Ragıp Duran: Sosyal Medya ve Güzel Belgesel Filmler

Yazarlar

:

 Sosyal medyaya bağımlılık düşünce dünyamızı da ruhumuzu da köreltiyor. Oysa ki bir dizi önlemle İnternet’den doğru bir şekilde yararlanmak mümkün.

Hocam merhaba, hemen bir şey sormak istiyorum.

Buyur…

Vatandaşın doğru, sağlam ve yararlı bilgiler edinebilmesi için özellikle sosyal medya ile ilişkileri nasıl olmalı? Çünkü biliyorsunuz sosyal medya devasa ama aynı zamanda kaotik bir bilgi ve haber nebulası. Burada hangi bilgi doğru, hangi haber ajitasyon-propaganda, hangi değerlendirme gerçek uzmanın görüşü, hangi mesaj trollerden geliyor, bütün bunları ayırdetmek her geçen gün zorlaşıyor. Var mı bunun bir formülü?

Her zaman yüzde yüz geçerli olmasa da evet var bunun bir formülü, daha doğrusu yöntemi. Vatandaşı sosyal medya karşısında bağımsız, özgür, eleştirel hale getirmek için çeşitli önlemler almak gerekiyor.

Önlem derken?

İlk başta şunu saptamak gerekir ki, artık günümüzde insanlar dünyada olup biten her şeyden her an doğru bir şekilde bilgilenemiyor. Bu nedenle öncelikle ilgi ve merak alanlarımızı, konularımızı sınırlamak, çerçevelemek gerek. Gün 24 saat, 8 saat çalışma, 8 saat uyumanın dışında 8 saat boş vaktimiz var diyelim. Bu 8 saatin taş çatlasa en fazla 2 saatini ekran karşısında geçirebilirsek iyidir. Bunu da programlamak iyi olur. Mesela 4 kere yarım saat. Sabah kalktığımızda, öğlene doğru, akşam üstü bir de gece yatmadan 1-2 saat önce, sosyal medyayı tarayabiliriz. Ama orada da yapay zeka ya da algoritmaların önerdiği mesaj, podcast ya da videoları değil kendi istediğimiz, seçtiğimiz mesajları okumak iyi bir tercih olur.

Nasıl yapacağız bu tercihi?

Haber ve bilgi kaynaklarımızı seçerken ilk başta dikkat edeceğimiz konu, eskiden beri izlediğimiz, doğruluğu, kalitesi, profesyonelliği zaman içinde kanıtlanmış kaynaklara öncelik vermek. Geçmişte okuyup, bilgi ve tahlilleri doğru çıkmış uzman ve medya kurumlarına yüzde 90 oranında güvenebiliriz. Yüzde 10’luk yanılma payı her zaman var. New York Times, Guardian ya da Mediapart mesela iyi kaynaklar. Türkiye için gözüm kapalı bir uzman ya da medya kuruluşunun adını veremiyorum maalesef…

Sadece sosyal medya ile haberdar olmak mümkün mü?

Önemli bir noktaya değindin. Tabii ki değil. Çünkü bir haberi okurken, o olayın geçmişini bilmezsek, o olaya karışan aktörleri bilmezsek haberi doğru dürüst anlayamayız. Bunun içinde bagajımızda, daha önce kitaplardan  okuduğumuz bilgilere, background information dediğimiz arka plan bilgilerine ihtiyacımız var. Kısacası bizim hangi konuyla ilgileniyorsak, o konuyla ilgili mümkün olduğu kadar geniş ve derin bir geçmiş bilgisine ya da o konuyla ilgili temel bilgilere sahip olmamız gerekiyor. Bir de minimum düzeyde akıl, mantık ve vicdana ihtiyacımız var. Sosyal medyada ilginç, garip, acaip olmak için öyle şeyler yayınlanıyor ki inanamazsın. Göz ve zihindeki filtrelerimizle bu saçmalıkları bir kalemde silmek lazım.

Hocam, siz bu açıklamalarla sıradan bir okuru, doktora çalışması yapan bir öğrenciye benzetmiş olmuyor musunuz?

Kimseyi kimseye benzetmiyorum. Ama okumak, anlamak emek ister. Öyle kahve muhabbeti düzeyindeki bilgilerle, duyumlarla, iddialarla, dedikodu ve kanaatlerle doğru ve ciddi bilgiye, habere ulaşamayız.

Peki zor bir iş yani okur olmak.

Hangi iş kolay ki?

Hocam bu aralar Selanik’de 28. Uluslararası Belgesel Filmleri Festivali var. İlginç, önemli filmler izleyebildiniz mi?

Çok iyi ettin bu konuyu gündeme getirmekle. Volkan Üce’nin ‘’2m2’’sini, Stelios Kuloğlu’nun ‘’Born Twice’’(İki Kez Doğmuş) filmlerini izledim. Dün akşam da iki Macar yönetmen  András Földes and Anna Kis’in ‘’ 80 Angry Journalists’’ (80 Kızgın Gazeteci) filmini seyrettim. Cuma akşamı da Yeşim Ustaoğlu’nun ‘’Kuru Taşın Başı’’ belgeselinin dünya premier’i var. İlk 3 film şahaneydi. Çok etkilendim, çok beğendim. Ama şimdi zamanımız kısıtlı. Bu filmler hakkında ayrıca bir yazı yazmayı düşünüyorum.

Zamanımız olsaydı ABD-İran-Kürtler meselesini konuşmak isterdim.

Evet önemli bir konu bu. Her önüne gelen bir şeyler yazdı bu konuda. Ama hem durum ve ortamın net olmaması hem de yazılanlarda bilgiden çok istek olduğu için ben şimdilik gelişmeleri izlemekle yetiniyorum. Belki haftaya bu konuya gireriz.

Tamam Hocam. Bu arada iyi bayramlar…

Ne bayramı?

Hocam siz yurtdışında yaşayan insanlar genellikle örf ve adetlerimizden uzaklaşıyorsunuz. Halbuki Ramazan’ın sona ermesiyle kutladığımız Ramazan Bayramı bizim toplumumuz için son derece önemlidir.

Bizim toplumumuz?

(SON/RD)

İlginizi Çekebilir

Putin ve Trump, İran ve Ukrayna savaşlarını görüştü

Öne Çıkanlar