CHP’li Yücel: Kayıtsız şartsız Komisyonda yer almayız

GündemPolitika

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında kurulacak komisyona ilişkin “CHP bu komisyonda bulunmayı arzulamaktadır. Katkı koymak istemektedir. Ancak bu koşulsuz ya da kayıtsız şartsız bu komisyonda yer alacağı anlamına da gelmemektedir. Biz yapıcı olmak ve katkı koymak niyetindeyiz. Barışın, demokrasinin her zaman destekçisiyiz, savunucusuyuz. Ancak bu sürecin işleyişi, sürecin diğer aktörlerinin tavırları, samimiyetleri, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi CHP’nin alacağı tavır konusunda da önemli bir etken olacaktır” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada, CHP’li belediyelere yönelik operasyonları ve gündeme dair soruları yanıtladı.

Yücel şunları söyledi:

CHP’yi düşmanlaştırma ve itibarsızlaştırma planı uygulamaya konuldu. Sayın Ekrem İmamoğlu’nun, AKP Genel Başkanını koltuğundan etmesini önlemek için, İstanbul başta olmak üzere 15 belediye başkanımızın hukuk kılıfı altında siyasi operasyonlarla tutuklanmaları ve görevden uzaklaştırılmaları sağlandı. Millet iradesi 121 gündür tutsak. Bakın, kimse soruşturulmaktan ve yargılanmaktan muaf değildir. Ama sen geçmişi belli, geçmişte görevlendirildiği davalarda yaptıkları belli, siyasi tavrı belli, yetki sınırlarını tanımayan, Türkiye Savcısı gibi hareket eden bir kişiyi özel olarak görevlendirirsen ve onun yürüttüğü soruşturmalar sonucunda bu tutuklamalar gerçekleşiyorsa işte orada hukuk yoktur, hukuksuzluk vardır. Sadece hukuksuzluk değil, orada hukuksuzluğun ötesinde organize bir kötülük vardır. Orada insanların hukuksuz şekilde özgürlüklerinden mahrum bırakılması, insanların haksız yere itibarsızlaştırılması vardır. Orada eşlerin, çocukların döktüğü gözyaşı vardır. Orada anaların ahı vardır.

‘BEYAZ TOROS MAKETİYLE MESAJ VERİLİYOR’

19 Mart hukuk darbesinin üzerinden geçen dört aya rağmen ortada hala iddianame yok. Yüzlerce arkadaşımız hiçbir hukuki dayanağı olmayan, soyut iddialarla cezaevinde tutuluyor. Etkin pişmanlık kılıfı altında düşman hukuku anlayışı içinde akla gelmeyecek iftiralar atılıyor. Bu iftiralarla ve yandaş basına servis edilen kurgu görüntülerle algı operasyonu derinleştiriliyor. Darbe dönemlerine rahmet okutacak şekilde sistematik baskı ve sindirme operasyonu ile karşı karşıyayız. Hatta bu işi öyle bir noktaya getirdiler ki, bu soruşturmaları yürüten birileri ‘Beyaz Toros’ hatırlatması yapıyor. 1990’lı yıllarda yaşanan faili meçhul cinayetlerle, işkenceyle, gözaltındaki kayıplarla özdeşleşen beyaz Toros maketiyle mesaj vermeye çalışandan ne hukukçu olur ne Savcı. Bir savcının gücü yasalardan gelir, hukukun üstünlüğünden gelir. Bir savcının gücü, güçsüzü güçlüye ezdirmemesinden, hukuk kurallarını uygulamasından, Cumhuriyetin Savcısı gibi davranmasından gelir. Bir yargı mensubu, bir siyasi partiye yaranma telaşı ve refleksi ile hareket ediyorsa orada büyük bir çürümüşlük ve kokuşmuşluk vardır.

