Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanlık Üyesi Sîpan Hemo,SDG’nin yeni Suriye ordusuna katılmaya hazır olduğunu belirterek, “Bizim için önemli olan, SDG’nin kimliğinin, mücadelesinin ve fedakarlıklarının korunması; tüm Suriye halklarının haklarının güvence altına alınmasıdır,” dedi.
Hemo, Şam ile yapılan görüşmelerin” olumlu bir atmosferde geçtiği ancak henüz somut bir sonuç alınamadığını” belirtti.
Hemo, SDG Basın Merkezi’ne yaptığı açıklamada, SDG ile Şam yönetimi arasındaki görüşmelere ve entegrasyon sürecine ilişkin son durumu değerlendirdi.
“Katılım süreci ya hızlanacak ya duracak”
Şam’a giden son Rojava heyetinde yer alan SDG’li komutan, Şam hükümetinin atacağı adımların, katılım sürecinin hızlanıp hızlanmayacağını belirleyeceğini söyledi. Hemo, 10 Mart 2025’te yapılan mutabakatın ardından entegrasyon sürecinin önünde bazı engeller oluştuğunu ifade etti.
“Demokratik ve adil bir sistem kurulana kadar, SDG tüm Suriyelileri koruyan ulusal bir güç olarak kalacaktır” diyen Hemo, mevcut görüşmelerin somut sonuçlar üretmesi gerektiğini vurguladı.
“Görüşmeler umut verici ama sonuçsuz kaldı”
Hemo, son Şam toplantısına SDG heyetiyle birlikte katıldıklarını belirterek, “Toplantıda Suriye Savunma Bakanlığı temsilcileri ve bazı Amerikalı yetkililer de hazır bulundu. Görüşmeler olumlu bir atmosferde geçti, ancak henüz somut bir sonuç alınamadı,” dedi.
Sîpan Hemo, “Henüz yazılı ve net bir anlaşma olmadığı için, elde edilen sonuçlar sözlü vaatler ve genel temennilerle sınırlı kaldı. Biz bu olumlu atmosferin artık pratik adımlara dönüşmesi gerektiğini vurguladık” ifadelerini kullandı.
“Yeni Suriye ordusu ancak SDG’nin katılımıyla kurulabilir”
Hemo, DSG’nin yalnızca askeri bir güç olmadığını, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir proje olduğunu belirtti:
“Biz, marjinalleşmeye, diktatörlüğe ve zulme karşı kurulan bir güç olarak ortaya çıktık. Amacımız demokratik bir Suriye inşa etmektir.”
Ayrıca, yeni Suriye ordusunun ancak SDG’nin katılımıyla ulusal bir kimlik kazanabileceğini belirterek, “Gerçek şu ki, SDG olmadan ulusal bir Suriye ordusu kurulamaz. Biz bu hedef doğrultusunda stratejik olarak entegrasyona hazır olduğumuzu açıkladık” dedi.
“Bizi engelliyorlar ama kimliğimizi koruyacağız”
Sipan Hemo, SDG’nin entegrasyon sürecini engellediği yönündeki iddiaları reddederek, bazı çevrelerin hâlâ eski rejim zihniyetiyle hareket ettiğini dile getirdi:
“Bazı taraflar hâlâ bizim siyasi, toplumsal ve idari kimliğimizi yok saymak istiyor. Biz bunu asla kabul etmeyeceğiz. Katılım, SDG’nin kimliğini ve mücadelesini korumalıdır.”
“Tüm Suriye halklarının sürece dahil olması gerekir”
Sîpan Hemo, SDG’nin yalnızca Kürtlerin değil, tüm Suriye halklarının haklarını savunduğunu belirterek “Biz sadece Kuzey ve Doğu Suriye halkından değil, tüm Suriye halklarından bahsediyoruz. Sünni, Dürzi, Hristiyan, Kürt ve Alevi herkesin yeni Suriye’nin inşasında yer alması gerekir. Eğer sadece bir kesimin hakları tanınmazsa, Suriye geçmişin baskı ve zulüm döngüsünden kurtulamaz” dedi.
“Güvenlik ve inanç sorunları hâlâ çözülmedi”
Hemo, güvenlik ve karşılıklı güven eksikliğinin süreci zorlaştırdığını belirterek, “Şam yönetimi hâlâ farklı kesimlerle güven temelli bir ilişki kuramadı. Özellikle Alevi ve Dürzi topluluklara yönelik son saldırılar, durumun hâlâ istikrarsız olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.
“Şeyh Meqsûd saldırısı süreci olumsuz etkiledi”
Halep’teki Şeyh Meqsûd Mahallesi’ne yönelik son saldırıyı da hatırlatan Sîpan Hemo, “Tam SDG’nin entegrasyonu konuşulurken, Şêx Meqsûd’a saldırı yapıldı. Bu, 10 Mart Mutabakatı’na aykırıydı. Eğer halkın direnişi olmasaydı, felaket çok daha büyük olurdu” dedi.
“Efrin ve göçmenler konusu test olacak”
Hemo, Şam yönetiminin ciddiyetinin Efrin konusunda belli olacağını belirtti:
“Efrinli göçmenlerin geri dönüşü, zararlarının tazmini ve sorumluların yargılanması hükümetin samimiyetinin göstergesi olacaktır.”
“SDG ulusal bir güç olarak kalacak”
Hemo konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“DSG, Suriye’nin ulusal gücüdür. Halkımızın güvenliği ve birliği için binlerce şehit verdik. Bugün bölgelerimizde güven içinde yaşıyoruz, ancak Suriye’nin diğer kesimleri hâlâ kaos içindedir. Kazanımlarımızı korumalı, komplolara karşı birlik olmalıyız. Halkımız SDG’ye güvenmeye devam etsin; biz her zaman onları koruyacağız.”
/rd/











