CHP’li Dinçer, “Aile ve Nüfus On Yılı” genelgesine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne araştırma önergesi sundu. Dinçer, aile politikalarının Meclis süreci işletilmeden belirlenmesini eleştirerek karar alma yöntemine dikkat çekti.
CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Cumhurbaşkanı kararıyla yayımlanan ve 2026-2035 dönemini kapsayan “Aile ve Nüfus On Yılı” genelgesini eleştirdi ve Meclis’e araştırma önergesi sundu. Dinçer yaptığı değerlendirmede aile yapısına ilişkin politikaları ve bu kararların TBMM’nin devre dışı bırakılarak alınmasını eleştirdi. Dinçer, “Nüfus politikaları sadece teşviklerle değil; ekonomik, sosyal ve yapısal sorunları çözmeye odaklanan, bilimsel ve katılımcı bir yaklaşımla ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Dinçer, TÜİK verilerine işaret ederek Türkiye’nin demografik açıdan ciddi bir gerileme sürecine girdiğini belirtti. Toplam doğurganlık hızının 1,48’e düşerek tarihsel olarak en düşük seviyeye indiğini hatırlatan Dinçer,“Nüfusun kendini yenileme sınırı olan 2,1’in oldukça altına inmiş durumdayız. Bugün Türkiye’nin doğurganlık oranı Fransa, Hollanda ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinin dahi gerisinde kalıyor. Bu yalnızca sayısal bir veri değil, aynı zamanda toplumun geleceğinin risk altında olduğunun açık bir göstergesidir” dedi.
“2025’te her 3 evlilikten 1’i boşanma ile sonuçlandı”
Dinçer, aile kurumunun ağır ekonomik koşullar altında giderek zayıfladığını belirterek, boşanma oranlarındaki artışın bu durumun en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.Dinçer “Boşanma oranlarındaki bu korkutucu artış, meseleye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini kanıtlamaktadır. Nüfus politikaları sadece teşviklerle değil; ekonomik, sosyal ve yapısal sorunları çözmeye odaklanan, bilimsel ve katılımcı bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Bu nedenle Meclis’te bir komisyon kurularak, nüfus politikalarının tüm siyasi partiler ve ilgili kurumların görüşleri alınarak değerlendirilmesi ve bunun bir devlet politikası olarak ortaya çıkması sağlanmalıdır. AKP iktidarının ekonomi ve sosyal politikaları, kadına ve çocuğa olan bakış açısı Türkiye’de doğum oranlarını artırmayacaktır. Kapsayıcılıktan ve bilimsellikten uzak her adım başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkumdur” ifadelerine yer verdi.
/Kaynak:Evrensel/











