Vladimir Putin, Nikol Pashinyan ile Kremlin’de çarşamba günü gerçekleştirilen nadir ve gergin görüşmede, Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile yakınlaşmasının Moskova tarafından tolere edilmeyeceği uyarısının ardından Rus gaz tedariki üzerinden örtülü bir tehditte bulundu.
Putin görüşmede, “Ermenistan’da Avrupa Birliği ile ilişkilerin geliştirilmesine yönelik tartışmalar olduğunu görüyoruz” dedi ve Moskova’nın bunu “tamamen sakin” karşıladığını belirtti.
Ancak Putin, “Avrupa Birliği ile Avrasya Ekonomik Birliği’ne aynı anda üye olmanın mümkün olmadığı açıkça ve dürüstçe ifade edilmelidir,” diye konuştu.
Rusya öncülüğünde 2015’te kurulan Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU), Ermenistan, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan’ı kapsıyor ve üye ülkeler arasında mal, sermaye ve iş gücünün serbest dolaşımını hedefliyor.
Kremlin’deki görüşmede Putin, Rusya’nın Ermenistan’a sağladığı gazın Avrupa’ya kıyasla “önemli ölçüde” daha ucuz olduğunu vurguladı.
Putin, “Avrupa’da gaz fiyatları bin metreküp başına 600 doların üzerinde, Rusya ise Ermenistan’a gazı 177,5 dolardan sağlıyor. Aradaki fark çok büyük,” dedi.
Azerbaycan ile barış sürecine girmesinin ardından Ermenistan, Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurma arayışını sıkça dile getirirken, Başbakan Paşinyan da gelecekte 27 üyeli birliğe katılma niyetini açıklamıştı.
Görüşmede Ermenistan’ın Güney Kafkasya’daki yeni konumlanmasını yansıtan açıklamalar yapan Paşinyan, ülkesinin iki blokta birden yer alamayacağının farkında olduğunu söyledi. Ancak şimdilik Avrasya Ekonomik Birliği üyeliği ile Brüksel’le iş birliğini birlikte yürütmeye çalıştıklarını ve bu dengeyi sürdürebildikleri sürece devam edeceklerini ifade etti.
Paşinyan, nihai bir tercih yapılması gerektiğinde bu kararın dış müdahale olmaksızın Ermenistan halkı tarafından verileceğini vurguladı.
“Karar verme aşamasına gelindiğinde, bu kararı Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşlarının vereceğinden eminim,” dedi.
Güney Kafkasya’daki etkisi giderek azalan Moskova’nın, Ermenistan’ın siyasi karar süreçlerinde söz sahibi olma isteğini sürdürdüğü görülürken Putin, haziran ayında yapılacak parlamento seçimlerinde Rusya yanlısı güçlerin serbestçe rekabet edebilmesini umduklarını ifade etti.
İsim vermeden bazı isimlerin gözaltında olduğunu söyleyen Putin, “Bazıları Rus pasaportu taşımasına rağmen tutuklu,” dedi. Bu sözlerin, geçen yıl hükümetin devrilmesi çağrısında bulunmasının ardından tutuklanan Rus-Ermeni milyarder Samvel Karapetyan’a atıf olduğu değerlendiriliyor.
Paşinyan ise isim vermeden yanıt vererek, Ermenistan yasalarına göre siyasi adayların yalnızca Ermenistan vatandaşlığına sahip olması gerektiğini ve bu çerçevede muhalefete yönelik herhangi bir kısıtlama uygulanmadığını belirtti.
“Rus pasaportu olan kişiler anayasa gereği milletvekili ya da başbakan adayı olamaz,” dedi.
Paşinyan ayrıca Ermenistan’ın demokratik bir ülke olduğunu vurgulayarak siyasi süreçlerin sürekli işlediğini ifade etti. Yılda iki kez yapılan yerel seçimlerin de son derece siyasallaşmış olduğunu belirtti.
Rusya’daki internet tartışmalarına ve Telegram’a getirilen kısıtlamalara da değinen Paşinyan, “Bizde sosyal ağlar yüzde 100 özgür, hiçbir kısıtlama yok,” dedi.
Ermenistan’da siyasi tutuklu bulunmadığını da savunan Paşinyan, “Siyasi süreçlere katılan kişilerin cezaevinde olduğu bir durum yok,” ifadelerini kullandı.
“Bazı vatandaşlarımız Ermenistan’da fazla demokrasi olduğunu düşünüyor. Ancak bu bizim için ilkesel bir mesele,” dedi.
Erivan’ın denge politikası
2023’te Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinin tamamında kontrolü yeniden sağlamasının ardından Ermenistan ile Rusya arasındaki ilişkiler giderek gerildi.
Yaklaşık 40 yıllık çatışmanın ardından başlatılan barış süreci, Güney Kafkasya’da ekonomik canlanma ve yeni bir istikrar ortamı yarattı.
Ermenistan, 2024 yılında Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (Collective Security Treaty Organisation – CSTO) üyeliğini, Moskova’nın 2022’deki Karabağ geriliminde destek vermemesi nedeniyle askıya aldı.
Paşinyan, “CTSO mekanizmalarının devreye girmesi gerekiyordu ancak girmedi,” diyerek bunun ilişkileri etkilediğini söyledi.
“Vatandaşlarımıza CTSO’nun neden yanıt vermediğini hâlâ açıklayamıyoruz,” dedi.
Putin ise bu durumu “bazı kırgınlıklar” olarak nitelendirerek, Rusya’nın müdahale etmemesinin Ermenistan’ın kendi tutumuyla ilgili olduğunu savundu. 2022’de Prag’da Karabağ’ın Azerbaycan’a ait olduğunun kabul edilmesinin ardından CTSO müdahalesinin “yanlış olacağını” söyledi.
Putin, “Bu bir değerlendirme değil, iyi ya da kötü demiyorum ancak barışın tesisi açısından muhtemelen anlamlıydı,” dedi.
“İlişkileri güçlendirmenin yollarını aramalıyız, ancak burada da artık noktayı koymak gerekiyor,” ifadelerini kullandı.
Karabağ’da çatışmanın sona ermesinin ardından Ermenistan ve Azerbaycan, ilişkilerini normalleştirme ve bölgesel iş birliğini artırma yönünde adımlar atarken Rusya’nın süreçte belirgin şekilde geri planda kaldığı görülüyor.
Hem Erivan hem de Bakü, dış politikada Moskova’dan uzaklaşarak Avrupa Birliği ve ABD’ye yönelme eğilimi gösteriyor.
/euronews/











