Avrupa Birliği’nde göç anlaşması: Geri dönüş merkezleri kuruluyor

DünyaGündem
🔴 Avrupa Birliği (AB), sığınma başvurusu reddedilen göçmenlerin birlik sınırları dışındaki merkezlere gönderilmesine olanak tanıyacak göç reformu konusunda anlaşmaya çok yakın.
 
AB genelinde göçü kısıtlama yönündeki siyasi baskıya yanıt olarak tasarlanan reform, 27 üye ülkedeki yasama organları ile hükümetlerin onayını gerektiriyor.

Metni hazırlayan isimlerden olan, merkez sağ görüşlü Fransız parlamenter François-Xavier Bellamy, “Bu yalnızca bir mevzuat değil, Avrupa’da göç politikası üzerinde yeniden kontrolü sağlamanın koşuludur” değerlendirmesinde bulundu.

Geri dönüş merkezleri nedir?

İnsan hakları kuruluşlarının yoğun eleştirilerine konu olan reform kapsamındaki en dikkat çekici önlem, AB sınırları dışında “geri dönüş merkezleri” kurulmasına olanak tanıması. Buna göre, sığınma başvurusu reddedilen göçmenler, kendi ülkelerine iade edilmeden önce, gerekli prosedürler ve yargı süreçleri tamamlanana kadar bu merkezlerde tutulacak. Reform ayrıca ülkeyi terk etmeyi reddeden göçmenler için gözaltı ve giriş yasağı gibi daha ağır yaptırımlar da öngörüyor.

Hangi ülkeler destek veriyor?

Fransa ve İspanya gibi bazı AB üyeleri geri dönüş merkezlerinin etkinliğini sorgularken; Danimarka, Avusturya, Yunanistan, Almanyave Hollanda bu merkezlerin kurulması için çeşitli seçenekleri araştırmaya devam ediyor.

Nisan ayında erişilen bilgilere göre, Ruanda, Uganda ve Özbekistan, potansiyel ev sahibi ülke olarak değerlendirilen yaklaşık bir düzine ülke arasında yer alıyor. Bir kaynak, birçok ülkeyle görüşmelerin hâlâ sürdüğünü de doğrulamış bulunuyor.

Özellikle Afganistan uyrukluların sınır dışı edilmesini hedefleyen Avusturya ise, Nisan ayında Özbekistan ile bu çerçevede bir anlaşma imzalayacağını duyurdu.

Caydırıcı mı, “hukuki kara delik” mi?

Destekçiler, geri dönüş merkezlerinin caydırıcı bir işlev üstlenerek göçmenlerin Avrupa’ya ulaşmaya çalışmasını engelleyeceğini savunuyor. Ancak konuya eleştirel yaklaşanlar, benzer projelerin önündeki engellere dikkat çekiyor.

Örneğin Birleşik Krallık, belgesiz göçmenleri Ruanda’ya sınır dışı etme planından vazgeçti. İtalya’nın Arnavutluk’ta işlettiği tesisler ise hem hukuki itirazlarla hem de düşük başvuru sayısıyla karşılaştı.

Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC), söz konusu merkezleri “hukuki kara delikler” olarak nitelendirdi. Uluslararası Af Örgütü’nden Olivia Sundberg Diez de şunları söyledi:

“Düzensiz göçü azaltmayı çözmekten uzak olan bu öneriler, daha fazla insanın güvencesiz koşullarda mahsur kalmasına yol açacak ve hem göçmenlere hem de onları kabul eden topluluklara ciddi zarar verecektir.”

Aşırı sağın yükselişi

Avrupa hükümetleri, kıta genelinde aşırı sağın seçim kazanımlarını körükleyen göç karşıtı kamuoyu baskısıyla daha sert bir tutum benimsedi. Göçmen gelişlerinin azalmasıyla birlikte Brüksel’in odak noktası, hâlihazırda geri dönmesi emredilen kişilerin yalnızca yüzde yirmisinin gerçekten ülkelerine iade edilebildiği geri gönderme sisteminin iyileştirilmesine kaydı.

AB sınır kontrol ajansının verilerine göre, AB’ye düzensiz sınır geçişleri, 2026 yılının ilk dört ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde kırk azaldı.

Bu süreçte Avrupa Komisyonu, göçmenlerin Afganistan’a iade edilmesine ilişkin görüşmeler için Taliban yetkililerini Brüksel’e davet ettiğini açıkladı. Hem pratik hem de etik açıdan ciddi kaygılara yol açan bu adım, geniş çevrelerde tartışma yarattı.

Sıradaki adımlar

AB hükümetleri ve parlamento temsilcileri Avrupa Komisyonu’nun önerisi doğrultusunda hazırlanan reform üzerinde anlaşmaya varırsa, metnin, üye devletleri temsil eden Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu tarafından resmi olarak onaylanması gerekecek.

 

/Kaynak: Deutsche Welle/

İlginizi Çekebilir

Özgür Özel’e Erdoğan davasında tazminat cezası

Öne Çıkanlar