Pope, “Kalkınma yardımlarında kesintiler gördüğümüzde, aslında insanların güvenlik ve istikrar arayışıyla yerlerini terk etmek zorunda kalma ihtimalini çok daha yüksek hale getiriyoruz. Bunu savaş nedeniyle dünyanın en büyük yerinden edilme krizinin yaşandığı Sudan gibi yerlerde gördük,” ifadelerini kullandı.
Pope, “İnsani yardıma verilen destek azaldığında, daha fazla Sudanlının güvenlik ve fırsat arayışıyla daha uzaklara yöneldiğini görüyoruz,” diye ekledi.
Başta ABD olmak üzere birçok zengin Batılı ülke ve çok sayıda Avrupa devleti son yıllarda kalkınma yardımı bütçelerinde kesintiye giderken, aynı zamanda göç politikalarını sıkılaştırdı ve sınır kontrollerini güçlendirdi.
Pope, birçok ülkenin “iç siyasi baskılara yanıt vermek için” kısa vadeli kararlar aldığını, ancak bu kararların “uzun vadede nihayetinde kendi çıkarlarına hizmet etmeyebileceğini” söyledi.
“Yardımları, insanların hareketliliğiyle insani ve onurlu biçimlerde, insanlara söz hakkı ve fırsat tanıyacak şekilde ne kadar fazla ilişkilendirebilirsek, büyük ölçekli hareketlilik modelleri görme ihtimalimiz o kadar azalır.”
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’a ikinci kez girdikten kısa süre sonra ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) tarafından yürütülen programların yüzde 83’ünü kesti. Kesintilerden önce ABD kalkınma ajansı, küresel kamu insani yardımlarının yaklaşık yüzde 42’sini yönetiyordu.
Almanya ise birbirini izleyen hükümetler döneminde kalkınma bütçesini 2022’de yaklaşık 14 milyar euro seviyesinden bu yıl 10 milyar euronun biraz üzerine düşürdü.
İklim değişikliği göçü körüklüyor
Pope, iklim değişikliğinin “dünya genelinde göç üzerinde çok büyük bir etkisi” olduğunu söyledi.
Tuvalu gibi küçük Pasifik ada devletleri yükselen deniz seviyeleri tehdidi altında bulunurken, IOM başkanına göre Filipinler’de fırtınalar nedeniyle yaklaşık 10 milyon kişinin yerinden edildiği tahmin ediliyor.
Afrika’nın çeşitli bölgeleri de uzun süreli kuraklıktan etkilendi.
Pope, iklim değişikliğinde en büyük sorumluluğu taşıyan zengin ülkelerdeki politika yapıcılara seslendi.
Evlerini terk etmek zorunda kalan insanlara daha fazla yardım sağlama çağrısında bulunan Pope, “Gelecekte daha fazla istikrar, daha fazla seçenek ve plansız göç ihtimalinin daha düşük olması için şimdi ne kadar yatırım yapmaya istekliler? Acil durumu beklemeyelim… Yatırımları şimdi yapalım,” dedi.
Pope, bazı siyasi liderlerin göç konusunda yaydığı anlatıların aksine, yerinden edilmelerin çoğunun sınır ötesinde değil, ülkelerin kendi içinde yaşandığını söyledi.
IOM’ye göre 2024 ortası itibarıyla dünyada tahmini 304 milyon uluslararası göçmen ve 700 milyondan fazla iç göçmen bulunuyordu.
Pope, “İlk aşamada insanlar kendi ülkelerinde kalır. Kaynak ya da güvenlik bulabilirlerse ülkeleri içinde başka bir yere giderler. Ardından komşu ülkelere hareket ederler,” dedi.
Pope, en çok etkilenen ülkelerin içinde destek sağlamanın “aslında çok daha az maliyetli” olduğunu ve “daha istikrar sağlayıcı bir etki” yaratacağını ekledi.
“Politika yapıcılar olarak meseleye gerçekten, en fazla hayatı kurtaracak şekilde en fazla desteği nerede sağlayabiliriz sorusu üzerinden bakmalıyız.”
/Kaynak: Euronews/













