Oktay Candemir: Müfettiş Tamamdır…

Genel

Bakın, gelişmekte olan ülkeler arasında değerlendirilen Çin’de dört ulusal bayram var. Otoriter rejim Rusya tek bayramla idare ediyor. Uluslararası sınıflandırmalarda “az gelişmiş ülke” olan Kuzey Kore’de ise tam 17 ulusal bayram var; yani neredeyse her iki haftada sabah sporu niyetine resmi bayram kutlaması yapıyorlar.

Gelişmekte olan Nepal yılda 35, gelişti, gelişiyor denilen Hindistan 42, yarı gelişmiş İran ve gelişmekte olan Myanmar’da 26 ulusal bayram bulunuyor.

Gelişmiş ülkelerden Amerika Birleşik Devletleri sadece iki bayramla yetiniyor. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinin yer aldığı Avrupa’da ise ulusal kurtuluş bayramı sadece bir defa kutlanıyor. Az gelişmiş Sudan’da askeri yönetim var, 2019’dan beri. Ama resmi tören sayısı 1. Yine çok az gelişmiş Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ise 7 tane milli bayram var.

70 yıldır gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan ama bir türlü gelişemeyen Türkiye’ye gelelim. 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim… ve şimdi de 15 Temmuz. Rakam 5. Ama durun, ilçeler ve illerin kendi kurtuluş bayramları ile bu sayı 7’ye çıkıyor.

Van’dan örnek verelim: Şöyle; Erciş ve Gürpınar 1 Nisan’da, Van ve Muradiye 2 Nisan’da, Özalp 3 Nisan’da, Çaldıran 4 Nisan’da, Başkale 22 Nisan’da, Gevaş’ın 31 Mart, Saray 1 Kasım, ‘Düşman işgalinden kurtuluş’un yıldönümünü kutluyor. Halbuki Saray ve Çaldıran 1987’de ilçe ilan edilmiş. O güne kadar bir kurtuluş günü olmayan bu ilçeler için demişler; ‘Hadi bu da 4 Nisan ve 1 Kasım’da kurtulsun’… Çatak ve Bahçesaray’ın kurtuluş günü olmadığı için onları yazmıyorum.

Niye yok, bilmiyorum ama muhtemelen ‘Düşman’ buralara uğramamış!

Van Valisi, bu 10 ilçenin kurtuluş bayramına katılırsa Kuzey Kore’den daha fazla milli bayram yapmış oluyor.

O kadar çok bayrama gidince çok sıkılmış olmalı ki bayram kutlaması paylaşımını Grup Yorum’un Devrim Yürüyüşü müziği ile yaptı. Ben de yılda bu kadar bayrama katılsam, 29 Ekim’de değil Devrim Yürüyüşünü, Enternasyonal marşını paylaşırım! Van Valisi için bir nevi ‘Müfettiş tamamdır’ diyebiliriz! Bütün milli bayramlar, devleti kutsamak ve iktidarı elinde tutan rejimi pekiştirmek için kullanılan birer araçtır. Türkiye gibi bayrakların balkonlara, meydanlara, binalara asıldığı başka bir ülke bulunmuyor.

Bu tür bayrak ritüelleri sadece Türkiye’ye özgü bir durum. Bana kaç bayram kutladığını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. Ve unutmayın: ne kadar milli bayram, o kadar az demokrasi. Bayram sayısı arttıkça, cebimizdeki para o kadar azalıyor gibi bir durum. Milli bayram ile saadet olmaz. Eğer demokrasi ve refah yoksa, bu bayramlar sadece birer tiyatrodur.

Türkiye, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını coşkuyla kutlarken bakın ülkede neler oluyor: Bedeninde iki erkeğin DNA’sı bulunan Rojin Kabaiş’in katilleri hâlâ bulunamadı. Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 7 katlı bir bina henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü. Çöken binanın enkazının altında insanlar var. T

FF Başkanı, aktif 371 hakemin yasadışı bahis oynadığını açıkladı. Daha neler neler… Daha iki tane katilin bulunamadığı yerde kutlama mı yapılır? Aksine, tüm ülke bu durumdan ötürü yas ilan etmelidir.

Nereden tutarsan tut, elinde kalıyor. Bozulmuşluk, çürümüşlük, cinayetlerden başka bir şey yok. Ahmet Kaya’nın dediği gibi: “Bize kan, bize ter, bize gözyaşı kalır.” Daha fazlası enseyi karartmayalım. Milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan günlerden geçiyoruz (!)

İlginizi Çekebilir

Filistin karşıtı önyargı taşıdığı gerekçesiyle 300’den fazla yazar NYT’ye yazmayı bıraktı
Litvanya, Belarus sınırını 1 aylığına kapatma kararı aldı

Öne Çıkanlar