Sosyal medyanın artık insanların hayatının ayrılmaz bir parçası olduğundan bu yana günlük olarak alınan takviye maddelerin ve vitaminlerin miktarında ciddi bir artış var.
Özendirici reklamlar insanları gereksimi olandan çok vitamin almaya teşvik ediyor. Bu da insanların sağlığını tehlikeye atacak boyutta.
BBC sağlık muhabiri Ruth Clegg yazdı:
Kendimi takviye gıda kullanan biri olarak görmüyordum, ama sonra dolabıma iyice bir göz attım.
Farkında olmadan, birkaç paket kreatin, D vitamini, magnezyum, kolajen, hepsi bir arada ve menopoz öncesi dönemin iniş çıkışlarına yardımcı olmak için tasarlanmış bazı tabletler biriktirmiştim.
Sosyal medyada sürekli çıkan reklamlara karşı bağışıklığım olduğunu sanıyordum, ama anlaşılan yanılmışım.
“Bu takviyelerin bana nasıl hissettirdiğine inanamıyorum!” gibi yorumlar, (şüpheli olsa da) kolajen takviyeli cildimin altına iyice işlemişti.
Tüketici grubu Which tarafından yapılan son bir ankete göre, ankete katılanların %76’sı düzenli olarak en az bir takviye edici gıda kullanıyor (bu takviyeler arasında vitaminler, mineraller, omega-3, probiyotikler ve bitkisel takviyeler yer alıyor) ve neredeyse beşte biri günlük olarak dört veya daha fazla takviye kullanıyor.
Takviye gıdalar gerektiğinde sağlığımızı iyileştirmede hayati bir rol oynayabilirken, bazı uzmanlar sağlığımızı optimize etme konusunda o kadar hevesli hale geldiğimizi ve artık onu tehlikeye atma riskiyle karşı karşıya olduğumuzu belirtiyor.
BBC’ye verdikleri demeçte, insanların giderek artan sayıda ve çeşitli takviye edici gıda kullanmasından kaynaklandığını söyledikleri karaciğer, böbrek ve sindirim sistemi sorunları yaşayan hasta sayısında artış gördüklerini belirttiler.
Bir beslenme uzmanı bana insanların kullandığı takviyelerin sayısının “inanılmaz” olduğunu söylüyor.
“Bazıları hap almanın yemek yemekten daha iyi olduğunu düşünmeye başladı. Ama öyle değil.”
Ginger Smith üç yıl önce takviye gıda almaya başladığında sağlığını iyileştirdiğini düşünüyordu.
Bir marka elçisi olarak, Seattle’daki evine düzenli olarak çeşitli ücretsiz ürün kutuları geliyordu. 30 yaşındaki kadın, hapları, tozları ve jelleri kullanıyor ve ardından faydalarını internette övüyordu.
Ginger, “Yüksek dozda C vitamini, D vitamini, zerdeçal, özel bir şişkinlik giderici takviye alıyordum ve düzenli olarak elektrolitli su içiyordum,” diye açıklıyor.
Birkaç yıl boyunca kendini sağlıklı ve enerjik hissettiğini söylüyor. Ancak böbreklerine çok büyük bir yük bindirdiğinin farkında değildi.
Şiddetli bel ağrısı çektikten sonra doktoruna giden Ginger, birkaç kan testi yaptırdı. Birkaç gün içinde Ginger’a ultrason çektirmesi gerektiği söylendi.
“Biraz endişelenmiştim ama bana çok büyük bir böbrek taşı olduğunu söyleyeceklerini beklemiyordum. O kadar büyüktü ki, ameliyatla çıkarmaları gerekeceğini söylediler.”
Ginger’a, böbrek taşının iki ila üç santimetre büyüklüğünde olduğu ve aldığı günlük takviyelerin karışımından kaynaklandığı söylendi:
“Sağlığımı iyileştirmeye çalışırken bu kadar kötü bir duruma düşeceğimi hiç düşünmezdim. Neyse ki sigortam vardı.”
“Bana yine de 6.000 dolara mal oldu, sigırtam olmasaydı eğer 35.000 dolara mal olacaktı.”
Madrid’deki La Paz Üniversite Hastanesi’nden Gastroenterolog Dr. Pedro de Maria Pallares, bitkisel takviyelerin neden olduğu karaciğer sorunlarıyla kendisine başvuran hasta sayısının giderek arttığını söylüyor.
“Hastaya ilaç kullanıp kullanmadığını soruyoruz. ‘Hayır’ diyorlar.”
“O zaman eleme yöntemine başvurmamız gerekiyor. Her şeyi eledikten sonra tekrar soruyoruz ve onlar da ‘Evet, çeşitli takviyeler alıyorum’ diyorlar.”
ABD’de yapılan araştırmalar, karaciğer hasarı vakalarının %20’sinin bitkisel ve besin takviyelerinin bir karışımından kaynaklandığını göstermektedir.
