İsviçre: Kürt ilticacı Ece İtah Türkiye’ye geri gönderildi

İsviçre devletinin son dönemde Kürdistanlı göçmenlere yönelik yürüttüğü dışlayıcı ve ayrımcı politikalar devam ediyor. Kürdistanlı genç kadın Ece İtah, ailesinin üç yıldır İsviçre’de yaşamasına rağmen, zorla Türkiye’ye geri gönderildi.

 Ece İtah’ın sağlık sorunlarına rağmen geri gönderildiği bildirildi.

 Fribourg’daki geri gönderme merkezinde tutulan Ece İtah, MS (Multipl Skleroz) hastası olmasına ve düzenli tıbbi bakıma ihtiyaç duymasına rağmen bugün Türkiye’ye sınır dışı edildi.

 Ece, 17 yaşındayken ailesi İsviçre’ye gelmiş, ancak iltica prosedürünün yavaş ilerlemesi nedeniyle 18 yaşını doldurduktan sonra aile birleşimi hakkından faydalanamamıştı. Lozan’da yaşayan ailesinin tüm çabalarına rağmen, İsviçre Göç Sekreterliği (SEM), Ece’nin başvurusunu reddederek geri gönderme kararı aldı.

Ece’nin sağlık sorunlarını ve ailesinin politik durumunu göz ardı eden bu karar, bir aileyi parçaladığı gibi, genç bir kadının yaşamını da doğrudan tehlikeye atmış oldu.

 Lozan’da protesto: “İsviçre’nin insan hakları söylemi yalandır”

Ece’nin sınır dışı edilmesinin duyulması üzerine Lozan’da aile üyeleri, demokratik kitle örgütleri ve göçmen kurumları bir araya gelerek İsviçre devletinin göçmen politikalarını protesto etti.

 Burada konuşan baba Musa İtah, İsviçre’nin “demokratik ve insan hakları savunucusu” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. İtah, şunları belirtti:

“Bu karar sadece bir aileyi parçalamakla kalmamış, kızımın yaşamını doğrudan tehlikeye atmıştır. Kızım Ece sağlık sorunları nedeniyle kendi bakımını bile tek başına sürdürememektedir. Türkiye’de karşılaşacağı politik baskı ve sağlık sorunlarından doğacak her şeyin sorumlusu İsviçre devletinin yanlış göçmen politikalarıdır.”

 Göçmen ve demokratik kurumlar adına açıklamayı Rûken Azık okudu. Fransızca metinde şu ifadelere yer verildi:

 “Ece İtah bugün zorla Türkiye’ye sınır dışı edilmiştir. Oysa ailesi üç yıldır İsviçre’de yaşıyor. Ece, ailesi geldiğinde 17 yaşındaydı ancak uzun süren bürokratik işlemler yüzünden 20 yaşına geldiğinde başvurusu incelendi ve bu gerekçe ile aile birleşimi reddedildi. SEM’in bu kararı uluslararası hukukta güvence altına alınan aile birliğini tanımamaktır.

 Ece’nin MS hastası olduğu tıbbi belgelerle kanıtlanmıştır. Onu ailesinden koparıp Türkiye’ye göndermek hem insanlık dışı hem de sağlığı açısından tehlikelidir. İsviçre makamlarının bu keyfi ve hukuksuz kararı, insan hakları ihlallerinin açık bir örneğidir. Bizler bu kararları kabul etmiyor, İsviçre devletini uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye, insan haklarını korumaya ve bu haksız sınır dışı uygulamalarına son vermeye çağırıyoruz.”

 Kudret (Arjîn) Arzık için tehlike sürüyor

Ece İtah’ın sınır dışı edilmesinin ardından gözler şimdi İsviçre makamlarının Türkiye’ye göndermek istediği bir diğer Kürt kadın aktivist Kudret (Arjîn) Arzık’a çevrildi. 12 Eylül için uçak bileti alınan Arzık’ın sınır dışı edilmesi planlanıyor. Sağlık ve yaşamı ciddi tehdit altında olan Arzık,  açlık grevine başladı. Demokratik çevreler, Arjîn’in sadece bir siyasi aktivist değil aynı zamanda bir kadın hakları savunucusu olduğunu belirterek, sınır dışı edilmesinin yaşamını doğrudan tehlikeye atacağına dikkat çekiyor.

