Kış, bu hafta sadece tribünleri değil futbolu da üşüttü. TFF 1. Lig’de 21. hafta, tempodan çok mücadeleyi, kaliteden çok direnci konuştuğumuz bir hafta oldu. Sahadaki oyunlar, havanın sertliğini aratmayacak kadar ağırdı. Puan cetveline baktığımızda ise bu haftadan gerçek anlamda kazançlı çıkan takım sayısı bir elin parmaklarını geçmedi. Hatta açık söylemek gerekirse, tablo en çok Iğdırspor’un yüzünü güldürdü.
Haftanın merkezinde ise Erzurum’da oynanan Amedspor maçı vardı. İlk yarıda Diyarbakır’da 2-2 biten, hâlâ tartışmaları süren maçın rövanşıydı bu. Erzurum bu karşılaşmayı sıradan bir lig maçı gibi görmedi. Tribünler doluydu, hava soğuktu, zemin zorluydu ama sahadaki futbolcular oyunun ruhunu korumayı başardı. Sertlik vardı ama çirkinlik yoktu. Bu yönüyle sahadaki herkes büyük bir alkışı hak etti.
Futbolun adaletine bakacak olursak, bu maçı isteyen ve hak eden taraf Erzurumspor’du. Baskıyı kuran, oyunu yönlendiren, golü arayan onlardı. Eren Tozlu’nun attığı gol sadece skoru değiştirmedi, aynı zamanda ligdeki gol krallığı yarışına da güçlü bir mesaj verdi. Ben buradayım dedi, üstelik çok net bir dille. Özellikle diğer adaylara, Hassani’ye gönderilmiş bir mesaj gibiydi bu gol.
Amedspor cephesinde ise eksikler fazlasıyla hissedildi. Ligin zirvesindeki takımın en önemli hücum silahı Mbaye Diagne sahada yoktu ve bu yokluk oyunun her anında hissedildi. Aslında teknik direktör Sinan Kalıoğlu’nun planı kağıt üzerinde doğruydu. İlk yarıda skor avantajı alındı, ikinci yarıda geçiş hücumlarıyla işi bitirmek hedefleniyordu. Ancak futbol bazen tek bir anla tüm planları bozar. 47. dakikada gelen kırmızı kart, maçın kırılma noktası oldu. O dakikadan sonra Amedspor için kazanmak değil, oyunda kalmak zorlaştı. Erzurumspor’un golüyle tüm dengeler değişti ve bu deplasmandan puan çıkarmak neredeyse imkânsız hale geldi.

Bu haftanın sessiz kazananı Erzurumspor oldu. Hem puan hem moral hem de sıralama anlamında önemli bir adım attılar. Amedspor ise hâlâ lider ama bazı gerçekleri artık görmezden gelemez. Özellikle savunma hattında üst düzey iki stopere olan ihtiyaç çok net. Medyada adı geçen Emir Ortakaya ismi bu yüzden dikkat çekici. Vanlı olması, Fenerbahçe altyapısından gelmesi ve henüz 21 yaşında olması Amedspor için ciddi bir potansiyel anlamına geliyor. Doğru ortamda gelişimi çok farklı bir seviyeye çıkabilir.
Buna rağmen tabloyu bütüncül okumak gerekiyor. 12 maçta 8 galibiyet, 2 beraberlik, 2 mağlubiyet hâlâ güçlü bir istatistik. Bu mağlubiyet bir nazar boncuğu olarak görülmeli. Amedspor şu an ligin lideri ve Süper Lig’e çıkma yolunda en güçlü aday. Ancak bu hafta oynanan oyunun eleştirilecek çok yönü olduğu da açık. Önümüzde zorlu bir fikstür var. Erzurum ve Sivas gibi iklimi, zemini ve atmosferiyle zor iki deplasmanın arka arkaya gelmesi, bu sürecin kolay geçmeyeceğini gösteriyor. Mbaye Diagne’nin dönüşü önemli bir artı olacak ama savunma transferi gecikirse bedeli ağır olabilir.
Vanspor cephesinde ise kelimenin tam anlamıyla bir direniş hikâyesi izledik. Ligin en formda takımlarından Esenler Erokspor deplasmanı, Vanspor için baştan sona sabır sınavıydı. Maça kontrollü başlandı ama bu kontrol kısa sürede hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Dakikalar ilerledikçe Erokspor baskıyı artırdı, Vanspor’u kendi yarı sahasına hapsetti. İlk ciddi Vanspor pozisyonu 40. dakikada geldi.

