KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Kuzey ve Doğu Suriye ile Rojava’ya yönelik Şam yönetimine bağlı güçlerin saldırılarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Karasu, yaşananları yalnızca askeri bir gelişme olarak değil, Kürt halkının varlığına ve siyasal iradesine dönük uluslararası boyutlu bir komplo olarak tanımladı. Açıklamada, Rojava’da hedef alınanın sadece bir bölge değil, Kürtlerin on yıllardır bedeller ödeyerek inşa ettiği demokratik, çoğulcu ve ortak yaşam modelinin olduğu vurgulandı.
Karasu, 2014–2015 yıllarında Rojava halkının IŞİD’e karşı verdiği mücadelenin hatırlatılması gerektiğini belirterek, “İnsanlık için barikat olan bir halka bugün cezalandırma uygulanıyor” dedi. On binlerce şehit ve yaralı pahasına kurulan demokratik sistemin tasfiye edilmek istendiğini söyleyen Karasu, saldırıların “Kürtsüzleştirme” hedefi taşıdığını ifade etti. Şeyh Maksud’dan başlayarak yürütülen operasyonların, Kürtlerin bölgedeki tarihsel varlığını ortadan kaldırmayı amaçladığını kaydetti.
Saldırıların tüm Kürdistan’ı ilgilendirdiğini vurgulayan Karasu, bunun yalnızca Rojava’ya değil, Kürt halkının dört parçada kazandığı siyasal ve toplumsal mevzilere yönelmiş bir saldırı olduğunu söyledi. Kürt halkının iradesinin kırılmak, özgürlük mücadelesinin tasfiye edilmek istendiğini dile getirdi.
Bu çerçevede Karasu, özellikle Bakur ve Başur’daki Kürt halkına çağrıda bulunarak, Rojava’ya geçmişte verilen desteğin bugün karşılıksız bırakılmaması gerektiğini belirtti. Kobani direnişinde olduğu gibi, tüm Kürdistan’dan ve uluslararası demokratik güçlerden yükselen dayanışmanın belirleyici olduğuna dikkat çekti. Gençleri ve kadınları mücadelede öncü rol üstlenmeye çağıran Karasu, Kürdistan gençliğinin tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Açıklamada, Halep’te yaşanan ve sivilleri hedef alan saldırılar “vahşet” olarak nitelendirildi. Karasu, Kürt kadınlarına ve sivillere yönelik uygulamaların saldırıların gerçek niteliğini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.
Karasu ayrıca, Suriye’deki Arap halkına da çağrıda bulunarak, Kürtler ile Araplar arasında düşmanlık yaratma çabalarına dikkat çekti. Rojava’da yıllardır Kürtler, Araplar ve Süryanilerin birlikte yaşadığını hatırlatan Karasu, bu ortak yaşamın hedef alındığını söyledi ve kışkırtmalara karşı uyarıda bulundu.
Açıklamanın sonunda siyasi partilere ve uluslararası kamuoyuna seslenen Karasu, sessizliğin suça ortaklık anlamına geleceğini belirtti. Kürdistan’ın dört parçasındaki siyasi güçlerin bugün tarihi bir sınavdan geçtiğini vurgulayan Karasu, “Bugün sorumluluk almayanlar halk tarafından affedilmeyecektir” dedi. Karasu, uluslararası demokratik ve devrimci güçleri de Kobani sürecinde oynadıkları rolü hatırlatarak, Rojava’ya aktif destek vermeye çağırdı.
Karasu, açıklamasını “Bijî Berxwedana Rojava” sözleriyle tamamladı.
Kaynak: Rûdaw








