Fransa’nın simgesel bar ve tütün dükkanları hızla kapanıyor; bu durumun yani geleneksel mahalle barlarının azalmasının aşırı sağcı Ulusal Cephe’ye olan desteğin artmasına neden olduğu iddia ediliyor.
Yapılan bir araştırmaya göre de bu klasik barların kapanması toplulukları önemli bir sosyal yaşam kaynağından mahrum bırakıyor ve siyasi davranışlarını etkiliyor.
France 24’ten Benjamin Dodman kapanan barların siyasi ‘’sonuçlarını’’ yazmış:
Çinko tezgahları, piyango biletleri ve ikonik havuç şeklindeki tütüncü tabelalarıyla tanınan Fransız “bar-tabac”ları, uzun zamandır yerel topluluklar için odak noktası olmuş ve geleneksel İngiliz pub’larına benzer bir rol oynamıştır .
Ve tıpkı İngiltere’deki barlar gibi, Fransa’daki kasaba ve köylerde de binlerce bar-tabac (çoğu zaman sadece ‘tabac’ olarak bilinir) kapanıyor ; bu durum toplulukları hayati bir sosyal yaşam kaynağından mahrum bırakıyor ve izolasyonu, kızgınlığı ve daha geniş bir gerileme duygusunu körüklüyor.
Zürih Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmacı ve bar-tabakların ortadan kaybolmasını Marine Le Pen’in aşırı sağcı Ulusal Cephesi’ne (RN) verilen desteğin artmasıyla ilişkilendiren bir çalışmanın yazarı olan Hugo Subtil, bunun da popülist sağcı partilere olan desteği artırdığını savunuyor.
1960’larda yaklaşık 200.000 olan, bir zamanlar her yerde bulunan bu işletmelerin sayısı bugün 40.000’in altına düştü. Subtil’e göre bu kan kaybı medyada nispeten az yer buldu ve ona göre bar-tabac’ların düşüşü “yerel sosyal etkileşimlerde bir boşluk yarattı ve bu da Ulusal Parti’nin oy oranını uzun vadede etkiledi”.
2002 ve 2022 yılları arasındaki seçim verilerini analiz eden çalışmasında, bar-tabac’ı yakın zamanda kaybetmiş bölgelerde RN oylarının %1,3 ila %3,6 oranında arttığını, en büyük artışın ise zaten diğer sosyalleşme mekanlarından yoksun kırsal alanlarda meydana geldiğini tespit etti.
Mart ayındaki yerel seçimlerde yükselişte olan Ulusal Birlik Partisi’nin bir başka atılım yapmayı hedeflemesiyle, bu kadar küçük görünen farklar ülke genelinde önemli değişimlere dönüşebilir.
Sosyal bir can simidi
Genellikle köy meydanlarında, ana yollarda veya tren istasyonlarının dışında bulunan Fransa’nın bar-tabacları sıradan işletmeler değildir.
Sabahaın erken saatlerinde işe gidenlerin tezgahta kahve ve kruvasan yediği, emeklilerin kart oynadığı veya piyango kazı kazan kartlarında şanslarını denediği bu mekanlar, toplumsal dokunun bir parçasıdır.
Daha küçük topluluklardaki bazı kişiler, dükkan kapanmalarının ardından içki ve sigaranın yanı sıra gazete, SIM kart ve yerel ürünler satarak bu açığı kapatmaya başladılar.
Subtil, bu yerlerin en önemlisi, “insanların komşularıyla iletişim kurduğu ve aidiyet duygusu geliştirdiği” sohbet merkezleri olarak hizmet ettiğini yazıyor ve ekliyor:
“Bu yerlerin ortadan kaybolması, insanların ilişki kurma ve sosyalleşme biçimini derinden değiştiriyor.”
Sosyal bilimciler uzun zamandır cadde üzerindeki dükkanların azalması ile aşırı sağa olan desteğin artması arasında bağlantılar olduğuna işaret ediyorlar .
Subtil’in çalışması, barlar ve restoranlar gibi “sosyal mekanların” kapanmasının, müşterilerin uzun süre kalmadığı fırınlar ve bakkallar gibi tamamen “işlem odaklı mekanlara” kıyasla daha büyük bir etkiye sahip olduğunu savunuyor.
Araştırmada, “Bar-tabak kapandığında, sosyal etkileşimin ortadan kalktığı son mekan genellikle orasıdır” denilerek, geride kalan “ilişkisel boşluğun” altı çiziliyor. Bu durum özellikle kırsal alanlarda geçerli; Subtil’in bulgularına göre, aşırı sağa verilen desteğe etkisi kırsal alanlarda kentsel alanlara göre üç kat daha yüksek.
Araştırmacı, bunun oy verme kalıpları üzerindeki etkisinin, bir fabrikanın aniden kapanması, kitlesel işten çıkarmalara yol açması ve anında protesto oylamasına neden olması kadar ani veya net olmadığını belirtiyor.
