Erçiş’te Kürt Dil Bayramı Etkinlikleri: Dil Kaybı, Hafıza Kaybıdır…

GündemKültür-Sanat

 Dil Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği ARSÎSA tarafından Kürt Dil Bayramı dolayısıyla düzenlenen beş günlük kültür ve dil etkinlikleri, Van’ın Erciş ilçesinde başladı.  Millet Parkı’nda gerçekleştirilen programa çok sayıda yurttaş, sivil toplum temsilcisi ve siyasi parti yöneticisi katıldı.

Etkinlikte Kürtçenin korunması, kültürel hafızanın yaşatılması ve asimilasyon politikalarının toplumsal etkileri öne çıkan başlıklar oldu. Alan, “Zimanê me rûmeta me ye” (Dilimiz onurumuzdur), “Ziman xeta me ya sor e” (Dil bizim kırmızı çizgimizdir) ve “Em perwerdehiya bi kurdî dixwazin” (Anadilde eğitim istiyoruz) pankartlarıyla donatıldı.

Program boyunca klamlar seslendirildi, halaylar çekildi ve geleneksel ritüeller canlandırıldı.

Cevdet Zilanlı: “Bir halk önce dilinden koparılır”

Etkinlikte konuşan ARSÎSA Eş Sözcüsü Cevdet Zilanlı, Kürtçenin yalnızca bir iletişim dili olmadığını, aynı zamanda tarihsel hafızanın taşıyıcısı olduğunu söyledi. Zilanlı, Kürt halkının uzun yıllar boyunca inkâr ve asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:  “Bir halkı yok etmenin en etkili yollarından biri onu kendi dilinden uzaklaştırmaktır. Çünkü dil yalnızca konuşmak değildir; geçmişin aktarılması, kültürün korunması ve toplumsal hafızanın yaşatılmasıdır. Kürt halkı yıllarca kendi diliyle eğitim göremedi, kendi hikâyelerini kendi diliyle yazamadı. Bunun sonucu olarak birçok gelenek, deyim, anlatı ve tarihsel hafıza kuşaktan kuşağa eksik aktarıldı.”

Zilanlı, özellikle dengbêjlik geleneğinin, Kürt sözlü tarihinin en önemli taşıyıcılarından biri olduğuna dikkat çekerek, birçok destanın ve tarihsel anlatının zamanla unutulma riskiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Tuncay Taştan: “Asimilasyon yalnızca dili değil, yaşam biçimini de hedef aldı”

Program kapsamında konuşan Tuncay Taştan ise asimilasyon politikalarının yalnızca dil üzerinde değil, toplumsal yaşamın bütünü üzerinde etkili olduğunu söyledi. Taştan, geçmişte birçok Kürt ailesinin çocuklarıyla Kürtçe konuşmaktan çekinir hale geldiğini belirterek şunları söyledi:

“Bugün birçok genç kendi büyükannesinin anlattığı masalları anlayamıyor. Çünkü dil kuşaklar arasında kırıldı. Asimilasyon politikaları sadece kelimeleri değil; hafızayı, müziği, folkloru ve aidiyet duygusunu da hedef aldı. Bir dönem insanlar çocuklarına Kürtçe isim vermekten bile korkuyordu. Bu durum toplumda ciddi bir kültürel kopuş yarattı.”

Kürt tarihinin resmi anlatılar içinde yeterince yer bulamadığını ifade eden Taştan, özellikle genç kuşakların kendi tarihine dair sınırlı bilgiyle büyüdüğünü söyledi.

Merve Keleş: “Unutulan her kelimeyle birlikte bir yaşam biçimi de kayboluyor”

Etkinliğe katılan Merve Keleş de Kürt kültürünün görünmeyen kayıplarına dikkat çekti. Keleş, özellikle kadınların taşıdığı kültürel hafızanın zaman içinde zayıfladığına işaret ederek şöyle konuştu: 

“Bir dil yok olduğunda sadece kelimeler kaybolmaz. O dilin içinde yaşayan duygular, hitap biçimleri, ağıtlar, ninniler ve yaşam anlayışı da kaybolur. Eskiden kadınlar çocuklarına Kürtçe ninniler söylerdi, masallar anlatırdı. Bugün şehirleşme ve baskı politikaları nedeniyle bunların önemli bir kısmı unutuldu.”

Keleş, modernleşme ve zorunlu kültürel dönüşüm süreçlerinin Kürt toplumunda ciddi bir hafıza kaybına yol açtığını belirterek, kültürel çalışmaların bu nedenle daha büyük önem taşıdığını ifade etti. Kültürel etkinliklerle devam etti Konuşmaların ardından kadınlar klamlar eşliğinde destar çevirdi. Yöresel ezgilerle devam eden program halaylarla sona erdi. Etkinlik boyunca Kürt kültürüne ait folklorik unsurlar ön plana çıkarken, özellikle gençlerin yoğun katılımı dikkat çekti. Beş gün sürecek program kapsamında panel, şiir dinletileri, müzik etkinlikleri ve Kürt dili üzerine çeşitli söyleşilerin düzenleneceği belirtildi.

/Haber: İdris Yılmaz- Erçiş/

İlginizi Çekebilir

İngiltere Rus petrolüne yaptırımları gevşetti

Öne Çıkanlar