🔴 İç Anadolu’daki 13 cezaevindeki hasta tutukluların durumuna dair 6 aylık rapor hazırlayan ÖHD Ankara Şubesi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin samimiyet ölçüsünün hasta tutuklular başta olmak üzere temel hakların güvence altına alınması olduğunu belirtti.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi, İç Anadolu’daki cezaevlerinde hasta tutukluların maruz bırakıldığı sağlık hakkı ihlallerine ilişkin hazırladığı 6 aylık raporunu açıkladı.
Dernek binasında düzenlenen basın toplantısında açıklama yapan Hapishane Komisyonu üyesi Fatma Sürücü, raporun Afyon 1 No’lu T Tipi, Bolvadin T Tipi, Çorum L Tipi, Sungurlu T Tipi, Yozgat 1 ve 2 No’lu T Tipi, Kırşehir S Tipi ve yüksek güvenlikli, Eskişehir H Tipi, Kırıkkale F Tipi, Karabük T Tipi ile Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi ve Sincan 1 ve 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ndeki hasta tutuklularla yapılan görüşmeler neticesinde hazırlandığını aktardı.
Raporun 2025’in son 3 ayı ve 2026’nın ilk 3 ayında yapılan görüşmeleri içerdiğini belirten Fatma Sürücü, birçok cezaevinde tutuklulara “ağız içi arama” dayatıldığını, kabul etmeyen tutukluların ise hastane sevklerinin iptal edildiği, ameliyatlarının gerçekleştirilmeyerek sağlık hakkından fiilen mahrum bırakıldıklarını aktardı.
Fatma Sürücü, “Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde mahpusların MR, mamografi, kolonoskopi gibi işlemler için 8 ay ile 1 yıl arasında beklemek zorunda bırakıldığı, Afyon Bolvadin T Tipi Hapishanede bulunan Önder Kormaz’ın iki yıldır göz doktoruna gidemediği ve buna gerekçe olarak Bolvadin’de göz doktoru bulunmadığının belirtildiği, ATK’ye sevk edildiği ancak hakkında henüz bir karar verilmediği, diğer hasta mahpusların ise ATK’ye götürülmediği ifade edilmiştir” dedi.
Ağır hasta tutukluların durumu
Afyon 1 No’lu T Tipi Cezaevi’nde tutulan yüksek tansiyon ve ağır şizofreni hastası olan Fevzi Adanır’ın, anjiyo olması gerektiği belirtilmesine rağmen tahliye talebinin reddedildiğine dikkat çeken Fatma Sürücü, “Yine Afyon 1 No’lu T Tipi Hapishanesinde bulunan İzzethan Aykut’un cilt hastalığı ve akciğer rahatsızlığı ile karaciğerlerinin iflas etme durumuna geldiği, ayrıca kronik astımının ve vertigosunun olduğu ifade edilmiştir. Kırşehir S Tipi Hapishanede tutulan ağır kalp hastası Cemil İvrendi’nin şartlı tahliyesinin defalarca ertelendiği, düzenli kullanması gereken ilaçlara erişimde sorun yaşadığı aktarılmıştır. Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanede tutulan Orhan Çaçan’ın aort damar genişliği ve Hepatit-B hastası olmasına rağmen ağız içi arama dayatması nedeniyle hastaneye gidemediği belirtilmiştir. Yine Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanede tutulan 70 yaşındaki Süleyman Şenyiğit’in sağ prostat ameliyatı geçirmiş, sol gözünde görme sıkıntısı olduğu, cezaevi koşullarında kalmasının kendisini zorladığı aktarılmıştır” ifadelerini kullandı.
Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan Yücel Kaya’nın gerekli tedavinin gecikmesi nedeniyle sağ gözünde yüzde 90 görme kaybı yaşadığını aktaran Fatma Sürücü, sağlık hakkına erişimi engellenen hasta tutukluların durumunu şöyle sıraladı:
- “Eskişehir H Tipi Hapishanesi’nde bulunan Yılmaz Çerçel’in de engelli ve psikolojik sorunları bulunmasına rağmen koşullu salıverilmesinin uzatıldığı belirtilmiştir. Raporda, ağır hasta mahpusların cezaevi koşullarında tutulmaya devam edilmesinin yaşam hakkını tehdit eden sonuçlar doğurduğu vurgulanmaktadır.
- Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutulan Mehmet Tahir Avcı, yüzde 40 oranında engelli raporunun bulunduğunu belirtmiştir. Ayrıca iki kez kalp krizi geçirdiğini, iki damarına stent takıldığını ve bir damarının hâlen tıkalı olduğunu ifade etmiştir. Bunun yanı sıra mide rahatsızlıkları, epilepsi, hepatit B ve hipertansiyon gibi çeşitli sağlık sorunlarının bulunduğunu dile getirmiştir.
- Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde Sabri Yavuz’un 74 yaşında olduğu, Hepatit-B, prostat, apandisit ve safra kesesinden kaynaklı sağlık sorunlarının olduğu iletilmiştir. 2025 yılı Şubat ayı sonlarında ağzından kan geldiği, teşhis konulamadığı; ancak akciğer ya da karaciğer kaynaklı olabileceğinin düşünüldüğü aktarılmıştır.
- Sincan T Tipi Kadın Kadın Kapalı Hapishanesinde bulunan Pınar Tikit’in beyninde tümör olması ve felç riski bulunmasına rağmen İdare ve Gözlem Kurulu kararları ile şartlı tahliyesinin engellendiği ve tahliye edilmediği aktarılmıştır.
- Yine Sincan T Tipi Kadın Kadın Kapalı Hapishanesinde bulunan Selver Yıldırım’ın sağ gözünde tamamen görme kaybı olduğu, sol gözünde de görme oranının yüzde onun altına düştüğü ve halihazırda ilaçlarının Türkiye’de olmadığı belirtilmekte ve tedavisi devam ettirilmemektedir. Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde bulunan Kemal Özelmalı’nın Vernike Corsicov Hastalığı olduğu ve cezaevinde ciddi şekilde zorlandığı aktarılmıştır.”
Tahliyesi engellenen hasta tutuklular
Farklı cezaevlerinde tutulan hasta tutuklulardan Cemil İvrendi, Pınar Tikit ve Aydın Altığ’ın ağır sağlık sorunlarına rağmen İdare ve Gözlem Kurulu tarafından tahliyelerinin engellendiğinin altını çizen Fatma Sürücü, “Sağlık durumları hapishane koşullarında kalmaya elverişli olmayan bu mahpusların, keyfi kurul kararlarıyla cezaevinde tutulmaya devam edilmesi; cezalandırmanın ötesine geçen, yaşam hakkını ve insan onurunu doğrudan tehdit eden ağır bir hak ihlali niteliği taşımaktadır” diye belirtti.
Artan şüpheli ölümler
Cezaevlerinde ayrıca şüpheli ölümlerde artış olduğuna da dikkat çeken Fatma Sürücü, “Özellikle Kırıkkale F Tipi Hapishanesi’nde son 3-4 ay içerisinde yaklaşık 10 intihar vakasının yaşandığı, son olarak A.T. isimli bir mahpusun yaşamını yitirdiği ve tüm bu vakaların şüpheli bulunduğu aktarılmıştır. Kırşehir S Tipi Hapishanesi’nde de sık sık intihar girişimlerinin yaşandığı, yakın zamanda iki mahpusun yaşamını yitirdiği, adli mahpusların sürekli kendilerine zarar verdiği ve geceleri koğuşlardan ağlama ile haykırma seslerinin yükseldiği belirtilmiştir. Raporda, özellikle S Tipi ve Yüksek Güvenlikli Hapishanelerde uygulanan yoğun tecrit rejiminin mahpusların ruhsal bütünlüğü üzerinde yıkıcı sonuçlar yarattığı ve intihar riskini artırdığı açık biçimde ifade edilmektedir” dedi.
