig’e yükselen Karagümrük, Gençlerbirliği ve Kocaeli gibi takımlardır. Fenerbahçe ve Beşiktaş son 3-4 yıldır çok fazla değişiklikle ve genelikle kongre yaparak, hoca değiştirerek lige başlıyor ve genellikle de başarısız oluyorlar. Yine geçen sezon Süper Lig’e yükselen Gençlerbirliği, Kocaeli ve Karagümrük çok ciddi kadro revizyonu yaptılar ve üçü de başarısız oldu. Karagümrük tekrar küme düştü, Gençlerbirliği ve Kocaeli de ligde kalma mücadelesi verdi. Amedspor’da da radikal değişiklikler olmamalı. Başkanın devam etmesi iyi.
Eskiden Amedspor’da görev almış futbol şubede çalışmış deneyimi olan birden çok yöneticinin olması da iyi. Sportif Direktörlük olacaksa Amedspor’u çok iyi bilen biri olmalı. Hoca konusunda da macera aramak yerine Süper Lig’i ve Amedspor’u çok iyi bilen bir teknik direktör olmalı. Ekibinde mutlaka yine Amedspor’dan hocalar olmalıdır. Amedspor’da çok fazla genç futbolcu yok ama olanlar tutulmalı. Yeni alınacak oyuncularda da hızlı hareket edilmeli ama asla telaş yapılmamalı. İkinci kamp dönemine kadronun en az yüzde 80’i katılmalı. Takımın omurgasını oluşturacak olan kaleci, stoperler, 6 numara, 2 kanat ve 2 forvet transferi hızlıca bitirilmeli. Sonrasında fırsat transferler gelecektir. O zaman hızlı 2 kanat oyuncusu, teknik 8 ve 10 numaralar alınabilir. Sağ ve Sol bek ise alternatifleri ile birlikte sezon başlamadan bitirilmeli. Yani hem ligden düşme ihtimali göz önüne alınarak transfer yapılmalı hem de Avrupa’ya gidilecekmiş gibi trasfer yapılmalıdır.
Çünkü kötü bir senaryoda Amedspor’u bütçe olarak çok büyük bir enkaz bekler. Amedspor’un bu sezon en önemli konusu ise alt yapı ve akademi olacak. Çünkü bu sene Amedspor’un PAF takımı da olacak. PAF takımı maçları ile Amedspor’un maçları parelel bir fikstür ile olacak. Amedspor’un mevcut yönetiminde alt yapı konusunda çok deneyimli en az 2-3 isim var. O arkadaşların bu konuda çok ciddi çalışmalar yapması gerekiyor. Bizim seneye Amedspor alt yapısından direk A takıma çıkacak en az 2-3 oyuncu olmalıdır. Amedspor’un en önemli kurtuluşu hem finansal hem de alt yapı olarak kendi kendine yetebilen ve yetişebilen bir Amedspor’dur. Amedspor kadın takımı da geçtiğimiz sezon bir istikrar yakaladı. Oradan da bölgemizdeki Kürt gençlerini bulup oynatmak gerekiyor. İyi birkaç transfer ile birlikte ilk Avrupa kupalarına gidecek takım kadın takımımız olabilir. Amedspor ile ilgili sezon başlamadan dikkat çekmek istediğim çok önemli bir konu ise basın, medya ve sosyal medya konularıdır. Sosyal medyada çok ciddi ve tehlikeli bir linç kültürü oluşmaya başladı.
Özellikle isimsiz fake hesaplar üzerinden çok rahat bir şekilde haysiyet cellatlığı yapılıyor. Kamuoyu önündeki bazı isimler hızlı bir organizasyonla çok rahat bir şekilde yıpratılabiliyor ve değersizleştirilebiliyor. Trol hesapların sayısı hızla artıyor. Bu durum bir şekilde kontrol altına alınamazsa çok daha tehlikeli bir noktaya varabilir. Amedspor medyasında da çok ciddi sorunlar var. Bu işi layıkıyla yapan arkadaşları ayırıyorum ama birçok kişi Amedspor’a bir ayar verme, Amedspor’a isim vererek transfer yaptırma peşine düşmüş. Amedspor’da gazetecilik faaliyeti yapan arkadaşların daha etkili olması gerekiyor. Bunun için gerekiyorsa bir çalışma da yapılabilir.
Ama doğru haber yapan, gazetecilik yapan, kişilik haklarına saygılı olan kişilerin dikkate alınması ve desteklenmesi gerekiyor. Bu sezon bizler artık çok büyük kulüplerin medyaları ile yarışacağız, Amedspor’a karşı çok daha fazla organize saldırılarla karşı karşıya kalacağız. Bunun için bizlerin de çok daha etkili ve onlarla mücadele eden bir noktada olmamız gerekiyor. Bu sezon daha konuşacak yazacak çok şey olacaktır. Umarım hep başarılarımızı ve kurumsallık için atılan değerli adımları konuşuruz. Bir kez daha mevcut başkan Sayın Nahit Eren’e ve bütün yönetim kuruluna başarılar diliyorum. Hepimiz bu arkadaşlarımıza her türlü desteği vermeliyiz. Her Biji Amedspor, Tima Gel Amedspor…










