Sarıtaş: Kürdistan’da uyuşturucu, fuhuş ve kumar yaygınlaştırılıyor

DEM Parti Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Kürdistan’da artan uyuşturucu, fuhuş ve yasadışı bahis ağlarının (kumar) özel savaş politikalarının bir parçası olduğunu belirterek, gençliğin bağımlılığa sürüklendiğini ve buna karşı mücadelenin büyütülmesi gerektiğini söyledi

Kürdistan kentlerinde uzun yıllardır tartışılan özel savaş politikalarının sonuçları arasında gösterilen uyuşturucu ve fuhuş sorunu, Siirt de giderek derinleşiyor. Özellikle gençler arasında uyuşturucu kullanımının yaygınlaşması, aileler ve toplum açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendirilirken, kentte son yıllarda uyuşturucuya bağlı vakalarda dikkat çekici bir artış yaşandığı belirtiliyor.

Toplumsal dokuyu hedef aldığı vurgulanan bu sorunlara karşı etkili önlemlerin alınmaması ise kamuoyunda tepkilere neden oluyor.

DEM Parti Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş ANF’ye konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

‘KÜRT HALKINI TESLİM ALMAYA DÖNÜK POLİTİKALAR YILLARDIR DEVREDE’

Kürdistan’da uzun yıllardır sürdürülen politikaların yalnızca askeri ve güvenlik boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Sabahat Erdoğan Sarıtaş, şunları belirtti: “Bugün yaşanan birçok toplumsal sorunun temelinde özel savaş politikaları bulunuyor. Kürdistan’ın doğasından ekonomisine, kadınından gençliğine kadar toplumun bütün kesimleri sistematik politikalarla kuşatma altına alınmaya çalışılıyor. Kürt halkının özgürlük mücadelesini zayıflatmayı amaçlayan çok yönlü bir konseptin devrede olduğunu görüyoruz.

Kürdistan’da yıllardır devam eden çatışmalı süreç sadece güvenlik politikalarıyla sınırlı kalmadı. Bununla birlikte toplumu içten çökertmeyi hedefleyen birçok yöntem de hayata geçirildi. İşsizlik, yoksulluk, göç, kültürel yabancılaşma ve uyuşturucu gibi sorunlar birbirinden bağımsız değildir. Toplumsal hafızaya dönüp baktığımızda, bütün bu krizlerin ortak bir merkezden beslendiğini görüyoruz. Kürt halkının örgütlü yapısını dağıtmak, mücadele dinamiklerini zayıflatmak ve toplumu kendi değerlerinden uzaklaştırmak amacıyla yürütülen politikalar söz konusudur.”

‘GENÇLER BİLİNÇLİ OLARAK BAĞIMLILIĞA SÜRÜKLENİYOR’

Uyuşturucu kullanımındaki artışın tesadüfi olmadığına dikkat çeken Sabahat Erdoğan Sarıtaş, şunları söyledi: “Kürdistan’da uyuşturucu kullanımının geldiği boyut, sıradan bir bağımlılık sorunu olarak değerlendirilemez. Bu durum, özel savaş politikalarının en önemli ayaklarından biridir. Özellikle genç nüfus hedef alınmaktadır. Çünkü gençlik, bir toplumun geleceğidir, direncidir ve değişim gücüdür.

Gençlerin mücadele ruhunu zayıflatmak isteyenler onları uyuşturucuya, fuhuşa ve çeşitli bağımlılık ilişkilerine sürüklemeye çalışıyor. Bu şekilde toplumsal bilinç aşındırılmak, gençler kendi kimliğinden ve değerlerinden koparılmak isteniyor. Özelikle uyuşturucu, fuhuş ve yasadışı bahis ağları birbirinden bağımsız değerlendirilmemelidir. Bu politikaların temel amacı, toplumsal yozlaşmayı büyütmek ve örgütlü toplumsal yaşamı zayıflatmaktır.

Uyuşturucuya sürüklenen bir gençten geleceğe dair söz kurması ya da toplumsal sorunlarla ilgilenmesi beklenemez. Tam da bu nedenle bağımlılık politikaları özel olarak teşvik edilmektedir. Toplumun ahlaki ve kültürel değerleri hedef alınmakta, gençler bireysel çıkmazların içine itilmektedir.”

‘SİİRT’TEKİ İNTİHAR VAKALARI ENDİŞE VERİCİ BOYUTLARA ULAŞTI’

Özel savaş politikalarının yalnızca bağımlılıkla sınırlı olmadığını belirten Sabahat Erdoğan Sarıtaş, “Siirt bugün Türkiye’de intihar oranlarının en hızlı arttığı kentlerden biridir. Elimizdeki veriler son derece çarpıcıdır. Özellikle gençler arasında yaşanan intihar vakalarındaki yükseliş, toplumun içine sürüklendiği çıkmazı gözler önüne sermektedir. Bu tabloyu yalnızca bireysel sorunlarla açıklamak mümkün değildir. Gençlerin geleceksiz bırakılması, işsizlik, yoksulluk, toplumsal baskı ve özel savaş politikalarının yarattığı tahribat birlikte değerlendirilmelidir” diye konuştu.

