Ragıp Duran: Cahillerin Galatıhissiyatı

Yazarlar

:

 87 hatta 102 yıl geriye gidip bir lideri putlaştırmak mıdır Cumhuriyet? Zelzelede önce temeli çürük binalar yıkılır. İrtica ve şekavete karşı mücadele edeceğim derken, irtica iktidara geldi, şekavetin mevcut durumu ise müphem.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı nerede, nasıl kutladın?

Brassens’in güzel bir şarkısı vardır: Kötü Şöhret. Oradan sana bir dörtlük:

‘’Bayram günü

Çıkmam yumuşacık yatağımdan

Uygun adım gitse de müzik

Hiç ilgilendirmez beni’’.

Milyonlarca insan caddelere meydanlara sığmadı ama. Büyük bir çoşkuyla kutladık Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti.

Evet Bağdat Caddesindeki kalabalığı gördüm. Yalnız galiba onlar, Atatürk ya da Cumhuriyet’ten çok Erdoğan’a muhalefet için oradaydılar. Öyle değil mi?

Belki de haklısın. İşin sadece bir yanı bu, ama halkımız Atatürk’e ve Cumhuriyet’e hala sımsıkı bağlı.

Halkımız mı? Amed, Şırnak ve Çölemerik’de yüzbinlerce yurttaş gönüllü olarak toplandı meydanlarda değil mi?

Çölemerik dediğin neresi?

Bak bir şey daha dikkatimi çekti: Cumhuriyet Bayramı ve Atatürk konusunda en büyük gazete ilanlarını, en göz alıcı ve romantik TV reklamlarını bankalar, büyük holdingler veriyor hep. Bu Cumhuriyet sanki Cumhur’dan çok onlara yaramış. Beni bir de bu tür duyuru ve reklamlarda çocukların kullanılması rahatsız ediyor. Sempati yaratmak için yapılıyor ama yanlış.

Mustafa Kemal hayranı olmadığını biliyordum ama yoksa sen Cumhuriyet’e de mi karşısın?

Ben 1789 Büyük Fransız Devriminin ‘’Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik’’ şiarı ile büyüdüm, yaşadım. Bugün neyi kutluyorlar ki? Bu üç temel kavramın hangisi var Türkiye’de? Kemal’in Cumhuriyet’ine eleştirel bakmak lazım. Yeni yeni çıkıyor. Hepsi benim kitaplığımda var. Benim karşı çıktığım, itiraz ettiğim Cumhuriyet, ‘’Yanlış Cumhuriyet’’, ‘’Yanlış İliklenen Düğme’’ hatta ‘’Entelektüel Biyografi’’… Daha çok sayıda önemli, değerli inceleme var. Ece Ayhan da zaten ‘’Cumhursuz Cumhuriyet’’ derdi.

Bu tutumunla şeriatçılarla, AKPlilerle aynı safa düştüğünün farkında mısın?

Ben nerede olduğumun farkındayım. Benim şeriatla, AKP’yle en küçük ilişkimin olmadığını, onlara karşı kendi çapımda mücadele ettiğimi sen de çok iyi biliyorsun.

E nedir peki senin itirazın?

Bak şimdi, ben insanların körü körüne herhangi bir fikre, ideolojiye, lidere bağlanmasına karşıyım. Tamam Atatürk ‘’Kurucu Önder’’, gerçi son zamanlarda kendisine bir rakip çıktı ya neyse… Yurttaşların böyle bir lidere saygı duyması, onu anması da evet anlaşılır ve kabul edilebilir bir tutum.

Eee?

İyi de iş saygıyı, anmayı geçti. Kişi/kişilik kültü gelişti. Peygamber hatta Tanrı yerine konuyor Atatürk birçok kesimde. Bugün Kuzey Kore’de bile yok böyle bir manzara. 1938’de aramızdan ayrılmış, üstelik de teorisyen ya da ideolog olmayan bir devlet insanına bugün ana muhalefet partisi lideri muamelesi yapılıyor.

Erdoğan’dan çok iyi ama kendisi. Erdoğan attan düştü halbuki O çok iyi bir süvariydi. Fransızca da bilirdi rahmetli.

Haklısın. Sözkonusu iki şahsiyet kıyaslanmaz bile. Aynı cümlede isimleri de geçmez. Yalnız Veliefendi Hipodromunda değiliz, yabancı diller okulunda da değiliz.

Bak sen meraklısın al oku: Bir yayınevi hem Nutuk’u yeniden basmış hem de Atatürk’ün çeşitli konuşmalarını derlemiş.

Gördüm. Bu da bana çok anlamsız hatta saçma geliyor. Sürekli geriye giderek ilerleme sağlanamaz. Üstelik sözünü ettiğin kitaplar propaganda malzemesi. Tek yanlı ve resmi görüş ürünü. Bir düşünsene bunca yıldır neden hala kritik bir Atatürk biyografisi yayınlanamadı? Devlet, hukuka aykırı olduğu halde (Çünkü isme/kişiye özel yasa olmaz!) neden Atatürk’ü koruma kanunu çıkartmış? Halkımız, milletimiz kendisini bu kadar çok seviyorsa ona hukuki kalkan mı gerekir?

Gericilere karşı o kanun!

Gericiliğe esas olarak kanunla karşı çıkılamaz. Ayrıca gericilik bir ölçüde nispi bir kavram. Sana göre gerici olan bir kişi ya da kurum, başkasına göre gerici olmayabilir. Sağol sen bana kitap önerdin ben de sana bir dizi sohbet önereyim:

Kimlerle sohbet edeceğim?

Mesela 1915’i bilen bir Ermeni’yle konuş. Pontos’u öğrenmiş bir Rum ya da Yunanlıyla konuş. Unutuyordum az kalsın, Kürtlüğünün bilincinde olan bir Dersimliyle, bir Mardinliyle  konuş. Sor bakalım onlara Mustafa Kemal’i, Atatürk’ü nasıl değerlendiriyorlar. Özgürce konuşabilirlerse tabi…

Abi konumuz Cumhuriyet Bayramı idi nerelere geldik? 

Aaa ilginç bir saptama seninki. Atatürk’ün dışında, ondan ayrı Cumhuriyet diye bir kurum, bir rejim, bir düzen mi var?

Yok mu?

Yurttaşların çoğunluğuna bakarsan yok. Atatürk onlar için hem Cumhuriyet, hem laiklik, hem çağdaşlaşma, hem kadın hakları vs… Atatürk her şey o cenahta. Mesele keşke Mustafa Kemal’le sınırlı kalsa. İttihat Terakki ile yüzleşmeden, hesaplaşmadan bir gelişme sağlanamaz. Hala Tek Devlet, Tek Millet, Tek Dil, Tek Din, Tek Lider anlayışı egemense buradan bir cacık olmaz!

1907 yılında İttihat Terakki Cemiyetinin 322 numaralı üyesi

olan Mustafa Kemal, Libya’ya (1908) görevli olarak birinci sefer.

gittiğinde  İTC’nin Selanik’de 1909’da düzenlenen 2. Kongresine

Libya delegesi olarak katılmıştı.

(SON/RD)

İlginizi Çekebilir

Öcalan’dan mesaj: Kürt olgusu tüm boyutlarıyla Cumhuriyetin yasallığına dahil edilmelidir
OECD: Zengin ülkelere göçte yavaşlama başladı

Öne Çıkanlar