Rojava Özerk Yönetimi Dışilişkiler Dairesi Eşbaşkanı Bedran Çiya Kurd, HTŞ güçlerinin Halep’te tırmandırdığı gerilimle ilgili bir açıklama yaptı.
‘‘Mahallelerimizdeki halkımız, herhangi bir saldırıya maruz kalırsa varlığını korumada yalnız olmayacaktır. Bu nedenle, tüm Suriyelileri, tüm Suriye kesimlerini hedef alan bu planlara ve fitnelere karşı durmaya, sahil ve Süveyda’da yaşanan katliamların tekrarlanmasını önlemeye çağırıyoruz.” diyen Çiya Kurd’un X hesabından yaptığı açıklama şöyle:
”Türkiye yanlısı silahlı gruplar, Suriye hükümeti bünyesinde Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine doğru harekete geçti ve tüm giriş-çıkışları kapattı. Bu gruplar, Deyr Hafir cephelerinde saldırılarını sürdürüyor. Bu adımlar, Suriye’de daha geniş bir çatışma yaratmayı ve kalan yaşam altyapısını yok etmeyi, daha fazla Suriyeliyi öldürmeyi amaçlayan bir Türk planının parçası olarak görülüyor; tıpkı geçmiş yıllarda ve son olarak Süveyda’da yaşananlar gibi.
Bu, tüm Suriyelileri tehdit eden bir fitne olup yeni bir savaşın fitilini ateşlemek herkesi uçuruma sürükleyecektir. Türkiye, “Suriye ya sadece bizim olacak ya da onu yakarız” anlamına gelen bir söylemi tekrarlıyor. Ancak biz, Suriye halkının bilincine ve varlığını, birliğini hedef alan tüm komploları boşa çıkarma yeteneğine güveniyoruz.
Halkımız, kimliğini ve yaşamını savunmak için varoluş savaşını verecektir. Mahallelerimizdeki halkımız, herhangi bir saldırıya maruz kalırsa varlığını korumada yalnız olmayacaktır. Bu nedenle, tüm Suriyelileri, tüm Suriye kesimlerini hedef alan bu planlara ve fitnelere karşı durmaya, sahil ve Süveyda’da yaşanan katliamların tekrarlanmasını önlemeye çağırıyoruz.
Geçici otorite, durumun gidişatından öncelikle sorumludur. Ayrıca, Şam ile ilişkilerini normalleştirerek istikrar sağlamayı hedefleyen uluslararası ve Arap güçlerin, geçici otorite ile diyaloğumuz önündeki engelleri kaldırmak ve 10 Mart anlaşmasının uygulanmasının yolunu açmak için derhal harekete geçmesi gerekiyor.
Aksi takdirde, mahallelerimize ve bölgelerimize yönelik bu tehditler ve saldırılar altında verimli bir diyalog mümkün olmayacaktır.
Biz, tehdit ve silah yoluyla değil, diyalog ve müzakere yoluyla engelleri aşmayı hedefliyor ve buna çabalıyoruz. Arabulucu devletlerin, Halep ve Deyr Hafir’deki gerilimi yatıştırmada, vatandaşların hareketini engelleyen geçiş noktalarını yeniden açmada, çabaları dağıtan ve Suriye ulusal yakınlaşmasını engelleyen olumsuz uygulamaları ve söylemleri dizginlemede rol oynaması zorunludur…”









