Kürdistan Almanya Toplumu, Almanya’yı cihatçı yapılara yönelik her türlü desteğe karşı net bir tutum almaya ve Suriye’de azınlıkların korunmasını, sivillerin güvenliğini ve federal bir yeniden yapılanmayı esas alan kapsamlı bir siyasi çözüm için aktif rol üstlenmeye çağırdı.
Kürdistan Almanya Toplumu (KGD), Almanya Federal Hükümeti’ne hitaben yayımladığı açık mektupta, Suriye’nin Halep kentinde Kürt mahallelerine ve sivil nüfusa yönelik son saldırıların açık ve net biçimde kınanmasını talep etti.
11 Ocak 2026 tarihli mektupta, Halep’te yaşanan yıkımın sözde geçiş hükümetiyle bağlantılı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiği belirtilirken, bu yapılar arasında Türkiye tarafından siyasi, lojistik ve askeri olarak desteklenen HTŞ bağlantılı cihatçı milislerin bulunduğu vurgulandı. KGD, Kürt mahallelerinin hedef alındığını, sivil yaşam alanlarının tahrip edildiğini ve sivillerin zorla yerinden edildiğini ifade etti.
Açıklamada, “geçiş düzeni” söylemi altında hareket eden bu grupların fiiliyatta azınlıklara yönelik sindirme, zorla göç ettirme ve hedefli şiddet uyguladığı belirtilerek, Halep’teki Kürt nüfusun yeniden sistematik saldırıların hedefi hâline geldiğine dikkat çekildi. Bu durumun, yıllardır sürdürülen bir insanlıktan çıkarma ve yok sayma politikasının devamı olduğu ifade edildi.
KGD, jeopolitik gerekçelerle bu aktörleri görmezden gelen uluslararası Suriye politikasının da sivillere karşı işlenen suçlarda dolaylı sorumluluk taşıdığını vurguladı. Mektupta, cihatçı yapılarla kurulan bu fiili toleransın, sahada Kürtler ve diğer azınlıklar için doğrudan can güvenliği tehdidine dönüştüğü belirtildi.
Açık mektupta Almanya’nın Suriye politikasını köklü biçimde yeniden değerlendirmesi çağrısı yapılırken, federal bir devlet olarak Almanya’nın bölgesel özyönetim, azınlık hakları ve güç paylaşımı konusundaki deneyimlerini uluslararası çözüm süreçlerine aktif biçimde dahil etmesi gerektiği ifade edildi.
KGD ayrıca, Rojava’daki demokratik özyönetim yapılarının tüm saldırılara rağmen Suriye için federal, kapsayıcı ve çoğulcu bir modelin mümkün olduğunu somut biçimde gösterdiğini vurguladı. Bu modelin siyasi olarak dışlanmaması, aksine uluslararası tanınma ve somut destek görmesi gerektiği belirtildi.
Mektupta Almanya’da yaşayan yüz binlerce Suriyeli mülteciye de dikkat çekilerek, Federal Hükümet’in bu bağlamda özel bir siyasi ve ahlaki sorumluluk taşıdığı ifade edildi. Kürdistan Almanya Toplumu, Almanya’yı cihatçı yapılara yönelik her türlü desteğe karşı net bir tutum almaya ve Suriye’de azınlıkların korunmasını, sivillerin güvenliğini ve federal bir yeniden yapılanmayı esas alan kapsamlı bir siyasi çözüm için aktif rol üstlenmeye çağırdı.