‘KÖTÜLÜĞÜN RESMİ’

İstanbul ile başlayıp sadece CHP’li belediyeler hakkında yürütülen, siyasetin kurguladığı bu operasyonlarda savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı gibi temel haklar açıkça ihlal edilmektedir. Hukukun en temel kuralları yok sayılarak, siyasetin merkezinden yönetildiği çok açık soruşturmaları yürütenler, sadece belli kişileri ya da bir siyasi partiyi değil, toplumun büyük kesiminin iradesini yok sayan, milletin iradesiyle inatlaşan aymazlık içindedir. CHP olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve İstanbul Adliyesi’nde görevli iki savcı hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu’na şikâyette bulunduk. İktidar hırsıyla, insanları haksız ve hukuksuz şekilde Silivri zindanlarına göndermekten çekinmeyen bu akıl, insan hayatını hiçe saymaktadır. Hani Nazım, ‘Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?’ diye sormuştu ya dizelerinde. İşte bugün ‘Kötülüğün resmini yapmak’ iktidara düşmüştür. Murat Çalık’ın durumu kötülüğün resmidir. Murat Çalık’a, annesine, eşine, çocuklarına, ailesine yaşatılanlar kötülüğün resmidir.

‘MURAT ÇALIK DERHAL TAHLİYE EDİLMELİDİR’

Hızla kilo kaybeden, geçmişte iki kez kanser atlatmış Murat Çalık Başkanımız İzmir Şehir Hastanesi’ne gönderilmiş ve hematoloji servisinde tedaviye alınmıştır. Bütün bunlar yaşanırken Murat Başkanımız önemli bir ameliyat geçirmiş, kalbindeki sorun nedeniyle anjiyo olmuş ve bir süre de yoğun bakımda tutulmuştur. İnsanı söylerken bile yoran bu trafik, hasta olan biri için adeta işkence haline gelmiştir. Onun için kaygılanan başta annesi eşi, çocuğu ve kardeşleri açısından yaşananlar dayanılması imkânsız bir hal almıştır.

19 Mart hukuk darbesi açıkça bir insanın canına kastetmektedir. Mehmet Murat Çalık Başkanımız derhal tahliye edilmelidir. Bu cümleye eklenecek, ‘ama, fakat, çünkü’ gibi sözcükler yoktur. Hastane raporları ortadadır. 84 yaşında bir annenin oğlunu görmesini engelleyen, 12 yaşında bir çocuğu, babasının hayatından endişe eder hale getiren bu düzenin sahipleri mutlaka ama mutlaka hukuk önünde bir gün hesap verecektir. Murat Çalık Başkanımıza ve ailesine yaşatılanlar büyük bir vicdansızlıktır. Derhal tahliye edilmelidir.

‘ÖNERİLERİMİZİ MECLİS BAŞKANINA İLETTİK’

Yücel, “Malumunuz perşembe günü Sayın Özgür Özel’in hem Meclis Başkanı hem Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanıyla bir görüşmesi olacak. Meclis Komisyonunun kurulmasıyla ilgili süreç CHP açısından nasıl işliyor? Vereceğiniz üyelerle ilgili isimler belirlendi mi? Süreci nasıl takip ediyorsunuz?” sorusunu da şöyle yanıtladı:

“CHP bugüne kadar tarihsel tutarlılığı içerisinde bu sorunun Meclis çatısı altında çözülmesi şeffaf yürütülmesi, tüm siyasi partilerin temsil edildiği bir komisyon üzerinden sürecin yürütülmesi konusunda bu işin fikir babası olmuştur. Biz önerilerimizi yazılı olarak Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a ilettik. CHP bu komisyonda bulunmayı arzulamaktadır. Katkı koymak istemektedir. Ancak bu koşulsuz ya da kayıtsız şartsız bu komisyonda yer alacağı anlamına gelmemektedir. Biz yapıcı olmak ve katkı koymak niyetindeyiz. Barışın, demokrasinin her zaman destekçisiyiz, savunucusuyuz. Ancak bu sürecin işleyişi, sürecin diğer aktörlerinin tavırları, samimiyetleri, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi CHP’nin alacağı tavır konusunda da önemli bir etken olacaktır. Süreci hep birlikte yaşayıp göreceğiz.”

/Ajans/

İlginizi Çekebilir

İnsan hakları ve hukuk örgütlerinden Fatma Tokmak için çağrı
Hakan Fidan: Suriye’ye müdahale ederiz

Öne Çıkanlar