Set oyunu yoktu. Uzun toplar vardı. Dönen ikinci topları alıp çıkma düşüncesi vardı ama rakip hem fiziksel hem de oyun gücüyle buna izin vermedi. Vanspor’u oyunun içinde tutan tek şey kalecisiydi. Çağlar Şahin Akbaba, adeta tek başına bir maç oynadı. Yedi net kurtarışla alınan 1 puanın mimarı oldu. O puan belki de sezon sonunda çok şey anlatacak.
Bu sonuçla Erokspor ilk ikiden düştü. Bu durum sıralamada en çok Amedspor’un işine yaradı. Vanspor ise 28 puanla 11. sırada ve şimdi çok daha zorlu bir sürece giriyor. Bu hafta iç sahada oynanacak Serhat derbisi, Vanspor adına sezonun kırılma maçlarından biri olabilir. Transfer döneminin ağır geçmesi ciddi bir risk. İlk 11’e en az beş net takviye yapılmazsa, düşme hattıyla mesafe hızla kapanabilir. Önümüzdeki haftalar Vanspor’un ligdeki kaderini belirleyecek.
Iğdır’da ise haftalardır konuşulan kaos, şimdilik durmuş gibi görünüyor. Teknik direktör İbrahim Üzülmez eleştirilerin odağındaydı ve Sakaryaspor maçı bu eleştirileri hem doğruladı hem de sorgulattı. Oyun hâlâ kadro kalitesinin gerisinde ama mücadele vardı. Gecenin yıldızları iki kaleciydi. Szumski ve Taha, adeta gole izin vermemek için anlaşmış gibiydi. Ryan Mendes ise Iğdırspor adına fark yaratan isimdi. Driplingleri ve savunma arkasına yaptığı koşular, Sakaryaspor savunmasını sürekli tedirgin etti.

Iğdırspor haftaya Vanspor deplasmanında, belki de sezonun en kritik maçlarından birine çıkacak. Bu maç sadece üç puan değil, teknik direktörün geleceğini de belirleyebilir. İki Serhat takımının da kazanmak zorunda olduğu bir maç ama en büyük temennimiz, kazananın dostluk olması.
Alt liglerde ise umut veren tablolar var. TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta Mardinspor, Ankarademirspor deplasmanında 4-0’lık net bir galibiyetle yeniden ayağa kalktı. Lider Kahramanmaraş’ın sadece bir puan gerisindeler ve yarışın tam içindeler. Yapılan transferler bu zorlu grupta Mardinspor’u son haftaya kadar iddialı tutacak.
Muşspor ise ikinci yarının en formda takımlarından biri. Ersel ve Stanley Ohawuchi uyumu, bu takımın sadece play-off’un değil şampiyonluğun da adayı olduğunu net şekilde gösteriyor.
Beyaz Grup’ta Batman Petrolspor ile Şanlıurfaspor arasındaki liderlik yarışı nefes kesiyor. Batman Petrolspor, yaptığı transferlerle ligin üstünde bir kadro kurdu. Mert Örnek, geçen sezon Vanspor’da ne yaptıysa burada da aynısını yapıyor. Serdar Bozkurt ise Iğdırspor’daki şampiyonluk hikâyesini Batman’da yeniden yazmak istiyor. Şanlıurfaspor cephesinde ise Sinan Kurumuş’un dönüşü her hafta skora yansıyor. Bu yarışın son haftaya kadar süreceği çok net.
TFF 3. Lig’de Bingölspor’un maçı ertelendi ama liderlik yerinde duruyor. Büyük bir sürpriz olmazsa onları bir üst ligde göreceğiz. Mazıdağı Fosfatspor, Ağrıspor ve Diyarbekirspor’un gençlerle verdiği mücadele ise bu coğrafyanın futboldan vazgeçmediğini gösteriyor.
Soğuk haftalar geçiyor, zorlu maçlar oynanıyor. Kimileri fırsat tepti, kimileri direndi, kimileri nefes aldı. Ama futbol, her hafta yeni bir hikâye yazmaya devam ediyor.
Önümüzdeki haftalar, bu hikâyenin kimler için mutlu biteceğini daha net gösterecek.