‘HER TARAF KAMERALARLA İZLENMESİNE RAĞMEN UYUŞTURUCU YAYGINLAŞIYOR’

Sêrt’in yoğun güvenlik denetimi altında bulunan kentlerden biri olduğunu hatırlatan Sabahat Erdoğan Sarıtaş, buna rağmen uyuşturucu ticaretinin yaygınlaşmasının ciddi soru işaretleri yarattığına dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Bugün Siirt’in sokakları, caddeleri, okul çevreleri kameralarla izleniyor. Polis, bekçi ve korucu ağının son derece yoğun olduğu bir kentten söz ediyoruz. Böylesi bir denetim mekanizmasının olduğu yerde uyuşturucunun okul önlerine kadar ulaşabilmesi, başlı başına sorgulanması gereken bir durumdur.

Bu durum ister istemez göz yumma ve görmezden gelme tartışmalarını beraberinde getiriyor. Çünkü bu kadar yoğun güvenlik uygulamalarının olduğu bir kentte uyuşturucu ağlarının bu kadar rahat hareket etmesi izaha muhtaçtır.”

‘GENÇ KADINLARI HEDEF ALAN POLİTİKALAR GÖRMEZDEN GELİNEMEZ’

Kürdistan’da genç kadınların hedef haline getirildiğine işaret eden Sabahat Erdoğan Sarıtaş, “Kürt gençliğini ve özellikle genç kadınları hedef alan politikaların sonuçlarını birçok olayda gördük. Gülistan Doku dosyasında da İpek Er’de de Rojin Kabaiş olayında da kamuoyu ciddi soru işaretleriyle karşı karşıya kaldı. Bu olayların her biri toplumun hafızasında derin yaralar açtı. Kadınların ve gençlerin güvencesiz bırakıldığı, adalet beklentisinin karşılanmadığı her tablo özel savaş tartışmalarını daha da büyütmektedir” dedi.

‘AMATEM OLMAMASI BÜYÜK BİR EKSİKLİKTİR’

Bağımlılıkla mücadele konusunda sağlık alanındaki eksikliklere değinen Sabahat Erdoğan Sarıtaş, “Yüz binlerce insanın yaşadığı Siirt’te bağımlılık tedavisi yürütecek kapsamlı bir AMATEM’in bulunmaması kabul edilemez. Bu durum, bölge halkının sağlık hakkına erişimini zorlaştırmaktadır. Benzer şekilde bazı merkezlerin kağıt üzerinde var görünmesine rağmen fiilen işlevsiz bırakılması da ciddi bir sorundur.

İktidarın bu konuda adım atmasının önünde herhangi bir engel yoktur. Ancak bugünkü tablonun sorumluluğunu taşıyan da yine iktidarın kendisidir” diye konuştu.

‘MÜCADELENİN TEMELİ ÖRGÜTLENME VE BİLİNÇLENMEDİR’

Uyuşturucu sorununa yalnızca polisiye yöntemlerle yaklaşılmasının çözüm getirmeyeceğini vurgulayan Sabahat Erdoğan Sarıtaş, “Asıl çözüm toplumsal örgütlenmeden geçiyor. Biz bu meseleyi sadece bir asayiş sorunu olarak görmüyoruz. Uyuşturucuyla mücadele, aynı zamanda bir toplumsal savunma meselesidir. Toplum örgütlü olduğu ölçüde bu politikalara karşı kendisini koruyabilir.

Bu nedenle gençlerin, kadınların ve tüm toplumsal kesimlerin bilinçlenmesi son derece önemlidir. Özel savaş politikalarının panzehiri örgütlü toplumdur. Örgütlenme arttıkça uyuşturucu, fuhuş ve yozlaşma politikalarının etkisi de azalacaktır” ifadelerini kullandı.

‘UMUDUMUZU VE DİRENCİMİZİ KORUYORUZ’

Kürdistan kentlerinde uyuşturucu, fuhuş ve yasadışı bahis ağlarının ulaştığı boyutun sıradan bir toplumsal sorun olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Sabahat Erdoğan Sarıtaş, “Uyuşturucuyla mücadeleyi halkımızın özgürlük ve demokratik toplum mücadelesinin bir parçası olarak görüyoruz. Gençleri ve kadınları bu karanlık kuşatmadan çıkarmanın yolu örgütlü mücadeleden geçiyor. Toplumun bütün dinamiklerinin bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerekiyor.

Umutsuz değiliz. Halkımızın direnci, örgütlülüğü ve dayanışması bu politikaları boşa çıkaracak güce sahiptir. Özel savaş politikalarına karşı mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz” diye belirtti.

/ANF/

İlginizi Çekebilir

CHP’li Enginyurt: Milletvekilinin ziyaret hakkı engellenemez
Uçum: Bahçeli’nin seçim için önerdiğim tarihe verdiği desteğin kıymeti tartışılamaz

Öne Çıkanlar