Yüksek dozlarda alındığında karaciğer için özellikle toksik olanlar arasında A vitamini, glutamin, ashwagandha ve yeşil çay özü bulunur.
Karaciğer iyileşebilir, ancak uzun süreli kullanım kronik rahatsızlıklara yol açabilir.
İngiliz Karaciğer Vakfı, İngiltere’de bu konuda çok az veri olmasına rağmen, aşırı takviye kullanımından kaynaklanan karaciğer hasarı vakaları gördüklerini belirtiyor ve insanlardan “potansiyel faydaların olası risklerden daha ağır basıp basmadığını” değerlendirmelerini istiyor.
NHS’te görevli ve sosyal medya için sağlık ve bilim içerikleri üreten cerrah Dr. Karan Rajan, “Takviyeler hayatı olumlu yönde değiştirebilir,” diyor:
“Ancak her takviye, aksi ispatlanana kadar şüpheyle karşılanmalıdır.”
Rajan, son yıllarda takviyeler konusunda daha açık fikirli hale geldiğini, hatta kendi lif takviyesi markasını piyasaya sürdüğünü ve akıllıca kullanıldıkları takdirde takviyelerin insanların beslenmesinde yeri olabileceğine inandığını söylüyor:
“Farklı takviyeler söz konusu olduğunda kanıtların giderek arttığını görüyorum. Toprağımızın on yıllar öncesine göre besin açısından daha fakir olduğunu biliyoruz; bu nedenle 1950’lerdeki bir havuç, 2026’daki bir havuçtan çok daha besleyici olacaktır.”
Rajan, olası eksikliklerini gidermek için D vitamini, prebiyotik, protein, lif ve kreatin içeren ve kendisinin “takviye edici gıda karışımı” olarak tanımladığı bir takviye alıyor.
Dengeyi kurmanın kendisi için işe yaradığını söylüyor, ancak takviyeleri karıştırmanın riskleri var ve pratisyen hekimler artık düzenli olarak birden fazla takviye kullanan ve hangisini almaları gerektiği konusunda tavsiye isteyen hastalarla karşılaşıyor.
Kraliyet Genel Hekimler Koleji Başkanı Prof. Victoria Tzortziou Brown, “Hastalar, içerikleri tekrarladıklarının, önerilen miktarları aştıklarının veya reçeteli ilaçlarla etkileşime girebilecek ürünler kullandıklarının farkında olmayabilirler” diyor: “Daha fazla her zaman daha iyi anlamına gelmez.”
Örneğin, bir multivitamin ile birlikte B6 vitamini takviyesi almak, çift doz alımına yol açabilir ve uzun süre boyunca çok fazla B6 vitamini sinir hasarına neden olabilir.
Demir, kalsiyum ve magnezyumu bir arada almak emilim oranlarını düşürebilir.
A, D, E ve K gibi bazı vitaminler yağda çözünür oldukları için vücut tarafından daha uzun süre depolanır, bu nedenle günlük olarak alınmaları gerekli olmayabilir.
İngiltere merkezli beslenme uzmanı Kristen Stavridis, “Sosyal medya insanları sağlıklarını iyileştirmek için bu takviyelere ihtiyaç duyduklarına ikna ediyor,” diyor ve bunun kaybedilmiş bir savaş olduğunu düşünüyor, “ama çoğu zaman bu doğru değil.”
Altta yatan herhangi bir sağlık sorunu olmayan yetişkinler için dengeli bir beslenme, kış aylarında D vitamini takviyesi ve gerekirse multivitamin ve balık yağı takviyesi öneriyor.
Demir eksikliği yaşama olasılığı daha yüksek olan bazı kadınlar için takviyeler yardımcı olabilir, ancak seviyeler normale dönene kadar kısa bir süre için alınmalıdır.
Stavridis’in temel mesajı, beslenmeye öncelik vermek ve belirli bir besin maddesinde eksiklik yaşadığınızı düşünüyorsanız bir doktora danışmanız gerektiğidir; çünkü takviyelerin bunu düzelteceğini varsaymamalısınız.
Etikette belirtilen önerilen günlük miktarlara (RDA) mutlaka bakın ve takviyelerinizin herhangi bir reçeteli ilaçla etkileşime girmediğinden emin olun, diye ekliyor.
Ginger’ın böbrek taşı ameliyatından sonra iyileşmesi birkaç ay sürdü. Şimdi tekrar sağlığına kavuştu ve işine geri döndü.
“İşin komik yanı,” diyor ve ekliyor: “tüm o farklı takviyeleri aldığım zamanki kadar enerjik ve sağlıklı hissediyorum. Şimdi günde sadece bir multivitamin alıyorum ve umarım bu yeterlidir’’
/BBC News/










