Dersim’den İlam’a; Çemişgezek Kürtlerinin Bitmeyen Çilesi

Yazarlar

Bugün İran’da süren geniş çaplı protesto dalgalarının kıvılcımının atıldığı yerlerden biri, Doğu Kürdistan’daki İlam Eyaleti’ne bağlı Melekşahi ilçesidir. İlçe halkı son haftalarda sert müdahalelere, gözaltı dalgalarına, cezalandırmalara ve ağır baskılara maruz kalmaktadır. İlk yansıyan görüntüler, Melekşahilerin olaylardan en yoğun etkilenen topluluklardan biri olduğunu göstermektedir.

Melekşahi ilçesi, Feyli Kürtlerinin önemli merkezlerinden biridir. Adını büyük Melekşahi aşiret konfederasyonundan alır. Bu aşiret, Feyli Kürtleri olarak bilinen grubun ana omurgasını oluşturur. Feyli Kürtleri genel olarak İran–Irak sınır hattında yaşayan Şii Kürt topluluklarını ifade eder. Lek ve Kelhur olmayan Şii Kürtlere Feyli denilir. Tarihsel olarak bu ad, eski Feyli (Luristan merkezli) valiliği sınırları içinde yaşayan Kürtler ve Lurlar için kullanılmıştır. Bu coğrafya bugün büyük ölçüde İlam ve Luristan eyaletlerine karşılık gelmektedir.

Melekşahiler hem tarihsel hem de demografik açıdan Feyli Kürtlerinin en büyük ve en etkili koludur. Sözlü hafızaları ve bazı tarihsel veriler, atalarının 17. yüzyılda Dersim’den, özellikle o dönemde daha geniş bir coğrafyayı kapsayan Çemişgezek bölgesinden İran’a sürüldüğünü ya da zorunlu iskâna tabi tutulduğunu göstermektedir. Bu sürgünün, Osmanlı–Safevi çatışmaları bağlamında Safevi yönetiminin sınır güvenliğini sağlama politikası çerçevesinde gerçekleştiği aktarılır.

Çemişgezek’ten koparılan toplulukların bir bölümü Horasan’a, Özbek sınır hattına gönderilmiş; bir bölümü ise bugünkü yurtları olan Feyli bölgesine, yani İlam–Luristan hattına yerleştirilmiştir. Amaç açıktır: sınırı muhafaza etmek ve bölgedeki Kürt ve Lor aşiretlerini denetim altına almak. Bu bir güvenlik politikası olduğu kadar bir dağıtma, parçalama ve yeniden şekillendirme siyasetidir.

Zamanla Melekşahiler yerel Kürt aşiretleriyle kaynaşmış; ancak kendi adlarını ve aşiret kimliklerini korumuşlardır. Bugün dahi aşiret içinde “Çemişgezek” adıyla anılan kollar bulunmaktadır. Hasanbeyli, Rüstembeyli gibi kol adlarının Çemişgezek beylerine dayandırılması, bu hafızanın silinmediğini göstermektedir.

Melekşahi (Kürtçede “Melkiş”) adı, Kürt tarihinin temel kaynaklarından biri olan Şerefname’de geçen Çemişgezek beyliği soyu ile ilişkilendirilir. Şerefhan, Çemişgezek beyliğini Kürdistan beyleri arasında zikreder ve onların ülkesinin herkes tarafından “Kürdistan” olarak bilindiğini aktarır. Bu ifade, tarihsel Kürt siyasal varlığının açık bir kaydıdır.

Osmanlı–Safevi rekabeti sürecinde, özellikle mezhepsel tercihler doğrultusunda taraf değiştiren ya da Safevi yönetimine yakın duran Kürt beylikleri ve aşiret federasyonları yenilgiler sonrası dağıtılmış, sürgün edilmiş, parçalanmıştır. Melekşahilerin İlam’a yerleştirilmesi bu büyük tarihsel kırılmanın bir parçasıdır. Bu sadece coğrafi bir yer değişikliği değildir; bu bir zorla yerinden etme, bir koparma, bir tarihsel travmadır.

Melekşahiler Feyli bölgesinde belirli bir yerel otonomiye sahip olmuş, bu durum Zend Hanedanı dönemine kadar sürmüştür. Ancak Kaçar Hanedanı ile birlikte merkeziyetçi politikalar devreye girmiş, bu özerklik tasfiye edilmiştir. Modern İran–Irak sınırlarının çizilmesiyle aşiretin bir bölümü Irak tarafında kalmış, bu bölünme yeni bir trajedi yaratmıştır. Irak’taki Feyli Kürtleri Saddam Hüseyin döneminde ağır baskılara, kitlesel sürgünlere, vatandaşlıktan çıkarılmalara ve sistematik şiddete maruz kalmıştır.

Melekşahiler kendilerini dağıtılmış Çemişgezek federasyonunun bir kolu olarak görmeye devam etmektedirler. Sözlü hafızaları ve bazı belgeler doğrultusunda Dersim’den geldikleri ve Çemişgezek beylerinin soyundan türedikleri inancı canlıdır. Bu tarihsel bilinç bugün İlam’daki Melekşahi Kürtlerinin kimlik algısında güçlü bir yer tutmaktadır.

Melekşahi ilçesinde yaşananlar tecrit edilmiş, münferit olaylar değildir. Bu, tarihsel bir sürekliliğin parçasıdır. Osmanlı–Safevi rekabetinden modern ulus-devlet sınırlarının çizilmesine kadar uzanan sürgünler, bölünmeler ve siyasal şiddet sarmalı Kürt toplumunun farklı kollarında derin izler bırakmış ve hâlâ canlılığını korumaktadır. Bu şiddet bir anlık değildir; yapısaldır, tarihsel köklere sahiptir ve kuşaklar boyunca yeniden üretilmiştir.

Dersim’den İlam’a uzanan bu hikâye yalnızca geçmişe ait bir anekdot değildir. Bu, devam eden bir tarihsel çizginin bugünkü tezahürüdür. Çemişgezek’ten koparılanların hikâyesi, bugün Melekşahi’de yeniden yankılanmaktadır. Bu, kesintiye uğramamış bir tarihsel şiddetin, bölünmenin ve siyasal dışlanmanın sürekliliğini göstermektedir.

*

/Xwedêda Dilxêrî  yazdı…/

İlginizi Çekebilir

Diyarbakır Silvan’da adres tabelaları artık Kürtçe de olacak
“Meseleyên Evînê” çap bû

Öne Çıkanlar