Remzi Kartal: AKP’nin Rojava’ya yaklaşımı Kürt halkına yaklaşımını ortaya koyuyor

Türkiye’nin , ”Rojava’nın HTŞ’ye teslim olması için Öcalan’dan talepte bulunduğunu” söyleyen Remzi Kartal, ”AKP’nin Rojava’ya yaklaşımı aynı zamanda Kürt halkına yaklaşımını ortaya koyuyor. Aslında en büyük yanlış bu. HTŞ ile HTŞ’nin fikriyatıyla Şam’da temsil eden siyasetle stratejik bir iş birliği Türkiye’ye bir şey kazandırmaz” dedi.

Kongra- Gel Eş Başkanı Remzi Kartal, Türkiye’de yürütülen süreç, Komisyonun çalışmaları, Kürt sorunu ve Rojava üzerinden gündemdeki gelişmeleri Mezopotamya Ajansı‘na değerlendirdi.

Öcalan’ın çağrısının, ”100 yıllık bir sorunun çözümü için büyük bir zemin yarattığını” ifade eden Kartal, devletin buna uygun, buna cevap olacak adımları henüz atmadığına” dikkat çekti.

Kartal’ın açıklamalarından öne çıkanlar şunlar:

*Önder Apo gerçekten çok büyük bir tarihi sorumlulukla Türkiye halkları olmak üzere bölge halkları için çok büyük bir şans yarattı. Türkiye için de özellikle 100 yıllık bir sorunun çözümü için büyük bir zemin yarattı. Buna karşın devlet tarafından atılan adımlar sürecin önemine denk düşmüyor. Bu durum demokrasi ve barış beklentisi olan kamuoyunda soru işaretleri yaratıyor. Tempo son derece düşük. Hala iktidarın siyasi hesapları var. Bu açıdan da bunlar özellikle demokrasi ve barıştan yana beklentisi olan kamuoyu açısından sorular yaratıyor.
 *AKP’nin bu süreci kendi iktidarının ömrünü uzatmak, araçsallaştırmak istediği tespiti yerinde bir tespittir. Buna karşın, iktidarın bu politikadan sonuç alması mümkün değildir. Kürt sorunu devletin resmi politikalarıyla çözülemez. Herkesin bu konuda çok derinlikli değerlendirme yapması gerekiyor. Yanlış değerlendirmeler, tek taraflı süreci kendi politik iktidarının sürdürülmesine yönelik hesaplar sonuç vermez. Sonuç vermezse Türkiye bundan zarar görür.

*Özerk Yönetime yaklaşımları Kürt sorununa ve Kürt halkına yaklaşımıdır. Türkiye’nin kaybettiği nokta da budur. Eğer doğru temelde yaklaşılırsa aslında Kürt halkı, Türkiye’nin en büyük kazanımıdır, kazancıdır. Türk-Kürt kardeşliği bin yıllık bir tarihte büyük bir medeniyet yaratmış bir kardeşliktir. Ama onların bahsettiği kardeşlik nedir? İnkara dayalı kardeşlik. Yani Kürt’e kardeş diyorlar ama Kürt’ün dilini kabul etmiyorlar. Varlığını kabul etmiyorlar…

*Bütün Kürtler zamanında Kobani’de IŞİD’e karşı direndi. Şimdi Rojava’ya yönelik bir saldırı olursa bütün Kürtler daha etkili bir mücadele yürütürler. Bütün Kürtlerin kendi güçlerini, askeri güçlerini Özerk Yönetim’de birleştirmeleri söz konusu olur. Bu konuda Kürtlerin mesajı da var. Türkiye bunu görmeli. Eğer AKP bir iktidar hesabı yapıyorsa, eğer bir seçim hesabı yapıyorsa da en doğru planlama, en doğru siyasal yaklaşım da Kürtlerle gerçek bir kardeşleşmedir. Bu AKP’ye de kazandırır. Ümit ederiz ki AKP, Rojava’ya dönük saldırı yapma gibi bir yanlış yapmaz.

*Biz herkesten içe yönelik ulusal birlik politikalarında da artık her şeyi aşan, tamamen ‘demokratik ulus’ çerçevesinde ulusal birliği geliştiren bir yaklaşımı esas alıyoruz. Bu konuda Sayın Mesud Barzani’nin olumlu yaklaşımları görülüyor. Bu konuda Başkan Öcalan ile görüşmeye yönelik ortaya koyduğu tutum, yine Rojava’ya yönelik bir saldırı olursa buna karşı tutum alacaklarını belirtmesi önemli.

İlginizi Çekebilir

‘Kılıçdaroğlu Genel Merkeze yatak serecek, partide tasfiye başlatacak’
İrlanda’dan Eurovision resti: İsrail katılırsa boykot edeceğiz

Öne Çıkanlar