DEM Parti’den Bahçeli’ye uyarı: Riskler ve provokasyonlar kapıda

GündemPolitika

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, yasal düzenlemelerin gecikmesini eleştirerek, “Zaman iyi kullanılmazsa riskler açığa çıkabilir, provokasyonlar görülebilir” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Partisi) Sözcüsü Ayşegül Doğan, Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) dün yaptığı toplantı ve gündemdeki gelişmelere ilişkin partinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Bahçeli’nin, “Aceleye gerek yok” şeklindeki sözlerine tepki gösteren Ayşegül Doğan, zamanın iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“Sürece rağmen gözaltı ve tutuklamalarda ısrar varsa ciddi bir sorun”

Doğan, Newroz’a katılan yaklaşık 200 kişinin gözaltına alınması ve çok sayıda kişinin tutuklanmasına tepki gösterdi. Ayşegül Doğan, “Eğer bir ülkenin kolluk gücü, hakimi, savcısı, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinden haberdar değilse burada bir sorun var demektir. Haberdar ve ona rağmen böyle uygulamalarda ısrar ediyorsa burada da ciddi bir sorun var demektir. O yüzden buradan tam da böylesi bir dönemde barış ve demokrasi umudunun bu kadar güçlendiği, bayramdan sonra demokratikleşme ile ilgili somut adımların atılmasının beklendiği, hayırlı işler olacak denildiği bir zamanda şarkılardan, türkülerden, renklerden isimlerden, sembollerden korkmakta ısrar eden bir zihniyetin yaklaşımlarıyla bu tür güvenlikçi reflekslerle hareket etmek nasıl izah edilebilir?” diye sorarak tepki gösterdi.

“Baş müzakerecinin resmi yasak”

Doğan, Newrozlar kutlamalarına Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan posteri taşıyan, yöresel kıyafetleri giyen pek çok kişinin de alınmadığını belirterek, “Mesela Abdullah Öcalan posteri yasak. Nasıl olabilir böyle bir şey? Sayın Öcalan bu sürecin ana öznesi temel aktörlerinden biri, İmralı Adasında görüşmeler yürütüyor. Bu görüşmelerde devlet yetkilileri de var. Ama alanlarda Abdullah Öcalan posteri yasak. Ve pek çok yerde yasaklanmaya çalışıldı, yasaklandı. Bu paradokstan Türkiye’nin gerçekten artık kurtulması gerekiyor ve bu konuda da hızla hareket etmek gerekiyor. Newroz adeta bir referandum gibiydi. Mesajı açık ve netti” diye kaydetti.

“Provokasyonlar, sabote etmek isteyenler olabilir”

Süreçte beklenen yasal düzenlemelere işaret eden Ayşegül Doğan, ayrıca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreç ile ilgili “aceleye gerek yok” şeklindeki açıklamasına da değindi. Ayşegül Doğan, “Bir yandan da hıza ihtiyaç var. Telaşa değil. Bölgesel gelişmeler ve riskler neden hıza ihtiyacımız olduğunu geçen süre zarfında ortaya koydu. Eğer zaman iyi değerlendirilmezse riskler açığa çıkabilir. Ve bunları bertaraf etmek her zaman kolay olmayabilir. Provokasyonlar olabilir. Sabote etmek isteyenler olabilir ki var, biliyoruz. O halde yapılması gereken zamana yaymak ya da zamanı kötü kullanmak değil. Zamanı ve zamanın değerini bilerek, kavrayarak ona göre adımlar atmak, ona göre planlamalar yapmak. Bu nedenle hıza ihtiyaç var. Epeydir bekleniyor zaten” dedi.

“Yasal düzenlemeler yapılmalı”

Bir an önce yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğinin altını çizen Ayşegül Doğan, “ Biz bu çerçeve yasanın bir an önce geçiş hukukuna uygun bir biçimde yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konudaki hazırlıklarımız tamamlandı. Bu yasada hiç kimseye ayrım yapmadan kategorik bir yaklaşım içermeden silah bırakan herkesi kapsayacak bir hukuki yaklaşıma ihtiyaç var. Bu nedenle de hızla bir takvimlendirmenin, kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor. Meclis mesai yapıyor. Tek mesaisi özgürlük, barış ve demokrasi için yasalar yapmak olmalı. Bundan daha acil bir gündemi yok Türkiye’de. Ortak beklenti bu, talep bu, alandan yükselen ses ve siyasilerin beklentisi budur. Yine silah bırakmak isteyenlerin, bırakılanların talebi de budur. Bayram sonrasına işaret edildi. Dolayısıyla tevatürlere ve iddialara yer bırakmak istemiyorsak yapılması gereken ilk şey şudur; Meclis Başkanı ve Komisyon Başkanı sıfatıyla Sayın Kurtulmuş’un bir an önce bu yasal düzenlemelere ilişkin takvimi kamuoyuyla paylaşması, muhataplarıyla paylaşması. Bunu bir an önce yapmak gerekiyor” diye belirtti.

AİHM ve AYM kararları uygulansın
Yasal düzenleme gerektirmeyen adımların olduğunu belirten Doğan, şunları söyledi: “Hasta tutsaklar bakın hala serbest bırakılmıyor. Mehmet Edip Taşar hayatını kaybetti. Öfkeliyiz bu yüzden. Göz göre göre geldi bu ölüm ve bu kaçıncı? Dolayısıyla, ağır hasta tutsakların bir an evvel serbest bırakılmaları gerekiyor. Bunlar doğal ölümler değil zamana yayılmış cinayetlerdir. Açıkça adını koymak gerekiyor. Şimdi bir tane daha hasta tutsaktan bahsedeceğim. Dün savunma yapıyordu. İBB davasında Murat Çalık. Ne bekleniyor? Niye serbest bırakılmıyor? AİHM ve AYM kararları niye uygulanmıyor? Cezaevi Gözlem ve İdare Kurulları neden hala özgürlükleri engellemeye çalışıyor? Tüm bunlar sürecin ruhuna uygun olmayan, paradokslar yaratan, toplumdaki güven duygusunu sarsan gelişmelerdir. Bunlardan vazgeçmek gerekiyor.  Bir hasta tutsağın göz göre göre ölmesini beklemek ne insani ne vicdani ne siyasi bir yaklaşımdır. Bunu hiçbir şeyle hiç kimse izah edemez. O yüzden gerçekten çok öfkeliyiz.  Bir yandan da gazeteciler tutuklanıyor. Mesela İsmail Arı; Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma nedeniyle tutuklandı. Bir yandan sanatçılar engelleniyor; Mesela İlkay Akkaya. Bunlardan bir an önce vazgeçmek ve barış ve demokratik toplum sürecinin ruhuna uygun bir şekilde adımlar atmak gerekiyor.”

 

/Kaynak: Mezopotamya Ajansı/

İlginizi Çekebilir

İnsan hakları örgütlerinden açıklama: Hasta tutuklu Mehmet Emin Çam’ın yaşamı tehlikede
Axios: ABD Savunma Bakanlığı, İran’a büyük bir son vuruş hazırlığı yapıyor

Öne Çıkanlar