🔴Özel; ”19 Mart’ta yüreğimizi yaktılar, biz de mücadele ateşini yaktık. Bir devir kapanıyor, bir devir başlıyor. Bakan evlatlarının değil, vatan evlatlarının devri başlıyor.” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bakırköy’de ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde konuştu.
Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
Tam 343 gün önceydi. 343 gün önce birileri İstanbul’a dedi ki: ‘Sen bilmezsin, ben bilirim. Bugüne kadar oy istedim verdin, aday gösterdim seçtin, ne dediysem yaptın. Bundan sonra da öyle olacak. Kimin yöneteceğine ben karar vereceğim. Senin seçtiğin değil, benim istediğim olacak.
Kendi tarihinde 3 aylık bir hapis cezası olan ama bir gün evine polise gelmeyen, ceza alan göreve devam eden, ceza kesinleşince telefonla çağrılan, koğuş arkadaşına karar verilen, her gün yüzlerce ziyaretçiyi kabul eden birisi, kendisine karşı yapılan suçlamaları kopyala yapıştır yaptığı ve tarihin en büyük iftirasıyla karşımıza çıktılar.
Diploması iptal edildi, ertesi gün evine polisler geldi. Aldılar götürdüler. Sonra dediler ki ‘ Teröre yardım ettin, soruşturman var’. Dediler ki ‘ajanlık yaptın, dosyan var’. Yetmedi kendisine ailesine, eşinin kardeşlerine kadar iftira attılar. 343 gün boyunca terör dediler yalan çıktı. Ajan, casus dediler yalan çıktı. Kasalarda para var dediler, mühür çıktı. Ama bugüne kadar hiçbir şeyi ispat edemediler. O gün birileri bu yalanlara inanmamızı, arkadaşlarımızı yalnız bırakmamızı beklediler. O gün sabah bir değerlendirme yaptık. Bu bir darbe girişimidir. Buna teslim olamayız. Sembol Saraçhane’dir, orayı teslim edemeyiz. Hepiniz buraya gelin dedik.”
19 Mart’ta yüreğimizi yaktılar, biz de mücadele ateşini yaktık. Bir devir kapanıyor, bir devir başlıyor. Bakan evlatlarının değil, vatan evlatlarının devri başlıyor. Bugün ülkeyi yönetenler, bu mübarek ramazan gününde meydanı dolduran insanların yüzüne bakamayacak halde. Ama memleketin derdini konuşamıyorlar. Emeğin hakkını veremiyorlar. Gençler hayali yabancı ülkede kuruyor.
19 Mart’ı hep beraber bekliyoruz. Herkesi sözünün arkasında durmaya davet ediyorum. Bugünlerde paçavraya dönen arkasında kimsenin duramadığı iddianameden bir şeyler çıkacağını sanıyorlardı. İddianame çıktı, arkasında duran yok. Kanun teklifini veriyoruz, oy veren yok.
Buradan hem Devlet Bey’e hem Tayyip Bey’e sesleniyorum. Biz buradayız. Canlı yayını yapın, millet iddiayı da cevabını da duysun. Tutuksuz yargılama başlasın, millet neyin ne olduğunu görsün.
Buradan Tayyip Bey’e sesleniyorum. Bu diploma konusunu açıklığa kavuştur.
Ekrem Başkan mahkemelere çıkıyor, 2 metreye 3 buçuk metre diploma. Altında imzalar, mühürler. Aslanlar gibi diplomasının ardında duruyor. Senin avukatlarını ‘Var ama gösteremem’ diyor. Sayın Erdoğan, o dosyaya o diplomayı gösteremezsen bundan sonra gece uykunda bile duyacaksın: Diplomasız Erdoğan!
Babandan kalsa satmayacağın paraya milletin köprüsünü sattırmayız sana. Buna cevap ver, sen bu köprüleri satmaya niyetli misin, değil misin?
Bundan 10 yıl önce köprülere 7 milyar istiyordu, 7’den aşağı satmak vatan hainliğidir dedi. Şimdi 3 buçuk milyara satmaya niyetleniyor. Vatan hainliğine tur bindiriyor!
Yıllarca bu milleti bölerek, kutuplaştırarak siyaseti öğrenmiş. Açsın, yoksulsun, işsizsin ama oyunu bana vermelisin. Yoksa vatanı böldürecekler, bayrağı indirecekler. Bu milletin bu kurucu partisine atmadığı iftira kalmadı. Biz ona o konforlu siyaset alanını bırakmadık, bırakmayacağız. Bu dönemde fırsat kolluyor, “Bölücülükten sorumlu bir milli eğitim bakanı atamış, kutuplaştırma çıkarıyor. Elhamdülillah müslümanız. Bu memlekette en çok oruç tutmayan tutana saygı duyuyor. Namaza gitmese gidene saygı duyuyor. Geçmişte başörtüsü meseleleri olmuş. 30 senelik videoları koşmuş, bunlar şudur budur diyor. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Bu ülkede kimsenin dinine inancına, giyimine, kuşamına karşımaya kimsenin niyeti yok. Biz bu ülkede inanç özgürlüğünün, isteyenin örtünmesinin, isteyenin başının açık olmasının, herkesin ibadetini en iyi yapmasının, kimsenin kimseye karışmamasının, Türkiye’nin kardeşliğinin, beraberliğinin teminatıyız.
Bu memleketin birliğinin, bütünlüğünün, inanç özgürlüğünün teminatı CHP’dir
Sabiciklere, 4-5 yaşında çocuklara ailesi karışır. Sen ne orucuna ne namazına karışırsın. Çocuklar arasında ayrım çıkarmaya, çozukları birbirinden ayrıştırmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu ülke birdir, beraberdir. Bu kutuplaştırıcı, bile bile kriz çıkaran Milli Eğitim Bakanı’na da onu atayan patronuna da geçit vermeyecektir
Karşımızda birbirine suçlarıyla göbekten bağlanmış birileri var. Bunun karşısında daha büyük güç iyi olanların, dürüstlerin, temizlerin gücüdür.
Çıkmış grup toplantısında ilahi okuyor. İlahi okuyanların ağzına yakışır, hocaların konusudur. Siyasetin konusu değildir. İlahi, uygun mekanda, uygun şekilde okuyana, dinleyene sonuna kadar saygılıyız. Sen çıkınca ilahi okumayacaksın ilahi Erdoğan. Oraya çıkıp yoksulluğu bitirmeyi konuşacaksın. İşsizliği konuşacaksın. Kuru ekmekle sahurları, sosyal yardımla iftar yapanları konuşacaksın. İlahi ile, dini değerlerle sanki insanların inancına saldırı varmış gibi konuşmayacaksın…”
/Kaynak:t24/









