🔴 Irak Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı ve Yüksek Yargı Konseyi Başkanı, Bağdat Kasrı’nda yaptıkları zirvede saldırıları kınadı ve ülkenin dış çatışmalardan uzak tutulması gerektiğini vurguladı.
Bugün, (5 Mart) gerçekleştirilen toplantıya Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, Meclis Başkanı Heybet el-Halbusi ve Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan katıldı.
Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre zirvede, bölgesel ve uluslararası arenadaki güvenlik ve siyasi gelişmeler ile bunların Irak’ın iç durumuna yansımaları değerlendirildi.
Toplantıda, Irak’ın dış çatışmaların bir parçası haline getirilmesini önlemek için hükümet tarafından yürütülen çalışmalar ele alındı.
Dörtlü zirvede, “Irak topraklarının komşu ülkelere yönelik bir saldırı veya tehdit odağı olarak kullanılmasına dair kesin ret kararı yinelenirken; Irak şehirlerine ve Kürdistan Bölgesi’ne yönelik düzenlenen saldırıların ulusal egemenlik ihlali olduğu ve kabul edilemez olduğu” ifade edildi.
Diplomasi ve müzakere vurgusu
Zirve sonrası yapılan açıklamada, “bölgedeki askeri operasyonların derhal durdurulması ve devletlerin egemenliğine saygı duyulması” çağrısı yapıldı.
Uluslararası toplumun çatışmaların yayılmasını önlemek için acilen harekete geçmesi gerektiği belirtilirken, bölgesel ve uluslararası krizlerden kaçınmanın tek yolunun müzakere ve diplomatik çözümler olduğu vurgulandı.
Toplantıda ayrıca, yabancı diplomatik temsilciliklerin korunmasına yönelik taahhütler ve hükümetin güvenlik önlemlerine tam destek verildiği kaydedildi.
Irak’ın iç meselelerinin de masaya yatırıldığı toplantıda, anayasal süreçlerin hızlandırılması ve mevcut zorluklara karşı milli birliğin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Hükümetin hizmet kalitesini artırma, vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirme ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürüttüğü reformlara destek teyit edildi.
Toplantının sonunda, sosyal medya platformları üzerinden asılsız haberler ve dezenformasyon yayan kişilere yönelik sert bir uyarı yapıldı.
Bu tür eylemlerin toplumsal barışa ve iç güvenliğe doğrudan tehdit oluşturduğu belirtilerek, söz konusu kişiler hakkında yasal ve yargısal süreçlerin işletileceği vurgulandı.
/Kaynak: Rudaw/








