Rojava Özerk Yönetimine bağlı bölgelerden Suriye’nin HTŞ’li geçici hükümetinin düzenlediği ‘Halk Meclisi’ seçimlerine tepki geldi. Kürt kadın hakları aktivisti Stêr Kasim, seçimleri “önceden tasarlanmış ve gayrimeşru” olarak nitelendirdi.
“Seçim süreci yapısal olarak kusurlu”
Suriye Demokratik Meclisi (MSD) Başkanlık Konseyi üyesi Şukri Şeyhani, seçimleri “tamamlanmamış ve halkın beklentilerinden uzak” olarak tanımladı. Şeyhani, “Beş Suriye vilayetinin seçim süreci dışında bırakılması, bu seçimin eksik olduğunun açık göstergesidir” dedi.
Şeyhani’ye göre, süreç daha hazırlık aşamasından itibaren “gerçek bir katılımcılıktan yoksun” şekilde yürütüldü. “Bu durum seçimlere dair ciddi şüpheler doğuruyor” ifadelerini kullandı.
“Temsil adil ve kapsayıcı olmalı”
Rojava temsilci heyeti sözcüsü Yasir Süleyman da Rûdaw’a yaptığı açıklamada, bölgelerinin seçim sürecine davet edilmediğini belirtti. Süleyman, “Bizim talebimiz açık: Gelecekteki Suriye Anayasası, tüm Suriyelilerin siyasi ve parlamenter haklarını açık biçimde güvence altına almalı. Temsil adil, kapsayıcı ve hakkaniyetli olmalı” dedi.
Süleyman, “Eğer bu süreçte bizim görüşümüz alınsaydı, biz de kendi önerilerimizi sunar, farklı bir seçim vizyonu ortaya koyabilirdik” ifadelerini kullandı.
“Müzakereler çok yavaş ilerliyor”
Şeyhani, Şam yönetimiyle yürütülen diyalog sürecinin “çok yavaş” ilerlediğini belirterek, “10 Mart anlaşmasının birçok maddesinde hükümetin yeterli adım atmadığını” söyledi. Şeyhani, Şam’ın “askeri ve güvenlik entegrasyonu” konularına öncelik verirken, “eğitim, sağlık ve idari düzenlemeler” gibi sivil alanları geri plana ittiğini vurguladı.
Yasir Süleyman ise son dönemde ne Şam’a resmi bir heyet gönderildiğini ne de Şam’dan Kuzey ve Doğu Suriye’ye bir ziyaret gerçekleştiğini söyledi.
Süleyman, 10 Mart anlaşmasının hâlâ yürürlükte olduğunu ve bu anlaşmanın “ülkenin idari, kurumsal ve güvenlik alanında bütünleşmesini hedeflediğini” vurguladı.
Kürt aktivistlerden sert tepki: “Seçimler dışlayıcı”
Kuzey ve Doğu Suriye ve Rojava’nın farklı kentlerinde Kürt sivil toplum temsilcileri ve aktivistler de seçimlere tepki gösterdi.
Kürt kadın hakları aktivisti Stêr Kasim, seçimleri “önceden tasarlanmış ve gayrimeşru” olarak nitelendirdi:
“Bu seçimler Kürtleri, Dürzîleri ve geniş halk kesimlerini dışlıyor. Şam yönetimi ne eşitliğe ne de gerçek ortaklığa inanıyor.”
Kasim, Suriye’nin ancak “adem-i merkeziyetçi, demokratik ve çoğulcu bir yapıya kavuşmasıyla” tüm halkların ülkeye aidiyet hissedebileceğini belirtti.
Gazeteci Abdulhalim Süleyman da seçimlerin “göç, dışlanma ve katılım eksikliği nedeniyle meşruiyetinin zayıf” olduğunu ifade etti:
“Bu seçimler, çözüm üretmek yerine geçiş sürecini karmaşık hale getiriyor. Gerçek bir ulusal uzlaşma olmadan hiçbir parlamentonun kalıcı olamayacağı ortadadır.”
“Kadın kotası yetersiz, temsil eksik”
Kürt insan hakları savunucusu Evin Yusuf, seçimleri “Kürtleri ve kadınları dışlayan bir süreç” olarak değerlendirdi. Yusuf, “Kadın kotası en az yüzde 35 olmalıydı. Mevcut tablo, halkın gerçek temsilini yansıtmıyor” dedi.
Bir diğer aktivist de seçimlerin “Dürzî, Kürt ve Alevi toplumlarını” dışladığını vurgulayarak, “Bu durum ülkeyi daha da bölüyor ve toplumsal gerilimi artırıyor” ifadelerini kullandı.
“En güvenli bölgeler dışlandı”
Suriye Yüksek Seçim Komisyonu, daha önce yaptığı açıklamada Süveyda, Haseke ve Rakka’daki seçimlerin “güvenlik gerekçesiyle ertelendiğini” duyurmuştu. Ancak Rojava Özerk Yönetimi, bu gerekçeyi reddederek, “Bu bölgeler ülkenin en güvenli yerleri arasında. Hükümet, siyasi nedenlerle bizi dışlıyor.” açıklamasında bulundu.
/rd/










