Oktay Candemir: Zabıta

Genel

Ardahan’ın Göle’sinden kalkıp İstanbul’un gürültüsüne, oradan da Türkiye siyaseti denen o büyük tiyatronun tam ortasına atlayan Gürsel Tekin’in hikâyesi var ya, işte bu hikâye, ülke siyasetine ağır bir darbe vurdu.

Göle’de Gürsel Tekin’i yakından tanıyanları aradım, sordum. “ İstanbul’da Kadıköy belediyesine çaycı olarak girdi, sonra zabıta oldu. Ondan sonrası ne oldu, nasıl oldu, bilmiyoruz” dediler. 1980’lerin sonunda SHP’li Kadıköy Belediyesi’nde çaycı ve zabıta olarak başlayan hayat hikâyesinin geldiği nokta, aynı zamanda toplumun neden artık siyaset kurumuna güvenmediğini bir kez daha gösterdi.

Sonra Deniz Baykal gelmiş, “Gel, CHP’ye” demiş, bizimki de atlamış. Kemal Kılıçdaroğlu yükselince, onun da yıldızı parlamaya başladı. 2009’da CHP İstanbul İl Başkanı oldu, Genel Başkan Yardımcılığı yaptı, milletvekilliği falan derken Karun kadar zengin oldu. Tabanla iç içe, halkın derdini bilen biri diye anlatmışlar. Gecekonduda büyümüş, sokakların dilini çözmüş falan.

Ama sonra, o güzelim imaj, çorba oldu. 2023’te bir çıkış yaptı: “HDP’li belediyelere kayyum atanabilir” dedi.

Yani kendi halkına, kayyum isteyecek kadar kimliğini yitirmişti artık. 2024’te CHP’den ayrıldı. Bazıları için bu tam bir depremdi, çünkü yıllardır emek verdiği partisine sırtını döndü. Siyasette fikir değişir, tabi ki. Ama mesele nerede durduğun, kimi temsil ettiğin ve kime hesap verdiğin.

Gürsel Tekin’in bu değişimi, bir dönüşüm değil; tam bir “sapma”dır. Bir zamanların halkçısı, şimdi polis ordusuyla CHP İl Binası’na “Kayyum” olarak girdi. Bunu da tam olarak Zabıta Haftası’nda yapması ayrıca ironik bir durumdu. Bir zamanlar halkçıydı, ya da en azından öyle görünüyordu. Ama ne olduysa oldu, rüzgârın yönünü pusula yaptı, halkı unuttu, güç sahibine boyun eğdi.

Brütüs’ün ihaneti en yakınından olduğu için trajikti, işte Gürsel Tekin de öyle oldu.

Gürsel Tekin, halk için artık bir figür değil değil, güç odakları için bir figürandır. Şimdi siz deyin, biz bu siyasetçileri mi hak etmiyoruz, yoksa onlar bizi mi çok iyi tanıyor?… Ben karar veremedim. Ama her seçimde yeniden kandırılan bu millete bakınca, Türk Tipi siyasetçinin suçu yok galiba…

O da arz-talep meselesi neticede.

İlginizi Çekebilir

Mecit Zapsu: Van’ın Gölgelerinde Bir Günbatımı…
İmamoğlu’nun diploma davası Silivri’de başlıyor

Öne Çıkanlar