ABD–İsrail temasları sonrası İran’a yönelik askeri senaryolar gündemde

DünyaGündem

İsrail ile ABD arasında yapılan üst düzey temaslar, İran’a yönelik olası bir askeri operasyon senaryosunu yeniden gündeme taşıdı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun hafta sonu gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından, İsrail’in “üst düzey alarm” durumuna geçtiği iddia edildi.

Reuters’a konuşan bir ABD’li yetkili görüşmeyi doğrularken, ele alınan başlıklara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Yetkili, İsrail’in ilan ettiği “yüksek alarm” durumunun hangi somut askeri veya güvenlik adımlarını içerdiğine dair de bilgi vermedi.

Öte yandan New York Times, ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Başkan Donald Trump’ın son günlerde İran’a yönelik olası yeni askeri müdahale seçenekleri hakkında bilgilendirildiğini yazdı. Haberde, Trump’ın Tahran’a yönelik daha önce dile getirdiği tehditleri hayata geçirme ihtimalini ciddi biçimde değerlendirdiği belirtildi. Wall Street Journal ise ABD ve İsrail arasında İran’a nasıl bir saldırı düzenlenebileceğine dair ilk görüşmelerin yapıldığını, seçenekler arasında İran’daki askeri tesislere yönelik geniş çaplı hava saldırılarının da bulunduğunu aktardı.

Geçen yıl haziran ayında İsrail ile İran arasında, ABD’nin de hava saldırılarıyla İsrail’e destek verdiği ve 12 gün süren çatışmalar yaşanmıştı. İsrail Başbakanı Netanyahu, kısa süre önce Economist dergisine verdiği mülakatta, İran’ın İsrail’e yönelik yeni bir saldırısının “Tahran için çok ağır sonuçlar doğuracağını” yineledi.

Bu gelişmeler sürerken İsrail, Avrupa Birliği’ne çağrıda bulunarak İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun AB tarafından “terör örgütleri listesine” alınmasını talep etti.

İran’dan misilleme tehdidi

İran yönetimi ise olası bir ABD saldırısına sert karşılık verileceği uyarısında bulundu. Dubai merkezli El Arabiye televizyonunun aktardığına göre, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’nin İran’a yönelik herhangi bir saldırısının, İsrail ile bölgedeki ABD askeri üslerinin “meşru hedef” haline gelmesine yol açacağını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump ise Truth Social adlı sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda, “İran, belki de hiç olmadığı kadar özgürlük istiyor. ABD yardıma hazır!” ifadelerini kullandı.

Protestolarda can kaybı artıyor, internet hâlâ kapalı

İran’daki kitlesel protestolar sürerken can kaybı da artıyor. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı HRANA’ya göre, yaklaşık iki haftadır devam eden gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısı 192’ye yükseldi, 2 bin 600’den fazla kişi gözaltına alındı.

Ülkede internetin neredeyse tamamen kesildiği belirtilirken, buna rağmen protestoların İran’ın 185 kentinde sürdüğü bildiriliyor. İnternet erişimini izleyen NetBlocks kuruluşu, kesintinin 60 saati aştığını ve Tahran yönetiminin bu yolla göstericiler arasındaki iletişimi engellemeyi, şiddet görüntülerinin yayılmasını önlemeyi hedeflediğini aktardı. İnsan hakları örgütleri, bu durumun geçmişte olduğu gibi kanlı bir bastırma sürecinin habercisi olabileceği uyarısında bulunuyor.

Muhalefet ve sürgündeki isimlerden çağrılar

ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, İran halkına hitaben yaptığı açıklamada “uzun kabusun sona ereceğini” söyledi. 1979’da devrilen Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi de Graham ve Trump’a destekleri için teşekkür etti. ABD’de sürgünde yaşayan Pehlevi, günlerdir İran halkını ülke genelinde grev ve meydanları işgal etmeye çağırıyor.

Gösteriler sırasında atılan monarşi yanlısı sloganlar, eylemcilerin bir bölümünün eski rejimin mirasına umut bağladığı şeklinde yorumlanıyor. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ise protestoları sert bir dille kınayarak göstericileri “ülkeye zarar veren fitneciler” olarak nitelendirdi ve güvenlik güçlerine sert müdahale mesajı verdi.

Protestoların arka planı

İran’daki protestolar, 2025’in son Pazar günü yerel para birimi riyalin hızla değer kaybetmesine tepki olarak Tahran’da, muhafazakâr kimlikleriyle bilinen esnafın sokağa çıkmasıyla başladı. Ekonomik taleplerle başlayan eylemler kısa sürede rejim karşıtı protestolara dönüştü ve ülke geneline yayıldı. Hükümet ekonomik reform vaatlerinde bulunsa da, Hamaney’in sert müdahale yanlısı tutumu tansiyonun düşmesini engelliyor.

İsrail ve ABD’nin protestoculara açık destek vermesi ise İran’da rejim yanlısı çevrelerin tepkisini artırıyor. Bazı hükümet yetkilileri eylemcileri “İsrail ajanı” olmakla suçlarken, İsrail’in geçen yılki saldırılarının ardından İran’da onlarca kişinin bu suçlamayla idam edildiği hatırlatılıyor.

/Kaynak: Uluslararası ajanslar/

İlginizi Çekebilir

Erbil Valiliği: Suriye Ürünleri Fuarı’na izin verilmeyecek
İran’da internet kesintileriyle ölü sayısı gizleniyor: ‘Sayı 2 bini aşmış olabilir’

Öne Çıkanlar