Nevroz Uysal Aslan: Erzincan cezaevlerinde hak ihlalleri derinleşiyor

GündemPolitika

🔴 Erzincan Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi ile Erzincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine dikkat çeken DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, konuyla ilgili olarak Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığını başvuruda bulundu ve ayrıca Adalet Bakanlığı’na soru önergesi verdi.

“Erzincan Cezaevlerinde Hak İhlalleri Derinleşiyor: Onur Kırıcı Uygulamalar, Keyfi Cezalar ve İnfaz Yakmaları Durdurulmalıdır!” başlıklı bir açıklama yapan DEM PArti’li Vekil Nevroz Uysal Aslan yaptığı açıklamafa şunları söyledi:

Türkiye cezaevlerinde uzun süredir gözlenen sistematik hak ihlallerinin en ağır örneklerinden biri Erzincan Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi (YGC) ve Erzincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde yaşanmaktadır. Mahpuslardan, ailelerinden ve avukatlardan tarafımıza ulaşan başvurular; yapılan görüşmeler ve sahadan edinilen bilgiler ışığında insan onuruna, Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı uygulamaların kurumsallaştığını göstermektedir.

Erzincan Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ndeki Hak İhlalleri

  • Kuyu tipi mimari nedeniyle en alt katlarda tutulan siyasi mahpuslar gün ışığından tamamen mahrum bırakılmakta, ağır bir tecrit rejimi altında tutulmaktadır.
  • Mahpuslara bacak arası dedektör dayatması yapılmakta, bu onur kırıcı ve taciz boyutuna varan uygulamaya karşı çıkanlara disiplin cezaları verilmektedir.
  • 20.08.2025 tarihli 2025/381 sayılı disiplin tutanağı, yalnızca bu dayatmaya itiraz ettikleri için 14 siyasi mahpusa çeşitli disiplin cezaları verildiğini ortaya koymaktadır. Bu cezalar, “iyi hâl yokluğu” gerekçesiyle infaz ertelemelerine ve infaz yakmalarına doğrudan gerekçe yapılmaktadır.
  • Hâlihazırda Erzincan YGC’de bazı mahpusların infazı 4. ve 5. kez uzatılmış, bazı mahpusların ise verilen disiplin cezalarının ardından infazları yakılmıştır.
  • Erzincan YGC’ye sürgün edilen mahpuslara çıplak arama dayatıldığı, reddedenlerin 7 saat aç ve susuz bırakıldığı aktarılmıştır.
  • Havalandırma hakkı ağırlaştırılmış müebbet hükmü olmayan mahpuslarda dahi günde yalnızca 1 saat ile sınırlandırılmaktadır.
  • Kurs, atölye ve sosyal etkinlik hakları tamamen ortadan kaldırılmıştır.

Erzincan Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki Hak İhlalleri

  • Ağustos ayında ailelere ağız içi arama dayatması yapılmış, bu uygulamaya karşı çıkanlara “artık kalıcı hale getirildiği” söylenmiştir.
  • Evrensel Gazetesi ve Jineoloji Dergisi keyfi biçimde verilmemekte, kitaba erişim hakkı engellenmektedir.
  • Kargo gönderme talepleri uzun süre karşılanmamakta, mahpusların haberleşme ve kültürel hakları ihlal edilmektedir.
  • İnfazları uzatılan Ardıl Çeşme ve Nurcan Aslan adlı kadın mahpusların yanı sıra en az dört kadın mahpusun daha, verilen hukuksuz disiplin cezaları gerekçe gösterilerek infazları uzatılmıştır.
  • Cezaevinde İmralı Adası’na yazılan mektuplara dahi el konulduğu aktarılmıştır.

Anayasa ve Uluslararası Hukukun İhlali

Bu uygulamalar, yalnızca Anayasa’nın 17, 19, 20, 22, 26 ve 38. maddelerine değil; aynı zamanda AİHS’in 3. ve 8. maddelerine, Nelson Mandela Kuralları’na ve CPT standartlarına açıkça aykırıdır.

Cezaevlerinde uygulanan onur kırıcı aramalar, keyfi disiplin cezaları, infaz uzatmaları ve temel hakların sistematik biçimde ortadan kaldırılması; işkence yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, özel hayata saygı ve ifade özgürlüğü gibi en temel hakların çiğnendiğini göstermektedir.

Meclis ve Bakanlık Sorumluluğu

Bu ağır hak ihlalleri yalnızca İHİK’e yapılan başvuru ile değil, aynı zamanda Adalet Bakanı’na verilen soru önergesi ile de Meclis gündemine taşınmıştır.

20 soruluk soru önergesinde;

  • Erzincan’daki cezaevlerinde yapılan aramaların sayısal dökümü,
  • Disiplin cezalarının infaz uzatmalara etkisi,
  • Havalandırma ve sosyal etkinliklerin kısıtlanma gerekçeleri,
  • Yayın ve haberleşme engelleri,
  • Çıplak arama ve ağız içi arama dayatmalarının hukuki dayanağı,
  • İmralı’ya gönderilen mektuplara el konulmasının gerekçesi,
  • Son iki yılda açılan idari ve cezai soruşturmaların sonuçları

hakkında Bakanlıktan ayrıntılı cevap istenmiştir.

Çağrımız

Bizler, bu gerçekleri kamuoyunun bilgisine sunarken;

  • Adalet Bakanlığı’nı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nü ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz.
  • Keyfi ve hukuka aykırı tüm uygulamaların sona erdirilmesini,
  • Sorumlular hakkında derhal idari ve cezai soruşturmalar açılmasını,
  • Cezaevlerinde insan haklarına ve uluslararası standartlara uygun koşulların sağlanmasını ısrarla talep ediyoruz.

Hakikat gizlenemez, adalet ertelenemez.

Erzincan Cezaevlerindeki insanlık dışı uygulamalar derhal son bulmalıdır!

İlginizi Çekebilir

Per Ove Berg: Suriye’de geçici anayasanın acilen değişmesi gerekiyor
Behice Feride Demir: Dijital Dünya ve Siyasilerimiz

Öne Çıkanlar