Hijyen erişimi engelleniyor
Fatma Sürücü, söz konusu cezaevlerinde hijyen, sağlıklı gıda ve su erişiminin olmadığını belirtti. Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bu sorunun uzun süredir devam ettiğini ifade eden Fatma Sürücü, şunları belirtti. “Aynı hapishanede odaların inşaat kalıntılarıyla dolu olduğu, hijyen malzemelerinin verilmediği ve mahpusların koridorları temizlemelerine dahi izin verilmediği belirtilmiştir. Benzer şekilde Bolvadin, Kırşehir S Tipi ve Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanelerinde de kötü yemek, sağlıksız beslenme, su kesintileri ve hijyen sorunlarının sistematik hale geldiği tespit edilmiştir. Hapishanelerde beslenme ve temiz suya erişim, kantin fiyatlarının fahiş pahalılığı, ürünlerin kalitesizliği, plastik araç ve gereç kullanımına zorlanma hususlarında sorun yaşandığı anlaşılmıştır. Hapishanelerin temizlenmediği, hijyen malzemelerinin verilmediği veya yetersiz olduğu, koku yapan tuvalet ve banyo giderleri için kapak imkanının sağlanmadığı, akan suya erişimin olmadığı, mahpuslara battaniye yıkama imkanının sağlanmadığı, demirbaş olarak verilen battaniyelerin cilt hastalıklarına sebep olduğu tespit edilmiştir.”
Çıplak arama dayatması
Raporda yer alan cezaevlerinde kelepçeli muayene uygulamalarının yaygın olduğunu, hastane sevkleri sırasında ring araçlarında saatlerce bekletildiği ve doktor muayeneleri sırasında jandarmanın odada bulunduğunu aktaran Fatma Sürücü, “Sungurlu T Tipi Hapishanesi’nde bir mahpusun üstü soyularak çıplak arama yapılmak istenmesi nedeniyle hastaneye götürülmediği, Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde ise mahpusların dış hastanelere sevk sırasında yaklaşık 7 saate varan sürelerle ring araçlarında kelepçeli bekletildiği belirtilmiştir. Raporda bu uygulamaların hem sağlık hakkını hem de insan onurunu ihlal ettiği vurgulanmaktadır” diye belirtti.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde cezaevlerindeki hasta tutukluların tahliye edilmemelerini “utanç” olarak nitelendiren Fatma Sürücü, “Sayın Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ruhuna da aykırı olarak hapishanelerden yaşam hakkı ihlallerinin gelmesi kabul edilemez. Bu sürecin samimiyetinin ölçüsü, cezaevlerindeki hak ihlallerine son verilmesi ve hasta tutuklular başta olmak üzere temel hakların koşulsuz güvence altına alınmasıdır” dedi.
Talepler
Fatma Sürücü, yaşananlara karşı ÖHD’nin taleplerini ise şu şekilde sıraladı:
- “Hapishanelerde tecrit uygulamalarına son verilsin
- Aydınlatma, ısıtma, havalandırma gibi temel koşullar güvenlikçi değil insan odaklı düzenlensin.
- Hijyen ürünleri ücretsiz ve düzenli verilsin. Kadın mahpusların özgül sağlık ihtiyaçları karşılanmalı, tedaviye erişim engellenmesin.
- Başta özel diyet ihtiyacı olan hasta mahpuslar olmak üzere tüm mahpuslara hijyenik, yeterli ve uygun diyet yemekleri sağlansın.
- Temiz ve yeterli içme suyuna erişim sağlansın. Paslı-kirli su sorunu giderilsin, hijyen malzemeleri ücretsiz verilsin.
- Mahpuslar hastanelere ring aracıyla değil sağlık araçlarıyla, bekletilmeden sevk edilsin.
- Sağlık durumu elverişli olmayan mahpuslarda ‘toplum güvenliği’ kriteri kaldırılsın, infaz erteleme süreçlerinde ayrımcılık olmasın.
- Tam teşekküllü devlet hastaneleri de ‘cezaevinde kalabilir/kalamaz’ raporu verebilsin. Sağlık durumu elverişli olmayanlar gecikmeden tahliye edilsin.
- Şartlı tahliye süresi gelen mahpusların tahliyeleri İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla keyfi olarak engellenmesin.
- Ağız içi arama gibi onur kırıcı uygulamalar kaldırılsın. Tedavi için nakil talepleri keyfi reddedilmesin ve geciktirilmesin.
- Mahpuslar kelepçesiz ve mahremiyete uygun muayene edilsin.
- Her cezaevinde kurum hekimliği modeli uygulanarak birinci basamak sağlık hizmetine erişim sağlansın.
- Hapishanelerde yeterli sayıda hekim, diş hekimi, hemşire, psikolog, sosyal çalışmacı görevlendirilsin.
- Ağır hasta mahpusların infazına derhal ara verilsin.”
/Kaynak: Mezopotamya Ajansı/










