🔴Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından alınan Özgür Özel, “Kurultay imzalarını teslim edeceğiz. Parti içi mücadeleye daha yeni başlıyoruz” dedi.
İlke TV’den Kemal Avcı’ya konuşan Özel, aynı kararla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’yla da diyaloga kapalı olmadıklarını belirtti.
Birinci önceliklerinin yeni parti kurmak olmadığını belirten Özel, buna ne zaman karar vereceklerine dair de konuştu. Ayrıca tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla yeni parti konusunda görüş ayrılıklarının olmadığını söyledi.
Özel’le söyleşinin bir kısmı özetle şöyle:
‘Ayrı parti kurmamız birilerinin A planı’
* Açıkçası bizim ayrı bir parti kurmamız, partiden ayrılmamız öyle görülüyor ki birilerinin A planı. Adalet bakanının (Akın Gürlek) iktidarın içinde temsil ettiği sayıları az ama maalesef bugünlerde güçleri fazla, etkileri fazla olan bir klik bunu planlıyor ve bunu açıkçası Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurulduğu günden sonra ilk kez yenen ekibi uzaklaştırmak, CHP’den tasfiye etmek, CHP’yi, bölmek için planlıyorlar.
* Onlar CHP’yi ortadan ikiye değilse bile iki ele gelir büyük parçaya ayırmayı planlıyorlardı. Hiç değilse yüzde 30’a yüzde 70 gibi bir şey bekliyorlardı. Sokaktaki bölünme yüzde 99’a yüzde 1’in bile üzerinde. O yüzden de bu hesap alt üstü olmuş durumda.
‘CHP’de mücadeleyi tüketmeden yeni parti yok’
* Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalmak için her şeyi yapmadan ve mücadeleyi Cumhuriyet Halk Partisi’nde sonuna kadar tüketmeden bir başka siyasi partiye gitme gibi bir niyetimiz, daha doğrusu yeni bir siyasi parti kurma gibi bir niyetimiz yok.
‘Her ihtimale de hazırlıklıyız’
* Bir baskın seçim ihtimalinde durum farklı olabilir. Süreç normal işlediğinde farklı olabilir. Bunun için biz her ihtimale hazırlıklı olmak durumundayız.
* Birinci amacımız, gayemiz, planımız partimizi bir an önce seçilmiş bir yönetime kavuşturmak. Yani bir an önce kongreyi yapmak, yaptırmak. Bu konuda bütün yollara rağmen hukuksuzca bunun yaptırılmaması durumunda diğer seçeneklerle ilgili değerlendirmeler yapacağız. Ama bu konuda böyle bugünden yarına acilci bir tutum içinde olup da bir şey yapmak durumunda değilim.
‘Parti içi mücadeleye yeni başlıyoruz’
* Sahada en çok duyduğum söz “Parti kur, arkandayız”dan daha çok duyduğum söz “Partiyi bunlara bırakma”. Bu sözler çok azalıp “Yeni parti şart” sözleri çoğalırsa sokağın sesini duymamak olmaz. Ama bugün, daha o noktada değiliz. Yarın kurultay imzalarını teslim edeceğiz. Daha yeni başlıyoruz yani parti içi mücadeleye.
‘Ekrem başkanla görüş ayrılığımız yok’
* Yeni parti konusunda Ekrem (İmamoğlu) başkanla bir görüş ayrılığımız yok. Bayramın üç günü 45 dakika bir bayramlaşma görüşmesi yaptık. O görüşmede de, hem içinde bulunduğumuz duruma ilişkin tespitlerimiz, hem ileriye dönük düşüncelerimiz birbirine çok yakındı.
* Özellikle 19 Mart yaklaşırken benim “Bir darbe dinamiği işliyor. Türkiye’nin gelecek iktidarına darbe hazırlığındalar, gelecek cumhurbaşkanına darbe hazırlığındalar” tespitim vardı. Ardından 19 Mart’tan sonra Saraçhane’deki yedi gün, devamındaki bir yıl ve özellikle 23 Mart’taki dayanışma sandığı… Ekrem başkan hep şöyle söylüyor: “Genel başkanın siyasi sezgileri, kararları çok önemli. Ona hepimiz destek olmalıyız ama en doğru karar genel başkandan gelir, eminim”. Ben dışarıdan elbette onu destekliyorum. O da bizi destekliyor ama bu mesele sadece Ekrem başkanla da konuştuğumuz, yürüdüğümüz bir mesele değil.
* Partinin bütün dinamikleriyle tartıştığımız, tüm belediye başkanlarımızla, tüm milletvekillerimizle, tüm yöneticilerimizle, partinin eski yeni tüm kadrolarıyla tartıştığımız bir sürecin içindeyiz. Ama bir fikir ayrılığından ziyade birbirine güvenen ve inanan iki yol arkadaşıyız.
‘Kemal beyle diyalog kapısı kapalı değil ama kalbimizi istiyor’
* Benim açımdan (Kemal Kılıçdaroğlu’yla) diyalog kapıları kapalı değil. Ama bir tane ön şartımız var. Partiyi kurultaya götürecek samimiyet ve dirayetin gösterilmesi.
* Bugün 32 kamu hukukçusu, profesör ve doçent, alanında Türkiye’nin en iyileri, tedbirin kurultaya engel olmadığını, aksine zorunlu kıldığını, derhal kurultaya gitmesi gerektiğini söylüyor. Bir ortak metinde de birleştiler. Aksini savunan bir tane hukukçu yok.
* Burada “Kurultay yapamam, tedbir kararı buna aykırı” demek çok büyük bir haksızlık oluyor partiye. Kendisinden beklentimiz delegenin verdiği imzaları, kurultay kararını alıp ilçe seçim kuruluna bildirdiği anda bizim bir diyalogsuzluğumuz söz konusu olmaz.
* (Kemal beyden böyle bir adım) Bekliyorum. Seçim olmaksızın partiyi yönetmeye kalkmak ya da bir yıllık bir takvim yayıp seçimlere bir yıl kaldığı için de o kongreyi de yapamayıp partiyi genel seçimlere, atanmış bir şekilde götürmeye çalışıldığında diyalog kurmak zor oluyor.
* Maalesef şöyle bir durum var: Kemal Bey bizden kurultay yapmamasına rıza göstermemizi istiyor. Bizden bir tek bunu istiyor. Başka bir şey istediği yok. Yani Kemal bey bizden yarım kilo et istiyor ama kalbimizi istiyor. Bunu nasıl verelim yani?
/Diken/










