🔴 Suruç ’ta 20 Temmuz 2015’te DAİŞ tarafından düzenlenen bombalı saldırıda yaşamını yitiren 33 genci anan Suruç Aileleri İnisiyatifi, katliamın tüm boyutlarıyla aydınlatılması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması için mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.
Suruç Aileleri İnisiyatifi, Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015’te DAİŞ’in bombalı saldırısı sonucu yaşamını yitiren 33 genci anmak için her ay Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde düzenledikleri eylemi devam ettirdi. “Hiçbir düş yarım kalmayacak” pankartının açıldığı açıklamada yaşamını yitiren 33 kişinin fotoğrafları taşındı. Sık sık “Suruç için adalet, herkes için adalet”, “Yaşasın devrimci dayanışma”, “Suruç’un hesabı sorulacak”, “Diyarbakır, Suruç, Ankara hesap sormaya” sloganlarının atıldığı açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. Basın metnini Suruç Aileleri İnisiyatifi adına Koray Türkay okudu.
Suruç Katliamı davasının gerçek faillerinin bulunmadığını dosyanın sadece saldırıyı yapan kişiyle sınırlı tutulduğunu belirten Türkay, “Suruç Katliamının münferit bir saldırı değil, örgütlü ve önlenebilir bir katliam olduğunun altını çizen Türkay, “u nedenle yalnızca tetikçilerin değil, bu katliama giden yolu açan herkesin yargılanması gerekmektedir. Bizler; Suruç Katliamında ölümsüzleşenlerin aileleri, yaralılar, avukatlar ve adalet talebini büyütenler olarak taleplerimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz: Katliamda sorumluluğu bulunan tüm gerçek faillerin ortaya çıkarılmasını, ihmali ve sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmesini, firari sanıkların yakalanmasını ve yargı önüne çıkarılmasını, Suruç Katliamının insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesini ve zaman aşımı uygulanmamasını, adil, şeffaf ve etkin bir yargılama yapılmasını talep ediyoruz. Bugün onların umut olmak için yola çıktıkları topraklarda katliamın yaşandığı dönem IŞİD çetelerinin içerisinde faaliyet gösteren HTŞ çeteleri, IŞİD’lilerin tutulduğu hapishaneleri boşaltıyor. Takım elbise giydirilerek karşımıza çıkarılan bu çeteler; Kürt halkına, Alevilere ve Dürzilere yönelik katliamlar gerçekleştirmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.
‘MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ’
127 aydır sürdürdükleri adalet mücadelesinin defalarca kez engellemeye çalışıldığını ileten Türkay, “Düş yolcularımızın mezarları tahrip edildi, mezar anmalarımız ve etkinliklerimiz engellenmeye çalışıldı, adalet mücadelemizi büyütmek isteyenler ise gözaltına alınıp tutuklandı, adalet oturumlarımız yargılama konusu yapılmaya çalışıldı. 3 Şubat sabahında bu saldırılardan bir yenisine uyandık. Aralarında inisiyatifimiz üyelerinin, gazilerimizin ve 127 aydır adalet mücadelemizi büyüten, oturumlarımıza katılan dostlarımızın da olduğu yüzün üzerinde kişi ev baskınlarıyla gözaltına alındı ve arkadaşımız tutuklandı. Gözaltında ve adliyede arkadaşlarımıza sorulan sorular arasında adalet oturumlarımıza neden katıldıkları da yer alıyordu. Bu soruya bizler cevap verelim: Bizler; katliamın yaşandığı ilk andan bu güne, bu topraklarda yaşanan bütün katliamların aydınlatılması ve adalet arayan herkesin mücadelesinin ortak olduğunu bilerek sokak sokak düş yolcularımızın adını haykırdık. 33’lerin düşlerindeki özgür dünya tüm bu mücadelelerin buluştuğu ve gerçek adaletin sağlandığı bir dünyaydı. Bu nedenle de her zaman söyledik ve söylemeye de devam edeceğiz. Suruç Katliamı münferit bir olay değildir. Bu topraklarda itiraz eden herkese karşı örgütlü ve planlı bir biçimde gerçekleştirilmiştir. Bu gerçekle hareket eden Suruç aileleri, yaralıları ve Suruç dostları olarak katliamın tüm gerçekleriyle aydınlatılması için mücadele ettik, etmeye de devam edeceğiz” diye konuştu.
/Kaynak: MA/











