:
Faşist yalanların yanı sıra İnternet, algoritmalar, yapay zeka da katkıda bulundu: Çağımızın en büyük belası, alternatif gerçek ya da büyütülmüş gerçeklik adı altında artık hakikat de bozuldu. İyimser olabilmek için neredeyse hiç bir koz kalmadı elimizde. Çünkü 21. yüzyıl faşizmi pandemi gibi yaygınlaşıyor.
Sende genel bir karamsarlık mı var?
İyimserlik/karamsarlık geleceğe ilişkin duygusal/ruhsal haller. Somut gerçekleri doğru gözlemleyip saptamak sonra da genel eğilimi belirlemek daha doğru sonuçlar verir. Ne var ki somut gerçekler artık çok tahrif ediliyor, gizleniyor hatta lanetleniyor. Toplumsal-siyasal konular için söylüyorum ben. Spor-Toto tahmini gibi bir şey değil yani…
Pek bir şey anlamadım bu söylediklerinden.
Anlasan şaşardım zaten. Bak şimdi çoğu insan belirli kalıplar içinde düşünebiliyor sadece. Ufukları dar. ‘’Allah bilir’’, ‘’Büyüklerimiz bilir’’ diyor geçiştiriyor işi. Çünkü öyle yetiştirilmişler. Bir de bizim siyasi ve kültürel geçmişimizde istila ve kendinden olmayanı yok etme geleneği var. Düşünmek fiili için kafa patlatmak diyoruz. Eleştiri hak getire. Doğru dürüst bir eğitim sistemi de yok. Bizim zamanımızda liselerde mantık ve felsefe dersleri vardı. Kaldırdılar. Şimdi matematik derslerini de kaldırmaya ya da azaltmaya niyetliler. Varsa yoksa din dersi. Bu insanların çoğunun bağımsız/özgür fikirleri tutumları yok. Gerçeğe değil kadere inanıyor. Çoğunluk ne diyorsa onu doğru kabul ediyor. Medya da pis bir aracı. Yurttaş kitlesi değil sanki koyun sürüsü.
Siz solcular halkımızı hep hor görürsünüz zaten!
Siz sağcılar da hep milletin sağduyusundan, irfanından söz edersiniz zaten. Hor görmüyorum sadece gördüğümü ifade ediyorum. Bunca kıyamet kopuyor, insanlar ölüyor, yoksullaşıyor, sömürülüyor, haksızlığa uğruyor kılını kıpırdatan, karşı çıkan, protesto eden kalabalık bir yurttaş topluluğu var mı?
Kimsede kabahat arama. İtiraz edeni sabaha karşı evinden alıp merkeze çekiyorlar sonra da ver elini Silivri! İnsanlar korkuyor haliyle…
Vaay ne de güzel durum tesbiti yapıyorsun, hayret. Protesto korkuyu yenebilir, hiç olmazsa azaltır. Ama sana bir şey söyleyeyim bu durum öyle çok yeni değil.
Eskiden beri mi böyleydi demek istiyorsun?
Evet. Bak mesela bu ülke, adına ne dersen de, 1915’de korkunç bir hadise yaşadı. O dönem 3-5 kişi hariç onlar da ancak yarım ağızla konuşup yazabildi, kimse karşı çıkamadı. Belki 100 sene sonra konuşulmaya başlandı Ermeni meselesi. Bu ülkede en az 1925’den bu yana Kürtlerin başına gelmedik kalmadı, neyse ki Kürtler karakterleri gereği çok farklı yöntemlerle bu zulme karşı çıkmaya çalıştı hiç olmazsa…
Ermeni meselesi geçmişin sorunu. Oldu bitti. Zaten pek Ermeni de kalmadı memlekette. Kürtlere gelince izliyorsun herhalde o mesele de yavaş yavaş halloluyor.
Halloluyor mu? Bir şey olduğu yok. Ya da galiba çok şey oluyor. Son aşamada Beyazlar, ‘’Kürt Mürt yoktur, hepimiz Türküz, kardeşçe yaşayalım aynı bayrağın, devletin altında’’ deseler hakikaten o zaman mesele bitmiş olacak.
Haklısın vallahi… Çanakkale’de Kürt kardeşlerimizle birlikte savaştık hatta daha önce 1071’de Malazgirt Zaferinde Kürtler olmasa Alparslan kazanamazdı herhalde savaşı.
Hayrola sende mi Pozitif Devrimci oldun yoksa? Bu derin meseleler öyle ayaküstü tartışılabilecek bir konu değil.
Peki… Almanya’dan Istanbul’a tatile gelen ve zehirlenip vefat eden aile bireyleri hadisesi çok üzdü beni. Sen ne diyorsun bu konuda?
Egemen anlayış ne yaptı olay sonrasında. Gözaltı, tutuklama… Böcek ilacından mı öldüler yoksa yediklerinden mi o bile henüz tam olarak kesinleşmedi. Benim muhalefet ettiğim yaklaşım, bizde her olaya polisiye perspektifle ve uygulamayla gidilmesi. Bir de doğu ahalisi olumsuz şeylere hep çok üzülür ama hiç bir şey yapmaz. Bak daha önemli ve giderek yaygınlaşan başka bir felaket var.
Neymiş o felaket?
Çocuklardan oluşturulan çeteler var. Organize suç şebekeleri. Gasp, el koyma, hırsızlık, adam yaralama, adam öldürme haberleri hergün medyada yayınlanıyor. TV dizilerinde de zaten hep bu mafyatik tipler ön planda. Resmen şiddet propagandası…
O işler dünyanın her ülkesinde oluyor. ABD’de, Fransa’da da oluyor.
Eee oralarda da oluyorsa normal bir şey mi demek istiyorsun? Memleket Teksas’a dönmüş durumda sen kalkmış ‘’Her yer zaten Teksas’’ diyorsun.
Bu seferki muhabbetimizde dikkat ettim hiç yabancı kelime ya da yazar adı kullanmadın. Eksik kalmasın.
Seni mi kıracağım… Bak 10-15 sene önce dünyada aşırı sağ, göçmen ve Müslüman karşıtlığı büyümeye başladığında akademilerde, entelektüel çevrelerde Hannah Arendt hatırlandı. Çünkü otoriter ve totaliter ideolojiler ve rejimler güç kazanıyordu. Hatta 1933’e geri mi dönüyoruz sorusu gündeme gelmişti. Bugünlerde artık 21. yüzyıl faşizmi global çapta zirveye doğru ilerleyip yaygınlaşınca bir başka Alman yazar moda oldu.
Kim?
Martin Heidegger. Haydege diye okunur.
Adını ilk defa duyuyorum.
1945’e kadar Nazi Partisi üyesi. Hitler’i savunmuş bir felsefeci. Bir de bana başta karamsar mısın diye soruyordun değil mi? Heidegger Haydegit!
(SON/RD)











