Macron: Bu tehlikeli dünyada özgür olmak için korkulan olmak gerekir

DünyaGündem

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bugün yaptığı konuşmada giderek sertleşen bir dünyada ve giderek daha belirsiz hale gelen Amerikan müttefikliği karşısında, Fransız nükleer caydırıcılığının Avrupa’nın güvenliğini nasıl güçlendireceğini açıkladı.

Macron, “Caydırıcılığımız güçlü ve etkilidir. Fransa’ya saldırma cüretini gösterecek olan herkes, bunun kendileri için katlanılamaz bir bedeli olacağını bilir.” “Ulusal ve Avrupa düzeyindeki tehditlerin büyüklüğüne uygun bir gelişimi ulusa açıklamak için büyük bir ciddiyetle konuşuyorum. Tehditlerin birleşimi karşısında nükleer caydırıcılığımızı güçlendirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Macron, bunun kademeli bir süreç olan “ileri caydırıcılık” yaklaşımı olduğunu belirtti.

“Bu tehlikeli ve istikrarsız dünyada özgür olmak için korkulan olmak gerekir.”

“Ulusa sesleniyorum; Bu belirsizlik döneminde bir kez daha açıkça söylüyorum; Cumhurbaşkanı olarak, hayati çıkarlarımız söz konusu olduğunda gerekli kararları almaktan asla tereddüt etmem. Nükleer cephaneliğimizi kullanmak gerekirse, hiçbir devlet bunun sonuçlarından kaçamaz.” diyen Macron bu sözlerle, “barışın hizmetinde bir güç söylemini” benimsediğini ifade etti.

Macron, Fransız nükleer cephaneliğindeki başlık sayısının artırılması talimatını verdiğini, ancak artık bu sayıların kamuoyuyla paylaşılmayacağını açıkladı. Bu kararın, spekülasyonların önüne geçmek amacıyla alındığını belirtti.

“Nükleer kapasitemizin artırılması gereklidir.”

Ayrıca 2036’da hizmete girecek yeni nükleer balistik füze denizaltısının adının Invincible olacağını duyurdu.  Macron, “ileri caydırıcılık” kapsamında nihai kararın hiçbir şekilde paylaşılmayacağını vurguladı:Nükleer silahın planlanması, kullanımı ve karar yetkisi yalnızca Cumhurbaşkanı’na ait olacak. Fransa’nın hayati çıkarlarının tanımı da tamamen ulusal ve egemen bir değerlendirme olarak kalacak. Ona göre, açık bir güvenlik garantisi vermek “ihtiyatsızlık olur ve rakipler için belirsizliği azaltır.”

Bu yaklaşımın NATO’nun nükleer düzenlemelerinden ayrı ancak onları stratejik ve teknik olarak tamamlayıcı olduğu belirtildi.

Macron, aralarında Polonya, Hollanda, Belçika, Yunanistan, İsveç ve Danimarka’nın da bulunduğu sekiz Avrupa ülkesinin bu “ileri caydırıcılık” yaklaşımına ilgi gösterdiğini açıkladı. Macron konuşmasının devamında uluslararası ortamı şöyle değerlendirdi:

Bugün silahların kontrolüne ilişkin uluslararası anlaşmalar büyük ölçüde zayıflamış durumda. ABD anti-balistik füze anlaşmasından çekildi. ABD ve Rusya Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’nı sona erdirdi. Amerikan ve Rus nükleer arsenallerini sınırlayan New START birkaç hafta önce yürürlükten kalktı. Rusya nükleer denemelerin yasaklanmasına ilişkin anlaşmadan çekildi; ABD ise bu anlaşmayı hiçbir zaman onaylamamıştı. Olası bir nükleer deneme, yaklaşık 30 yıllık fiilî moratoryumu sona erdirir. Çin ise hızla güçlenirken hiçbir düzenlemeye katılmıyor. Açıkça söylemek gerekirse, kurallar alanı bir harabeye dönmüş durumda. Mevcut güvensizlik ve gerilim ortamı, kolektif güvenlik normlarını yeniden inşa etmek için gerekli olan güvene elverişli değil. Bu nedenle Fransa’nın tutumunu sertleştirmesi ve açıklanan kararları alması gerektiğini ifade etti.

Bu düzensizlik yalnızca nükleer silaha sahip ülkelerle sınırlı değil; bu silaha sahip olmaya çalışan ülkeler için de geçerli. Mayıs ayında yapılacak Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması gözden geçirme konferansı, Kuzey Kore’nin ilerleyen programı, İran krizi ve güvenlik garantilerine olan güvenin zayıflaması nedeniyle giderek daha fazla ülkenin alternatif arayışına girdiği bir ortamda gerçekleşecek. Macron’un ifadesiyle:“Zamanın ruhu budur. Ancak Fransa buna teslim olmayacaktır.” Macron en son şunu belirti, Gelecek 50 yıl Nükleer silahlanmanın dönemi olacak.

İlginizi Çekebilir

DEM Parti’den ‘2 Mart’ ve Kobanê Davası için Meclis araştırması talebi
İran basını duyurdu: Hamaney’in eşi saldırılarda öldü

Öne Çıkanlar