Şırnak’ta doğa alarm veriyor: Denetimsiz projeler ekolojiyi tehdit ediyor

ÇevreGündem

DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, bölgede artan madencilik ve enerji yatırımlarının çevre ve halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.

 

DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Şırnak’ta yıllardır süren ağaç kesimleri, madencilik ve enerji projelerinin doğa tahribatını artırdığını belirterek, mevcut süreçte denetim ve şeffaflık eksikliğine dikkat çekti.
Aslan, sermaye ve kamu politikalarının iç içe geçtiği uygulamalar sonucunda bölgenin ciddi bir ekolojik baskı altında olduğunu ifade etti. Cudi ve Gabar dağları ile Besta bölgesinin yüksek biyolojik çeşitliliğe sahip olduğuna işaret eden Aslan, “Bu zengin ekosistem son yıllarda enerji, madencilik ve altyapı projelerinin yoğun baskısı altında” dedi.
Doğal yaşam alanlarının parçalandığını, su kaynaklarının yönünün değiştirildiğini ve ekosistem bütünlüğünün zayıflatıldığını vurgulayan Aslan, özellikle baraj ve hidroelektrik projelerinin akarsu rejimini değiştirerek tarımsal üretimi ve yerel geçim kaynaklarını olumsuz etkilediğini belirtti.

“Kümülatif etki görmezden geliniyor”

Aynı bölgede yürütülen madencilik faaliyetlerinin orman tahribatı, toprak ve su kirliliği ile biyolojik çeşitlilik kaybına yol açtığını kaydeden Aslan, projelerin çoğu zaman ayrı ayrı değerlendirildiğini söyledi. Aslan, “Bu durum, aynı ekosistem üzerindeki kümülatif çevresel etkiyi görünmez hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

Şırnak’ta kömür, petrol ve taş ocakları başta olmak üzere madencilik faaliyetlerinin hızla yaygınlaştığını belirten Aslan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın petrol arama ruhsat süresinin 2028’e kadar uzatıldığını hatırlattı. Buna karşın kentte milli park veya koruma statüsüne sahip alanların bulunmamasının ciddi bir eksiklik olduğunu vurguladı.

Sel ve petrol sızıntısı örnek gösterildi

Aslan, Uludere’de yaşanan sel ve toprak kaymalarını hatırlatarak, baraj atıkları ve yoğun yağışların etkisiyle köylerde büyük zarar oluştuğunu, evlerin ve ahırların su altında kaldığını belirtti.
Cizre’de bir petrol boru hattında meydana gelen sızıntının Dicle Nehri’ne karıştığını da ifade eden Aslan, bu durumun hem çevreyi hem de halk sağlığını doğrudan etkilediğini söyledi. Sızıntının nedenine ilişkin yeterli açıklama yapılmadığını belirten Aslan, sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı.

“İçme suyu riski: Siyahkaya Barajı”

Silopi’de içme suyu sağlayan Siyahkaya Barajı’nda ortaya çıkan kirliliğin ciddi bir kamusal sorun olduğunu belirten Aslan, bu durumun atık yönetimi ve çevresel denetim eksikliğini gözler önüne serdiğini ifade etti. Atıkların kaynağı ve sorumluların açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Termik santral ve atık yükü

Silopi Termik Santrali’nin çevresel etkilerine de dikkat çeken Aslan, tesiste her yıl yüz binlerce ton kül ve katı atık oluştuğunu belirtti. Bu atıkların toprak, su ve hava üzerinde birikimli etkiler yarattığını kaydeden Aslan, bağımsız ve düzenli denetim mekanizmalarının yetersiz olduğunu ifade etti.

“Şeffaflık ve denetim şart”

Aslan, Şırnak’ta yürütülen baraj, enerji ve madencilik projelerine ilişkin tüm verilerin kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirterek, “Doğal alanların korunması için planlama eksiklikleri giderilmeli, süreç şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülmelidir” dedi.

 

/Kaynak: İlke Tv/

İlginizi Çekebilir

Hakan Fidan Hollandalı ve Kuveytli mevkidaşlarıyla görüştü
İBB davasında 19. gün tamamlandı: Savunmalar pazartesi devam edecek

Öne Çıkanlar