Kürdistan Komünist Partisi (KKP), Rojava’ya yönelik Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ) saldırılarını güçlü bir dille kınayan bir açıklama yayımladı. Parti, bu saldırıların Kürt halkını tasfiye etmeye yönelik uzun soluklu bir planın güncel biçimi olduğunu vurguladı.
KKP’ye göre, Halep’ten başlayıp Kobani ve Haseke hattına doğru genişleyen ve Türkiye’nin açık veya örtük desteğini alan bu saldırılar, sıradan bir askeri operasyon değildir. Amaç, Kürt halkının siyasal iradesini, toplumsal örgütlülüğünü ve tarihsel kazanımlarını ortadan kaldırmaktır. HTŞ, mezhepçi, selefi-cihatçı, kadın düşmanı ve halkların eşitliğine düşman bir yapı olarak tanımlanıyor; kontrol ettiği bölgelerde toplumsal yapıyı çözüyor ve şiddeti kalıcı hâle getiriyor.
KKP, Rojava’da hedeflenenin yalnızca askeri güç olmadığını, aynı zamanda halkların birlikte yaşam iradesi, kadın özgürlüğü temelinde gelişen toplumsal dönüşüm ve laik-demokratik yönetim anlayışı olduğunu belirtti. SDG’nin varlığının yalnızca askeri değil, siyasal ve toplumsal bir anlam taşıdığına dikkat çekildi.
Parti, tarihsel olarak Kürtlerin siyasal varlığının yok sayıldığını ve baskılarla tasfiye edilmeye çalışıldığını hatırlatarak, bugünkü saldırıların da başarısız olacağını vurguladı. KKP, çözümün gerici örgütlerle ittifaklarda, gizli pazarlıklarda ve askeri dayatmalarda değil, halkların eşitliğini ve özgürlüğünü esas alan demokratik siyasal zeminde olduğunu açıkladı.
Açıklamada uluslararası kamuoyuna çağrı yapılarak şunlar ifade edildi: HTŞ saldırıları derhal durdurulmalı, Rojava’daki halk iradesi tanınmalı, Kürt halkının statüsünü hedef alan tüm girişimlerden vazgeçilmelidir. Bölge halklarının geleceği gericiliğe ve şiddete teslim edilmemelidir.
KKP’nin vurgusu nettir: Kürt halkının özgürlük iradesi bastırılamaz; halkların ortak geleceği zorla şekillendirilemez.
/Nupel/