Dayanışma çağrısı

Tüm demokratik kurumlar, insan hakları örgütleri ve siyasi partiler, İsviçre devletinin bu keyfi ve tehlikeli politikalarına karşı harekete geçmeye, Ece İtah gibi mağdurların ve Arjîn Arzık’ın yaşamını savunmaya çağrıldı.

İsviçre’de baskıcı göçmen politikaları derinleşiyor

Ece İtah’ın Türkiye’ye sınır dışı edilmesi ve Arjîn Arzık’ın da aynı tehlike ile karşı karşıya olması, İsviçre devletinin göçmen politikalarının hangi yöne evrildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Son yıllarda Kürt göçmenlere dönük alınan kararlar, yalnızca bireysel değil toplumsal düzeyde de ciddi sonuçlar doğuruyor.

İsviçre makamları özellikle Türkiye ve Kürdistan’dan gelen politik ilticacıların başvurularını sistematik biçimde reddetmekte ve onları baskı, işkence ve ölüm tehlikesiyle karşı karşıya oldukları ülkelere geri göndermektedir. Bu uygulama, başta Cenevre Sözleşmesi olmak üzere İsviçre’nin imzalamış olduğu tüm uluslararası anlaşmaların açık ihlali anlamına gelmektedir.

 Mahmur’dan gelen çağrı: “Halkımız hedefte”

 Yakın zamanda Mahmur Mülteci Kampı İnisiyatifi de İsviçre’ye bir çağrıda bulunarak Türk devletinin Mahmur’a yönelik kuşatma ve saldırılarını gündeme taşımıştı. Mahmur halkının yaşamının tehdit altında olduğunu belirten inisiyatif, İsviçre ve Avrupa devletlerinin sessizliğini eleştirmişti.

 Bugün Ece ve Arjîn şahsında yaşananlar, aslında Mahmur halkının karşı karşıya kaldığı toplumsal tehditlerle aynı politikaların parçası olarak değerlendirilmekte. İsviçre, göçmenlerin yaşam hakkını korumak yerine Türkiye’nin baskıcı politikalarıyla paralel bir çizgide hareket etmektedir.

 Demokratik kitle örgütleri: “İsviçre devletinin maskesi düşüyor”

Cenevre, Lozan, Basel ve Zürih’teki Kürt kurumları, göçmen dernekleri ve demokratik kitle örgütleri  İsviçre devletinin “insan hakları savunucusu” imajının çöktüğünü belirtti.

“İsviçre devleti, bir yandan dünyada barış ve insan hakları söylemlerini öne çıkarırken, diğer yandan Kürt halkına ve politik göçmenlere karşı en ağır ihlalleri gerçekleştirmektedir. Bu çifte standart artık gizlenemez. Ece’nin zorla geri gönderilmesi, Arjîn’in sınır dışı edilme hazırlığı ve Maxmur’a yönelik sessizlik; hepsi aynı politikanın parçalarıdır.”

 Göçmen örgütleri ve insan hakları kurumlarının, önümüzdeki günlerde İsviçre’nin farklı kentlerinde eylemler düzenleme kararı alması bekleniyor . Başta Arjîn Arzık’ın sınır dışı edilmesini engellemek olmak üzere, İsviçre’nin göçmen politikalarının teşhiri için ortak mücadele hattı örülmesi çağrıları yalılıyor. Bu çerçevede tüm halklara ve demokratik çevrelere çağrı yapıldı.

Çağrıda,“Sessizlik ölüme onaydır. İsviçre devletinin insanlık dışı göçmen politikalarına karşı birleşelim,  Arjîn’in sesi olalım.” ifadeleri kullanıldı.

 

/Haber: Öner Polat- İsviçre/

İlginizi Çekebilir

İstanbul: Özgür Özel ve Özgür Çelik, Genel Başkanlık Çalışma Ofisi’ne gitti
Avrupa Parlamentosu: Sol grup, Avrupa Komisyonu’na karşı güvensizlik önergesi sundu

Öne Çıkanlar