Subtil şöyle yazıyor: “Seçim davranışını doğrudan etkileyen şey (barların) kapanmasının kendisi değil, sonuçlarının yavaş yavaş birikmesidir: günlük etkileşimlerin azalması, kolektif söylemin yoksullaşması ve nihayetinde sandıkta ifadesini bulabilecek bir gerileme anlatısının kademeli olarak şekillenmesi.”
İnsanlar benzer düşüncelere sahip arkadaş ve aile üyelerinden oluşan daha küçük bir çevreye yöneldikçe, göçmenleri günah keçisi ilan etmek gibi (ki bu aşırı sağın sıkça kullandığı bir söylem) sorunlarına basitleştirilmiş cevaplar sunan televizyon yorumcularına da giderek daha fazla maruz kalıyorlar.
Çalışma ayrıca, “Birbirimizle konuşacak bir yer kalmadığında, siyaset, yalnız birey ile medyanın büyük anlatıları arasında bir çatışmaya dönüşür ve bu çatışmada, basit cevaplar sunan söylemler yapısal bir avantaja sahip olur” diye ekliyor.
Fransa’nın ‘geride kalanları’
Subtil’in bulguları, Britanya’nın simgesel publarının düşüşü ve bunun toplumsal uyum ve oy verme kalıpları üzerindeki etkisine ilişkin son araştırmaları yansıtıyor.
Çevrimiçi bir dergi olan Comparative Political Studies’de 2021 yılında yayınlanan bir çalışmada , Fransız araştırmacı Diane Bolet, pub kapanmalarından etkilenen bölgelerde yaşayan insanların, Brexit öncesinde en etkili parti olan ve o zamandan beri Reform UK tarafından gölgede bırakılan , Avrupa şüphecisi, aşırı sağcı bir parti olan Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi’ni ( UKIP ) destekleme olasılıklarının daha yüksek olduğunu buldu.
Bolet, The Conversation’da yayınlanan bir sonraki makalesinde, “Sevilen barların kapanması, UKIP gibi partileri ana akıma taşıyan daha geniş bir dışlanma duygusuna katkıda bulunuyor gibi görünüyor” diye yazdı.
“Barların ortadan kaybolması sosyal izolasyonu artırıyor ve bir topluluğun öz saygısını etkiliyor,” diye ekleyen yazar, aşırı sağ partilerin “başkalarına ve kurumlara olan güvenini kaybetmiş, yalnızlaşmış insanları kendine çektiğini” savundu.
Bolet’in araştırması, büyük ölçüde işçi sınıfına hitap eden ve tıpkı barlar ve tütün dükkanları gibi hizmet veren “topluluk barları” olarak tanımladığı mekanlara odaklandı. Bu mekanların ortadan kaybolmasının, “beyaz işçi sınıfı seçmenlerini, radikal sağ partilerin destek toplamak için kullandığı ‘geride kalmışlık’ anlatılarına karşı savunmasız hale getirdiğini” söyledi.
Fransa’nın “geride kalanları”ndan bahsetmek de Le Pen’in RN partisinin temel unsurlarından biridir.
Subtil, 2007 ile 2014 yılları arasında Fransız parlamentosunda yapılan yaklaşık 2,19 milyon açıklamayı analiz ederek, RN milletvekillerinin Fransa’nın felaketten etkilenen seçim bölgelerinden diğer partilere göre daha fazla bahsetmediğini, ancak tartışmayı çerçevelemek için kullandıkları dilin belirgin şekilde farklı olduğunu tespit etti.
Yazarın açıkladığına göre, merkezci milletvekilleri teknik çözümler sunarken, aşırı sağ Fransa’nın “unutulmuş” veya “terk edilmiş” bölgelerinden bahsetti; bu terimler, kendilerini dışlanmış hisseden seçmenlerle daha çok bağ kurma olasılığı taşıyordu.
Çalışmasının son bölümü, barları, tütün dükkanları ve diğer hizmetleri ile sosyal mekanlarından mahrum bırakılan seçmenlerin şikayetlerini ele almada kamu politikasının gücünü vurgulamaktadır.
Subtil, yeni bar ve tütün dükkanlarının açıldığı yerlerde Ulusal Cephe’nin oylarının düşme eğiliminde olduğunu tespit etti; bu eğilimin, kamu yatırımları yoluyla toplumsal gerileme ve aşırı sağa destek döngüsünü tersine çevirme potansiyelini vurguladığını söylüyor.
“Sosyal bağların aşınması geri döndürülemez değildir,” diye yazıyor:
“Sosyal etkileşim alanlarını korumayı veya yeniden yaratmayı amaçlayan kamu politikaları, seçim eğilimleri üzerinde kalıcı bir etkiye sahip olabilir.”
/France 24/









