Cumartesi Anneleri, 34 yıldır kayıp olan Nezir Acar’ın akıbetini bir kez daha gündeme taşıdı. Açıklamada, gözaltında işkence gördükten sonra kaybedildiği belirtilen Acar’ın dosyasının zamanaşımı gerekçesiyle kapatılmasına tepki gösterildi.
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için Galatasaray Meydanı’nda 1995 yılından beri oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri bu hafta da meydandaydı.
Kayıp yakınları 1098. haftada, kamuoyuna yine Galatasaray Meydanı’nı çevreleyen barikatların önünden seslendi.
Bu haftaki açıklamada, dosyası zamanaşımı nedeniyle 2012’de kapatılan Nezir Acar’ın akıbeti soruldu.
1992’de Dargeçit’te gözaltına alınan Nezir Acar, ağır işkence gördükten sonra kendisinden bir daha haber alınamadı.
Kayıp yakını Oya Ersoy’un okuduğu açıklama şu şekilde:
“28 yaşındaki Nezir Acar, Dargeçit’te yaşıyor ve hayvan alım satımıyla geçimini sağlıyordu. Üç çocuk babasıydı.8 Nisan 1992 tarihinde hayvan alımı için görüşme yapmak üzere Dargeçit’teki H.K.’nin evine gitti. Aynı saatlerde, bir astsubayın komutasındaki askerler evlere baskın düzenledi; evler tek tek arandı.
‘İŞKENCE GÖRDÜLER’
Saat 20.00 sularında Nezir Acar’ın bulunduğu eve yapılan baskında üç erkek gözaltına alındı. Gözleri bağlanarak Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldüler. Burada işkence gördüler. İki kişi serbest bırakıldı. Serbest bırakılanlar Nezir Acar’ın ağır işkence gördüğünü söylediler. Nezir’den bir daha haber alınamadı.
Baba Halil Acar, oğlunu bulabilmek için Dargeçit Kaymakamlığı’na, Mardin Valiliği’ne ve Mardin Alay Komutanlığı’na başvurdu. Ancak Nezir Acar’ın gözaltına alındığı inkâr edildi.
‘BABASI TEHDİT EDİLDİ’
Arayış sürdükçe baskı da arttı. Eşi Celile Acar gözaltına alındı, aynı gün serbest bırakıldı. Baba Halil Acar ise beş gün boyunca gözaltında tutuldu, işkence gördü, ‘oğlunu nasıl öldürdüysek seni de öyle öldürürüz’ sözleriyle tehdit edildi.
Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı etkin bir soruşturma yürütmedi. Dargeçit Jandarma Komutanlığında görevli şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Ailenin yıllar sonra yaptığı başvurular da sonuçsuz bırakıldı. İtirazlar reddedildi. 16 Kasım 2012 tarihinde Nezir Acar dosyası, zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı.
Ailenin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru da, “zaman bakımından yetkisizlik” gerekçesiyle kabul edilmedi. Böylece hakikat bir kez daha zamana gömülmek istendi.
Nezir Acar’ın gözaltında kaybedilişinin 34. yılında bir kez daha sesleniyoruz:
Zamanaşımı, hukuki güvenlik için vardır; hakikati ortadan kaldırmak için değil. Gözaltında kaybetmeler gibi süreklilik arz eden suçlarda uygulanamaz.
Hukukun amacını tersine çevirmeyin. Zamanı; gerçeği gizlemenin, delilleri karartmanın, tanıkları susturmanın ve failleri korumanın aracı olmaktan çıkarın. Nezir Acar’ın akıbetini açıklayın.Faillerini yargılayın.
Kaç yıl geçerse geçsin; Nezir Acar için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”
/Kaynak: Birgün/












