TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporun üzerinden bir ay geçmesine rağmen yasal takvim netleşmedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında siyasi partilerin önümüzdeki günlerde koordinatör temsilcilerinin biraraya gelerek yol haritasını ele almaları bekleniyor.
İktidar kanadı, yasal düzenleme için PKK’nın “silah bıraktığının teyit ve tespiti”ni önkoşul olarak getirirken, DEM Parti süreç yasaları için hızla adım atılmasını istiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 24 Mart Salı günkü kabine toplantısında, MHP lideri Devlet Bahçeli de aynı günkü grup toplantısında sürecin devamlılığı ve “nihayete erdirilmesi” konusunda kararlılık ifade etti.
Bahçeli, komisyonun hazırladığı raporda yer alan demokratik ve hukuki düzenlemelerin adım adım hayata geçirileceğini belirtirken, kırılganlığı artıracak açıklamalardan kaçınılmasını istedi.
“Süreci boğmanın aceleye getirmenin alemi yoktur; yola çıktık inşallah varacağız” dedi.
Erdoğan da Nevruz etkinliklerindeki bazı görüntülere tepki göstererek, bu tür girişimlerin süreci baltalamasına izin vermeyeceklerini söyledi.
AKP MHP’den teyit-tespit koşulu
AKP ve MHP, Suriye ve İran gibi bölgesel gelişmeler nedeniyle duraksamalar yaşanmasına karşın, süreçten şimdiye kadar bir geri adım olmayacağı görüşünde.
Ancak ittifak ortakları, PKK’nin silah bıraktığının güvenlik birimlerince “teyit ve tespiti” sağlanmadan yasayı hayata geçmeyeceği konusunda hemfikir.
DEM Parti: ‘Silah bırakanların hukuki statüsü netleştirilmeli’
DEM Parti ise yasal düzenleme adımlarının “teyit-tescil” koşuluna bağlanmasına tepkili.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, sorun çözülecekse silah bırakanların nasıl bir hukuki statüye tabii olacağının zemininin hazırlanması gerektiğini belirtti:
“Ortada bir yasa yok. Buna rağmen silah bırakma var. Buna rağmen bir örgütün feshi var.”
Siyasi kulislerde bir süredir önce Suriye’deki olaylar, daha sonra da İran savaşının süreci yavaşlattığı yorumları yapılıyor.
İktidar kanadında da bu görüşü destekleyenler var.
DEM Parti ise Kürt sorununun demokratik çözümünü Suriye ve İran’a bağlamanın yanlış olduğuna dikkat çekerek, İran savaşının “bekletici” değil, “hızlandırıcı” etkisi olması gerektiğini savunuyor.
‘Kandil ve kamplar boşaltılmalı’
İktidar partisinin “teyit-tespit” ısrarına gerekçe olarak 2015’te sona eren bir önceki çözüm sürecinden sonra yaşanan “hendek olaylarını” gösteriyor.
Ayrıca AKP kurmayları, örgütün fesih kararını açıklayıp, sembolik olarak “silahları yakmasının, gömmesinin” yeterli olmadığını savunuyorlar.
Parti kaynakları, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “Silahları zihinlerde de bırakın” çağrısını örgütün dikkate almadığı, Suriye’deki çatışmalı dönemde, örgütün mağaraları ve kampları boşaltmayı durdurduğunu ifade ediyorlar.
DEM Parti’nin teyit-tespit yerine “silah bırakanların hukuki durumunun netleştirilmesi” önerisine tepki gösteren bir AKP yöneticisi şu görüşleri dile getirdi:
“Silah bırakanların hukuki konumu, ancak maddi gerçekler üzerine inşa edilebilir. Önden birkaç mağarayı boşalttılar ama Suriye ve İran’dan sonra durdu. Bir yasal adım atılması için Kandil’deki o kampların ve mağaraların tamamen boşaltılması gerekiyor. Öcalan’ın mesajlarına uygun olarak, silahları zihinlerde de bırakmaları gerekiyor.”
Gözler koordinatör grup başkanvekilleri toplantısında
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, 10 Mart’ta Komisyon üyelerine verdiği iftar yemeğinde, yasal düzenlemeler konusunda izlenecek yöntem konusunda siyasi partilerin koordinatör temsilcilerinin biraraya gelmesi kararlaştırılmıştı.
Toplantının bu hafta olması bekleniyordu, ancak Kurtulmuş’un yurtdışı gezisi nedeniyle toplantı gerçekleşemedi.
Takvim netleşmemekle birlikte önümüzdeki hafta Kurtulmuş’un başkanlığında AKP Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, CHP Grup Başkanvekil Murat Emir, DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek ve Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya’nın biraraya gelerek yasal düzenlemelerle ilgili yol haritasını belirlemesi bekleniyor.
AKP: ‘Düzenleme kafamızda hazır, herkes teklifini getirsin’
AKP kurmayları süreçte bir yavaşlama olmadığını ve iki yılda yapılacak işlerin altı yedi aya sığdırıldığını belirterek, sürece özgü geçici “kod yasa”nın enine boyuna tartışılması gerektiğini ifade ediyorlar.
Kurtulmuş’un iftar yemeğinde muhalefet partilerinden, “.bize son anda bir yasa dayatmayın, tartışalım” önerileri geldiğini anlatan bir AKP kurmayı şöyle dedi:
“Bizim böyle bir niyetimiz yok. Bizim önerimiz kafamızda hazır. Şimdi Meclis Başkanı’nın yapacağı o toplantıda, ‘Ne öneriyorsunuz? Teklifinizi getirin’ diyeceğiz.”
Ara formül mümkün mü?
AKP gibi MHP de kod yasa için “teyit-tespit” koşulunu öne sürüyor.
Ancak MHP kulislerinde cezaevlerindeki doluluğa dikkat çekilerek müstakil yasa çıkana kadar infaz yasası değişikliği ile “cezaevlerinin rahatlatılabileceği” belirtiliyor.
Parti kulislerinde yapılan değerlendirmelerde, terör suçlarından hükümlü olanların mevcut durumda denetimli serbestlikten yararlanamadığına dikkat çekilerek, yapılacak değişiklikle erken tahliye yolunun açılabileceği ifade ediliyor ve 12. Yargı Paketi’yle bu düzenlemenin yapılabileceği savunuluyor.
AKP kurmayları ise Türk Ceza Kanunu’nun örgüt üyeliğiyle ilgili 220’nci ve silahlı örgüt kurmaya ilişkin 314’üncü maddeleri ile Terörle Mücadele Kanunu’nun ilgili hükümleri yürürlükteyken sadece infaz düzenlemesi yapılmasının hukuki sorun yaratabileceğini savunuyor.
Mevcut yasalarda, ”terör örgütü üyesinin etkin pişmanlıktan yararlanmasının zaten mümkün olduğuna” dikkat çeken parti kaynakları şu görüşleri dile getiriyorlar:
“Biz kendini fesheden, silah bırakan terör örgütüne ilişkin, geçici nitelikte müstakil bir kod olmalı diyoruz. Bu kanunun amacı kapsamı olmalı diyoruz. Daha sonra TCK ve Terörle Mücadele Kanunu’nda düzenlemeler yapılırken de bu kanuna atıfta bulunulacak. Onun için önce kod kanun diyoruz.”









