🔴 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin konuştu. Bölgedeki gerilimin Türkiye’ye etkilerine dikkat çeken Fidan, karşılıklı saldırıların derhal sona ermesi ve diplomatik kanalların yeniden açılması gerektiğini vurguladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle düzenlenen iftar programında konuştu. Son gelişmelerin hem bölgenin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte olduğuna dikkati çeken Fidan, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan saldırıların ilk aşamada İran’ın bölgedeki vekil unsurlarında çok belirgin bir hareketlenmeye yol açmadığının görüldüğünü belirterek buna rağmen Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler olduğuna dikkati çekti.
“İran halkı içinde, ‘rejim değişikliği sonucunu doğuracak’ ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor.” diyen Fidan, mevcut şartlarda en olumsuz senaryonun, çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran’la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşması olduğunu kaydetti.
“ENERJİ BOYUTUNDA RİSK DOĞABİLİR”
Fidan, enerji boyutu meselesine ilişkin, “İran’dan doğalgaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir.” dedi.
Bakan Fidan, “İran’ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor. Bir başka başlık da Hürmüz Boğazı. Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu da ABD’yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir” diye konuştu.
Meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalıştıklarını ve olası senaryolara göre atılabilecek adımlar üzerinde hazırlıkların sürdürüldüğünü aktaran Fidan, “Bizim temel isteğimiz, talebimiz net: Karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün. Bunu da bütün görüşmelerimizde açık şekilde vurguluyoruz.” ifadelerini kullandı.
ÇATIŞMALARIN GİDİŞATI
Fidan, “Netanyahu tabii ki İran diye bir tehdidin ortadan kalkmasını istiyor, tamamıyla hem bugün için hem gelecek için. Tehdidi ne olarak tanımlıyordu, İran’ın sahip olduğu yetenekler olarak tanımlıyordu. Şimdi yeteneklerin de ötesine geçip rejimin kendisi olarak tanımlıyor. Rejim değişikliği hedefi var” değerlendirmesini yaptı.
Türkiye’nin bunun mücadelesini verdiğini ve yaratıcı çözümler de sunduğunu öne süren Fidan, şunları söyledi:
“Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk. Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz daha geciktirmiş olduk bu çabalarla. Belki bir neticeye ulaşabilirdi ama eski yönteme dönmeyi tercih ettiler. Yine müzakerenin ortasında bu savaş başladı. İranlılar, müzakerenin ortasında savaş başlaması meselesini bir şekilde aslında diplomasinin ihanete uğraması olarak da nitelendiriyorlar. Bundan sonra ne olacağına ciddi şekilde bakmak lazım.Tabii burada saldıran güçlerin niyetine bakmak gerekir. Bence İsrail ve ABD, İran’ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir.”
İran’ın da “maliyet üretmek” için çaba harcadığının altını çizen Bakan Fidan, “O da Körfez’deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor. Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder, ne olur ona bakacağız ama İran’ın beklediği cevap gelmeyecek gibi. İran hani buraları bombalayarak bunlar da Amerika’ya baskı yapsınlar, savaşı durdursunlar falan diyecek ama o olmayacak gibi. İran’ın elinde, bilmiyorum ne kadar kaldı. Ancak İran, füze ve dronlar ile İsrail’i gerçekten rahatsız edebilir, bunları ciddi bir şekilde kullanırsa.” dedi.
“TÜRKİYE KENDİNİ HER ZAMAN KORUR”
İran’ın Kıbrıs adasını hedef alma ihtimaline ilişkin soruya Fidan, “Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmüyorum an itibarıyla. Güney’de de riskin sınırlı olduğunu düşünüyorum, çok sınırlı. Sivil tesisler için çok fazla bir şey olmayabilir” yanıtını verdi.
Bakan Fidan, Körfez ülkelerinin İran’a yanıt verip vermeyeceğine ilişkin soruyu “Resmi olarak deklare etmiyorlar ama bölge ülkelerinin İran’a karşılık verdiğine dair bazı iddialar var. Bu iddiaları biz de duyuyoruz. Bu, doğru da olabilir” şeklinde cevapladı.
ABD-İsrail’in İran’a saldırılarının ardından İran’ın bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere karşılık vermesinin Türkiye’yi hedef alıp almayacağı ihtimalinin sorulması üzerine Fidan, “İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum, Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz” diye konuştu.
BÖLGEDE YAŞAYAN TÜRK VATANDAŞLARININ DURUMU
Fidan, bir yandan diplomatik çözüm için temasları sürdürdüklerini, diğer yandan da çatışma bölgelerindeki vatandaşları yakından izlediklerini belirterek “Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok” dedi.
Bakan Fidan, “İran’da, çifte vatandaşlar dahil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor. İran’la olan üç sınır kapımızdan hem Türk vatandaşlarımız hem de üçüncü ülke vatandaşları ülkemize şu an itibarıyla sorunsuz şekilde geçiş yapabiliyo.” diye konuştu.
İRAN’DAN TÜRKİYE’YE YÖNELİK GÖÇ DALGASI İHTİMALİ
Hazirandaki savaştan beri Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda İçişleri Bakanlığı, AFAD, Kızılay, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) gibi ilgili birimlerle koordine toplantısı düzenlendiğini hatırlatan Fidan, her türlü planlamanın yapıldığını, Türk halkının bu konuda müsterih olmasını söyledi.
Bakan Fidan, “Gerekli imkanlara ve planlamalara sahibiz. Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor. İran izin vermiyor şu anda. Dolayısıyla İran’dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize ama şu anda İran halkı, bir önceki savaşta da gördük, 12-13 gün boyunca hiçbir şey yapmadılar” diye konuştu.
Gazze’ye etkilerini de değerlendiren Fidan, Gazze’nin savaştan “kötü” etkileneceğini, İsrail’in Gazze’ye giriş çıkışları durdurduğunu belirtti.
Fidan, Gazze konusunda Suudi Arabistan, Katar, Mısır ve Ürdün’ün Türkiye ile beraber çalıştığını anımsatarak “Mısır hariç, şimdi bu ülkelerin başında başka acil ateşleri var ve ister istemez gündemleri değişiyor.” dedi.
/Kaynak: Birgün/








