🔴BAE’de ilki yapılan ABD-Ukrayna-Rusya üçlü görüşmelerinden nasıl bir sonuç çıktı? Avrupa’nın temsil edilmediği üçlü görüşmeler hangi konuda düğümleniyor?
Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) ilki gerçekleştirilen ABD-Rusya-Ukrayna üçlü görüşmelerin “yapıcı ruhla başladığını” duyurdu.
Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, “İlk temaslardan önemli sonuçlar beklemek hata olur… Ancak bu temasların yapıcı bir ruhla başlamış olması bile olumlu olarak değerlendirilebilir” demekle birlikte, “daha önlerinde önemli işler olduğunu” kaydetti.
BAE’deki görüşmelerde, dostane sıcak bir ortamın var olduğunu söyleyemeyeceğini belirten ve “Bu aşamada bu pek mümkün değil” diyen Peskov, “Ancak müzakereler yoluyla bir şey başarmaya çalışıyorsanız, yapıcı bir şekilde konuşmanız gerekir” dedi.
Grönland krizine odaklanan Avrupa baypas mı edildi?
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, geçen hafta Avrupalıların ABD Başkanı Donald Trump’ın “ilhak planları” nedeniyle Grönland krizine odaklandığı bir sırada ilk ABD-Ukrayna- Rusya üçlü görüşmenin BAE’de yapılacağını ilan etmişti.
Ve BAE’de Cuma günü başlayan ve iki süren görüşmede, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’da savaşın sona erdirilmesi için kabul edilmesini istediği barış planı ele alındı.
ABD’li yetkililer, ikinci tur görüşmelerin 1 Şubat’ta yapılacağını duyurdu.
Trump’ın Ukrayna barış planı, Rusya yanlısı olduğu gerekçesiyle Avrupa hükümetlerinin sert tepki ve itirazlarına yol açmıştı.
Almanya, İngiltere, Fransa başta olmak üzere bir çok Avrupa hükümeti, Avrupalılar sürece dahil edilmeden Ukrayna’da barışın tesis edilemeyeceğini duyurmuş, görüşmelere katılımlarının sağlanmasını gerektiğini savunmuştu.
Avrupa kamuoyu, Ukrayna ile ABD arasında güvenlik garantileri konusunda uzlaşma sağlandığını da Zelenskiy’nin Davos’ta yaptığı bir açıklamayla öğrenmişti.
Siyasi gözlemciler, Trump ile Grönland krizi nedeniyle dikkatlerini Arktik’e çeviren Avrupa’nın, Ukrayna görüşmelerinden baypas edildiği görüşünde.
Zelenskiy: Yapıcı geçmiş olması önemli
Bu arada Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Cumartesi günü sona eren ilk ABD-Ukrayna-Rusya üçlü görüşmesinin ardından “Çok şey tartışıldı ve görüşmelerin yapıcı geçmiş olması önemli” açıklamasını yaptı.
“Görüşmelerin temel odağı, savaşı sona erdirmenin olası parametreleriydi. Savaşın sona erdirilmesi ve gerçek güvenliğin sağlanması sürecinde Amerikan gözetimi ve denetiminin gerekliliğinin anlaşılmasını son derece değerli buluyorum” görüşünü aktaran Zelenskiy, Amerikan tarafı, savaşı sona erdirmek için gereken parametrelerin ve güvenlik koşulların resmileştirilmesine yönelik olası formatları gündeme getirdiğini kaydetti.
BAE’ye arabuluculukları ve daha fazla toplantıya ev sahipliği yapmaya hazır olmaları nedeniyle minnettar olduğunu vurgulayan Zelenskiy, açıklamasını “Ukrayna barış ve güvenlik için çalışıyor. Yardımcı olan herkese teşekkür ederim” sözleriyle bitirdi.
Donbas anlaşmazlığı sürüyor
Zelenskiy dün yaptığı bir diğer açıklamada ise Kiev ile Moskova arasındaki en ihtilaflı konunun “toprak anlaşmazlıkları” olduğunu duyurdu.
Ukrayna Devlet Başkanı, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmeli” dedi.
Rusya ise Ukrayna’nın Donbas bölgesini almakta ısrarcı. Rusya’nın haber ajansı TASS’ın haberine göre “toprak meselesi” Ukrayna’daki çatışmaları sona erdirecek anlaşmada belirleyeci öneme sahip.
TASS’a açıklama yapan Peskov, “Anchorage formülünün bir parçası” olarak nitelendirdiği toprak meselesinin Rusya ve Devlet Başkanı Vladimir Putin’in pozisyonu açısından olası bir anlaşmanın esasını oluşturduğunu, bunun da “bir sır olmadığını” kaydetti.
Vladimir Putin, Rus askerlerinin yaklaşık yüzde 90’ını kontrol ettikleri Donbas’ı bir barış anlaşmasıyla Rusya topraklarına dahil edememeleri halinde bunu askeri yöntemlerle başaracaklarını söylemişti.
Rus kaynaklarına göre “Anchorage formülü” ABD Başkanı Trump ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında geçen Ağustos ayında Alaska’da vardıkları uzlaşıyı yansıtıyor.
İddiaya göre bu uzlaşı, Ukrayna’nın Donbas’ın tamamının kontrolünü Rusya’ya devretmesini öngörüyor.
Kiev ise Rusya’ya, Rus ordusunun ele geçirmeyi başaramadığı toprakları vermeye rıza göstermeyeceğini söylüyor.
/Deutsche Welle/











